DOLAR 5,8167
EURO 6,4742
ALTIN 279,2
BIST 94.896
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

YILDIZLAR GEÇİDİ!

08.12.2014
66
A+
A-

Sanat ve siyaset dünyamız, adeta uçuştaydı geçtiğimiz hafta. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınc’ın açıklamalarıyla başladık haftaya. Bakanlar kurulu toplantısı sonrasında, HDP lilere yönelik eleştirilerinde kullandığı “Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan’ı itibarsız hale getirmek istiyorsunuz?” şeklindeki ifade, bir önceki haftadan gazete manşetlerine taşınıyordu. O kadar çok isterdim ki Sayın Arınç’a; “Siz kimin adına o bebek katili teröristin itibarını düşünüyorsunuz?” diye sormayı.
Ardından Yavuz Bingöl’ün Hürriyet Gazetesinde yayınlanan röportajında yer alan ifadeleri gündemi sarsıyordu. Eski Başbakan, yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili olarak dile getirdiği; “Sokaklarda, ölmüş annesine küfredildiği zaman ertesi gün o da Berkin Elvan’ın annesini yuhalattı. Bu çok insani bir şey…” şeklindeki sözleri, kendi öz kardeşinden bile tepki alıyordu. Öyle zannediyorum ki; önümüzdeki günlerde iktidar sahipleri yeni bir insani davranış örneği gösterip, Yavuz Bingöl’e “Devler Sanatçısı beratı” verirler.
Haftanın en göz alıcı uçuşlarından biri, yine siyaset dünyasındandı. 17Aralık operasyonunun ardından rüşvet ve yolsuzlukla suçlanan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu’na verdiği ifadede, adeta dalga geçer gibiydi. İranlı iş adamı Rıza Zarrab’ın hediye ettiği söylenen piyano ve 700 bin liralık saatle ilgili “Piyanoyu Zarrab hediye etti, ama parasını ödedim, hatta eşimin parasıyla ödedim. Saat takmayı severim, alırım. Benim işim çok, yoğun çalışıyordum. İşadamından rica ettim, yurtdışından getirtti. Ama parasını kendim elden ödedim” dedi. Şeytanın işi yok ya aklıma düşürdü. Çok merak ediyorum, “Çek mi verdi yoksa nakit mi ödedi?” diye.
Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) heyetiyle birlikte Cumhurbaşkanı’nı ziyaret eden Hülya Avşar, “Hiç tahmin ettiğimiz kadar ihtişamlı değil, ben çok ihtişamlı görmedim. Abartıldığı kadar yok. Neredeyse benim evim daha şaşaalı diyecektim…” sözleriyle, Tayyip Erdoğan’a yapılan haksız(!) eleştirilere karşı adeta kendini siper ediyordu. İyi de Hülya Hanım, neden daha önceden söylemediniz bunu? İtibarımızı ve azametimizi göstereceğimiz Papa, Putin v.s gibi misafirlerimizi ağırlamak için, geçici olarak sizin evinizi kullanırdık köşk yerine. Milletin kesesinden bu kadar parayı da harcamamış olurduk.
Dedik ya “Yıldızlar Geçidi” diye. Adına türküler yazdığı Hülya Hanım konuşur da İbrahim Bey geri mi durur? Hemen ertesi günü serdetmiş konuya dair ulvi görüşlerini; “Ne var yani Amerika’da da Beyaz Saray var, bizim neden sarayımız olmasın?”. Ardından, derin entelektüel birikimini de ilave edivermiş:
“Bu ne Allah aşkına! Şunu söyleyebilirsiniz; ’bugüne kadar kimsenin aklına gelmedi, neden bu hükümetin aklına geldi’ deyin anlarım. Ama ’kendilerine saray yaptırdılar’ cümlesini anlayamam. Efendiler, ben kendimi bildim bileli Amerika’nın Beyaz Saray’ı vardı. Ne yani, onların Beyaz Saray’ı varsa bizim de Ak Saray’ımız olmasın mı?”.
Ey büyük Allah’ım! Hikmetinden sual olunmaz. Neleri, nelere delil kılarsın; kimleri, kimlere şahit yaparsın bizim aklımız ermez. Sen “Bilen” ve “Gören” sin

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.