DOLAR 5,7174
EURO 6,3038
ALTIN 275,8
BIST 101.770
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

Yunan uçağından atılan bildiri ve Akiller

04.04.2013
63
A+
A-

Neval KAVCAR

İstiklâl Savaşı verilirken, Teal-i İslâm Cemiyeti, İngiliz kontrolünde bir bildiri hazırlar gazetede basılır. Vatan savunması yapan Mustafa Kemal ve vatan evlâtlarına hitap etmektedir o satırlar.

“Kendinize ne hakla, ne yüzle, ne utanmazlıkla Kuvâ-i Milliye namını veriyorsunuz? … Utanmaz hâinler, artık yetişir, yakamızı bırakın: Cenâb-ı Hakk’ın gazap ve lâneti sizin üzerine olsun! ; Şimdi sulh imzalandı Kuvâ-yı Milliyye belâsının tevlit ettiği mecburiyetle gâlip devletlere karşı yeniden taahhüt altına girdik. Devletler şimdi bize: “Eğer Anadolu’da Kuvâ-yı Milliyye isyanını devam ettirir ve bastıramazsanız İstanbul’u da elinizden alacağız” diyorlar. Kuvâ-yı Milliyye eşkiyası ise İstanbul’u da elimizden çıkarmak ve memlekete son hizmet şeklinde son ihanetlerini de yapmak için çalışıyorlar.”

Aynen şu anda ‘Açılım bizi böler’ diyenlere ‘barışa karşı çıkıyorsunuz, şehitler gelsin mi istiyorsunuz’ diyen AKP yandaşları gibi. Teal-i İslâm Cemiyeti başka ne diyordu? “Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır. Hiç de zararlı bir topluluk değildir. Asıl kafası koparılacak mahlûkat Ankara’dadır.”

Bu kadar da kesmedi, Yunan uçaklarından atılan bildiri ile Türklerin ‘vatan müdafaası yapmaması’ istendi. AKP’li akiller de şimdi o bildiri gibi görev yapacak sanki. İddia öyle. ‘Barışa karşı çıkmayın. Yoksa PKK tekrar saldırır’ diyecekler.Hülya şarkı söyleyecek, Kadir İnanır sekiz numara bakış fırlatacak, bilmiyorum dizi başına kaç lira ile ‘barış kumpanyası’ oluşturacaklar. İktidar oy oranını korumak için, ‘Akilleri’ kullanmayı hedefliyor anlayacağınız.

***

Akillerden bir şarkı, iki göbek

Akillerin başkomutanı Erdoğan olacak. Hem yurt sathında, hem de ‘Kandil- Öcalan’ arasında postacılık yapacaklar. Vatandaşı uyutmak, uyuşturmak, hazmettirmekle görevliler.AKP’nin ‘PKK açılımı’ haline getirdiği sürecin sonunda, bölgede önce özerk, sonra bağımsız devlet oluşumu için Türklerin ayranı kabarmasın diye tüm hünerlerini sergileyecekler.

Görsel medya, gazeteler kullanılacak, mitingler, toplantılar düzenlenecek. Akil demek, topluma akıl verecek, ara yer düzeltecek, Türk toplum hayatında ‘aksakallılar’ denilen kişiler. Şu an yapılan işle, o akillerin mayası aynı mı? Kim bu akiller?

AKP ortada görünmeyecek, akil denilen maşalar ‘Bölgesel özerkliğe’ giden yol için çaba gösterecek. Kaça? Her halde bedavaya yapmayacaklar bu işi? Ekonomik yönü ve bütçesi nedir akilliğin? Nereden karşılanacak?

Akil insanlar denilen, caninin affı, Kürtlerin özerkliği konusunu halka yedirmekle görevli kimler sorununun cevabını meraka gerek var mı? Bizzat Erdoğan ‘ın belirlediği, AKP’ye yakın, şu ana kadar ‘Barış istiyoruz’ diyen güya sanatçı, yazar, siyasi, sözde aydın her kimlerse onlar akil olarak kakalanacak topluma.

Kadir İnanır, Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Hülya Avşar..şimdi aklıma geliverenler. Köşe yazarları da öyle. ‘Barış istiyorum’ diyen herkes akil kriterine uygun. Artistle, şarkıcı ile moral değeriyle oynanacak milletin. Öcalan açılımı iyi bir şeyse AKP’li vekiller, Erdoğan ne güne duruyor. Adamları Anadolu turnesine çıkaracaklar, dizi çekilecek, iki şarkı, bir türkü, bir göbek, bir gerdan kırma sonra barış.

***

“Kürtlerin hakkını Ermeni Apo mu koruyacak?”

“Kürt olarak nitelendirdikleri bu kardeşlerimizin hakkını Ermeni Apo mu koruyacaktır? Yıllarca kaderde, kıvançta, çilede, sevinçte bir ve beraber olduğumuz “Onlar ne kadar Kürt’se biz de o kadar Kürt’üz, bizler ne kadar Türk’sek, onlar da o kadar Türk’tür” diyebildiğimiz bu vatandaşlarımızı bizden ayırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.” (1 Nisan 1992 – “Değişen Dünyada bölgemiz ve Türkiye” konferansı- A.Türkeş)

***

“Federasyon ülkeyi bölünmeye götürür”

“Bazı siyasi parti liderlerinin Kürtçe eğitimi serbest bırakmak, federasyon ya da eyalet sistemi getirmek gibi öneriler sunduklarını kaydeden Türkeş, şunları söyledi: “Türkiye üniter bir devlet olarak kurulmuştur. Yani merkezi bir yönetim sistemi vardır. Türkiye’de federasyon ya da eyalet sistemini tartışmaya açmak, Türkiye’yi bölünmeye götürür. Türkiye’nin üniter yapısı tartışılamaz” Türkeş, tarihte Kürtçe diye bir dil bulunmadığını da öne sürerek şunları söyledi: “Refah partisi Genel Başkanı Erbakan, partisinin son genel kongresinde iktidara gelmeleri halinde Kürtçe eğitimi serbest bırakacaklarını söyledi. Kürtçe diye bir dil yok ki bu dili serbest bırakırsınız.” (Mart 1994, Kayseri – Alparslan Türkeş))

***

Nur içinde yat Başbuğum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.