DOLAR 5,7255
EURO 6,3463
ALTIN 276,8
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Zaman’ın önündeydim

16.12.2014
72
A+
A-

Bugün, Gülen Cemaati’ne yönelik olarak başlatılan operasyon, Samanyolu yayın grubunu hedef almıştı. Öncelikle bir yayın grubunun susturulmak istendiğini anladığımdan bunu protesto etmek için Zaman Gazetesi’nin önüne gittim, burada CNN Türk’e ve Samanyolu TV’ye açıklamalar yaptım.

Oraya giderken, aklımdan neler geçti neler. Halbuki ben 1998 Haziran’ından itibaren Fethullah Hoca aleyhinde yazmadığımı bırakmamıştım. Ulusal Kanal’da aleyhte programlar yapmıştım.

Ama 2014 yılı 24 Aralık’ı geldiğinde, bir zamanlar yerden yere vurduğum grubu savunuyordum.

Burada, Gülen Cemaati’nin Tayyip Erdoğan ile el ele vererek 2006’dan itibaren yürüttükleri yıkıcı operasyonlarda değinmeyeceğim. Bunun yanlışlığını artık Gülenciler de anlamış gibiler. Ergenekon-Balyoz- Ulusal Kanal-Oda TV-Askeri Casusluk vb… adı altında yürütülen operasyonlar, döndü şimdi onları vuruyor.

Tayyip Erdoğan, o sıralarda Cemaat’i kullanıyordu. Cemaatçiler de buna can ü gönülden hazır idiler ve hedefe doğru yürüdüklerini düşünüyorlardı. Ama bugün onlar bir karpuz kabuğu gibi kaldırılıp atıldılar.

Tıpkı şu meşhur Türk liberalleri gibi…

Tıpkı, Tatlısu solcularımız gibi… Örneğin “Yetmez ama evet!” diyen yazar Adalet Ağaoğlu gibi…

TAHTAYI YİYEN MÜHENDİS

Halbuki ben daha 2004 yılında Güneş’teki köşemde “Tahtayı Yiyen Mühendis” başlıklı bir yazı yazmış ve bugünleri 10 sene öncesinden bütün çıplaklığı ile ortaya koymuştum. O yazıma bakın, gerçeği göreceksiniz.

Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’ni parça parça yiyor, bitiriyordu. Ve 2023 yılına gelindiğinde Atatürk Cumhuriyeti yerine gerici bir cumhuriyet kurmak temel hedefti. Bunun adını da Yeni Türkiye diye ilan etmiş bulunuyorlar.

Bu karşıdevrimi yapmak için Erdoğan, 8 senedir operasyon üstüne operasyon yaptırıyor.

Önce Trabzon’da Rahip Santoro, bir çocuğa vurduruldu. O zaman Trabzon’a gittiğimde öğrendim ki vuran çocuğun anası AKP il kadın kolları üyesidir. Lakin bu konu üstünde durulmadı…

Sonra Hrant Dink öldürtüldü.

O sıralarda bu cinayeti milliyetçilerin işlettiği yazılıp çizildi. Ben yine hemen, “Hırant Dink’i öldürtenler, bu cinayetten menfaatleri olanlardır. Bu cinayetten büyük zarar gören ulusalcılar niçin onu öldürtsünler?” diyerek tam tersini yazdım.

Bugün geldiğimiz noktada da haklı olduğum artık kesinleşti.

Bu süreçte, Cemaat medyası, AKP iktidarının koçbaşı gibi görev yaptı.

***

Şimdi soracaksınız?

Öyleyse Zaman Gazetesi’nin önünde ne işin vardı?

Ben oraya, artık zalimlerin safından uzaklaştırılmış bir medyaya yapılanları protesto etmek için gittim.

Biz Atatürk sevdalıları, biz ulusalcılar, biz solcular, biz yurtseverler, biz halkçılar, biz emekten yana olanlar… Biz böyleyiz.

Birileri bize kötülük etse de, bir gün gelip de o da kötülüğe uğrarsa, onu bile savunuruz.

İşte bu ahlak, insan ahlakıdır.

Bugün, çağdaş, laik, sivil hukuktan yana, kadın haklarını savunan modern Türkiye faşist bir saldırı ile karşı karşıyadır. Ve bu saldırı, 1930 Avrupasındaki faşist liderlerin yaptığı gibi, hükümete darbe yapılacaktı, kandırmacasıyla yürütülüyor.

Burada önemli olan bütün mağdurların bir araya gelerek Türkiye’yi “Yeni Türkiye” sloganı ile “Yeni Orta Çağ”a götürecek seçilmişçi darbeye karşı çıkmalarıdır.

İnsan olmanın birinci şartı da darbecilerle mücadele etmektir.

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.