Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sağanak Yağışlı

Yiyin birbirinizi… İyi olan kazansın…

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
26.09.2020
A+
A-

Geçtiğimiz hafta sonu İP isimli partinin kongresi vardı. Tek aday olan Meral Akşener tekrar genel başkanlığa seçildi. MHP’yi anti-demokrat olmakla suçlayanlar, Meral Akşener’in karşısına bir genel başkan adayı çıkarıp demokrat olamamış nedense?

MHP’de iken her kafası estiğinde genel başkan adayı olan ve olmaya kalkan Koray Aydın ile Ümit Özdağ, İP’te niçin genel başkan adayı olmadılar acaba? Gerçi Koray Aydın genel başkan adayı olmasa da İP isimli partinin İP’ini kördüğüm etmiştir. Kongre başlar başlamaz ortaya çıkan, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın tarafından hazırlanarak delegelere gönderildiği iddia edilen kâğıtta, ‘yazılmayacaklar’ başlığı altında Feridun Bahşi, Aytun Çıray, Hayrettin Nuhoğlu, Ümit Özdağ, Yavuz Temizel, Aylin Cesur, İsmail Koncuk, Aydın Adnan Sezgin, Berna Biçer ve Ayhan Erel’in isimlerinin yer alması sonrası, İP’teki koltuk savaşları vizyonda en çok izlenen İYİ bir film oldu.

 

Bu manzara karşısında bize de “Koltuk için satanların, koltuk savaşları başladı… Yiyin birbirinizi, İYİ olan kazansın…” demek düştü…

Koray Aydın, İP içinde şu an hedef haline gelmiştir. Elbette Koray Aydın, İP’i karıştıran ‘yazılmayacaklar’ listesini Meral Akşener’den habersiz hazırlamamıştır, ondan habersiz hazırladıysa da bu durum Meral Akşener’in parti yönetmede otoritesinin ne konumda olduğunu gösterir.

İP’in kongresi daha bitmeden sosyal medya üzerinden meydan savaşları başlamış ve karşılıklı hakaretler, küfürler, suçlamalar, iddialar âdeta havada uçuşmuştur. Milletvekillerine hakaret eden il başkanları, onlara cevap yetiştirmeye çalışan milletvekilleri, birbirine parti içinde üstünlük taslayan yöneticiler, tarafların taraftarlarının birbirini ihanetle suçlaması tam evlere şenlik manzaralar ortaya çıkarmıştır.

Bu kavgalar içinde en trajikomik olarak gördüğüm de Ümit Özdağ’ın yaşanan olaylara “GİK üyesi olmak istemediğimi bilmene rağmen aday listesine yazdırıp, sonra çizdirmek için pusu kuran ‘adama’ soruyorum. Bana düşman olduğun kadar PKK’ya, FETÖ’ye, Yunanistan’a vs düşman mısın bilmiyorum ama sen benim düşmanım olacak kadar değerli değilsin” şeklinde tepki göstermesiydi.

“Kimse yaşattığını yaşamadan ölmezmiş” sözü ne güzel sözdür. Ümit Özdağ’ın bugün yaşadıklarını herhalde en iyi bu söz tarif eder.

“Pusu kuran adam” derken herhalde kongre sonrası herkesin hedef haline getirdiği, kum torbasına çevirdiği Koray Aydın’dan bahsediyor.

 

Ümit Özdağ, şimdi “pusu kuran adam” dediğin Koray Aydın’ı 2012 yılında MHP Genel Başkan Adayı olduğunda bürosunu ziyaret edip, orada bir gazetecinin “Koray Aydın’ı mı destekliyorsunuz?” yönündeki sorusuna “Ben daha önce MHP’de değişim olması gerektiği inancımı paylaştım. Sayın Aydın’ın da Genel Başkanlığa yakın olduğunu düşünüyorum” karşılığını vermiştin…

MHP’de iken hep MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye pusu kuruyordunuz, şimdi İP’te niye birbirinize pusu kuruyorsunuz?

Hele bir de şahitlerin huzurunda bizzat bana söylediği “2004 yılında Devlet Bey, bana bir oda, bir makam verse asla muhalif olmazdım” sözü aklıma gelince asıl “pusu kuran adam” sıfatının kendine daha çok yakıştığı kanısındayım. 2011 genel seçimlerinde İstanbul’da milletvekili adayı yapıldığı halde 2012 yılında Koray Aydın’a giderek yine pusu kurmuştu. 2015 yılındaki MHP kongresinde MYK üyesi yapılmış, daha sonra da MHP Genel Başkan Yardımcısı görevine getirilmişti. Buna rağmen yine hançeri saplamıştı. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin 1 Kasım seçimleri sonrası yaşadığı ameliyatı da fırsat bilerek kapalı kapılar ardında “MHP’yi nasıl ele geçiririz?” görüşmeleri yapmış, başarılı olamayınca arkasına bile bakmadan MHP’den kaçıp gitmiştir. MHP’den ayrıldıktan sonra “Kemal Kılıçdaroğlu’na Türkiye hakkında rapor veriyorum” ayağına yatarak CHP Genel Merkezi’ni yolgeçen hanı yapmıştı. 16 Nisan referandumunda CHP ve HDP yanında “Hayır” çalışmaları yapmıştı. Daha sonra nasıl bir işaret aldıysa Meral Akşener’in kurduğu partiye katıldı ve oradan milletvekili ve genel başkan yardımcısı oldu. Orada da ne yaşadıysa genel başkan yardımcılığı görevinden istifa etmişti. CHP-HDP ittifakına tepkisi olsa partiden tamamen istifa ederdi, demek ki ihanetlerle ilgili hiçbir rahatsızlığı yok…

MHP’de iken hayal dünyasından konular üretip, her şeye muhalefet olan Ümit Özdağ’ı PKK’ya yoldaş olmuş CHP’yi eleştirirken gören oldu mu?

Ya da CHP-HDP yanında ittifak ortağı olan partisi İP’e hiç eleştirisi oldu mu?

4600 YPG’li teröristin öldürüldüğü Zeytin Dalı Operasyonu için “Afrin’i almak için ne verdiniz Cumhurbaşkanı Erdoğan?” diye bir soru soran Ümit Özdağ’ın HDP ile yapılan bir ittifaktan rahatsızlığı olur mu?

Ümit Özdağ için İP içindeki en büyük trajedi aslında ne biliyor musunuz? Bence Koray Aydın’ın pususundan daha ziyade Öcalancılara yenilmesidir. Herhalde kendisi Demirtaşçıydı ki yerel seçimlerden sonra “Yerel seçimlerin galiplerinden birisi de hiç şüphesiz Selahattin Demirtaş’tır. Selahattin Demirtaş, Öcalan’ı yendi” açıklamasını yapmıştı. Ümit Özdağ’a göre terörist Demirtaş, teröristbaşı Öcalan’ı yenmişti. Terörist Demirtaş, Kandil ve HDP ile birlikte CHP ve İP’e oy istemişti. Herhalde Ümit Özdağ’ın terörist Demirtaş’ı seçimin galibi olarak görmesinin sebebi budur.

“Bana göre Öcalan’a daha ılımlı işte bir ev hapsi gibi imkân tanınarak, ister televizyonla, ister telefonla, görüntülü, görüntüsüz, gibi bir ortam sağlanması gerekir” diyen Mehmet Salim Ensarioğlu bu partide en yüksek oyu alanlar içinde yer alırken, “Yerel seçimlerin galiplerinden birisi de hiç şüphesiz Selahattin Demirtaş’tır” diyen Ümit Özdağ’a pusu kuruluyor?

Ne diyelim, İP içindeki Öcalancılar, Demirtaşçıları silip attı mı diyelim?

Gerçi bunun mantığı da olmaz, Ümit Özdağ’ın Genel Başkanı Meral Akşener kahvaltı sofrasını kurdu, cezaevinden gelecek olan terörist Demirtaş’ın yolunu gözlüyor…

“Böyükkk Türk milliyetçisi, böyükkkk Türkçü” diye yıllardır pazarlanan Ümit Özdağ’ın hali bu kadar trajikomiktir işte…

Bir de Koray Aydın’a “Bana düşman olduğun kadar PKK’ya, FETÖ’ye düşman mısın?” diye soruyor. Bu soruyu niçin perde arkasındaki Genel Başkan’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve görünürdeki Genel Başkan’ın Meral Akşener’e hiç soramıyorsun? Her konuda alenen HD(P)KK ile ittifak yapanlara sesin çıkmıyor da, Meral Akşener’in memuru konumundaki Koray Aydın’a mı soruyorsun?

Hem siz düne kadar Koray Aydın ile kardeştiniz, aranızda bu derecede pusu kuracak düşmanlık neden oluştu ki? Nasıl bir siyasi menfaat çatışması yaşıyorsunuz acaba?

İP kördüğüm oldu, İP koptu kopacak… Yaşananların özeti budur. MHP’de iken koltuk için satanlar, bugün yeni partilerinde de koltuk için satılmaktadır. Bu türleri birbirinden ayıran da birleştiren de menfaat davasıdır. Elinde sürekli hançerle dolaşan adamların birbirini hançerlemesi kimi şaşırtır ki?

“MHP’de Ülkücülüğümüzü yaşayamıyoruz” diyenler gide gide CHP’nin ve HD(P)KK’nın kapıkulu oldular. Koray Aydın’ın da, Ümit Özdağ’ın ve diğerlerinin de hali budur. Menfaatleri için MHP’ye pusu kurdular, şimdi menfaatleri için birbirlerine pusu kuruyorlar… Hak ettiklerini yaşıyorlar…

İP isimli partide aslında kafaların nasıl İYİ olduğunu MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin geçmişteki bir Berat Kandili mesajını “Damat Berat’a mesaj veriyor” şeklinde değerlendirmiş Erdal Sarızeybek isimli emekli askerin en fazla oy alarak seçilmesinden anlıyoruz. Bu durum bile siyasi zekâ seviyelerinin göstergesidir. O yüzden o buna pusu kurmuş, şu ona hakaret etmiş bunların bir önemi yoktur. CHP-HDP yanında İYİ bir tiyatro sahnesi kurdular, hepsi de rollerini oynuyorlar. Kimisi direkt mizah, kimisi dram, kimisi de trajikomik sahne kabiliyetini sergiliyor. İP’leri birilerinin elinde, bir ileri, iki geri… Oynasınlar bakalım nereye kadar oynayacaklar…

YILDIRAY ÇİÇEK

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.