DOLAR 5,8937
EURO 6,5131
ALTIN 281,4
BIST 93.368
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

YENİ YASAMA YILI

YENİ YASAMA YILI
02.10.2019
1.959
A+
A-

Her yıl 1 Ekim tarihi anayasamıza göre TBMM’nin yeni yasama yılı açılışı ve yasama faaliyetlerinin başlangıç tarihidir.

Millet iradesinin temsil makamı olan TBMM’nin açılışı köklü geleneklere sahip olan demokrasimizin en önemli törenlerinden biridir.

Bu öneme atfen açılış konuşmaları da ülkemizin durumu, varmak istediği hedef ve vizyonu açısından kritik işaretleri bünyesinde barındırır.

Yeni yasama yılı birçok bakımdan diğer yıllardan farklı özelliklerle de dikkat çekmektedir.

 

İçinde bulunduğumuz yasama yılı yüce meclisin kuruluşunun 100. yılını içinde barındırması bakımından tarihi öneme sahiptir.

Elbette bu durum millet iradesinin yegane tecelligahı olan TBMM ve onu anlamlı kılan milletvekillerine büyük görevler yüklemektedir.

Bu yasama yılının diğer bir önemi de henüz bir yılını tamamlamış olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin tüm kurumlarıyla eksikliklerinin giderilerek kökleşmesinin çıkarılacak kanunlarla sağlanması olacaktır.

 

Türk demokrasisi, TBMM başkanı Sayın Mustafa Şentop’un sözleriyle 170 yılı aşkın seçim, 142 yıllık parlamento tarihi ve 73 yıllık çok partili siyasi hayatın ürünü olan tarihi derinliğe ve geçmişe sahiptir.

Bu tarihi nedeniyle içinde bulunduğumuz coğrafyada emsalsizdir. Tüm eksikliklerine rağmen demokrasi, millet ve devlet hayatımızın en önemli unsuru olmaya devam etmektedir.

Yeni yasama yılının başlaması nedeniyle yapılan törenler Cumhurbaşkanı’ndan Meclis Başkanı’na, Milletvekillerinden devletimizin üst düzeyi mensuplarına kadar geniş bir katılmla anayasa, yasalar ve demokrasi geleneklerimize uygun olarak gerçekleştirilmiştir.

Bu açılışta göze çarpan eksiklik ve yanlışların varlığı da inkar edilemez.

Kanun ve geleneklerimize riayet konusunda çok hassas olan MHP Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Sayın Devlet Bahçeli’nin sağlık nedenleriyle özellikle açılış konuşmasında bulunamaması üzüntüye sebep oldu.

Gönlünün gazi mecliste olduğuna emin olduğumuz sayın Bahçeli’ye milletimizin ve demokrasimizin kendisine çok ihtiyacı olduğu bu dönemde tekrar acil şifalar diliyorum.

 

Ayrıca nerdeyse dünyada tüm parlamentolarında olduğu gibi devletimizin başı sıfatıyla anayasamızın gereği olan meclis açılış konuşmasını yapmak üzere Cumhurbaşkanının genel kurul salonuna girişinde tüm milletvekillerince ayakta karşılanması geleneğine iştirak etmeyen CHP ve HDP’nin tavrı milletimizin gözünden kaçmamış ve tepkiyle karşılanmıştır.

Esasen bu durum millet iradesine rağmen yeni hükümet sisteminin CHP ve HDP tarafından top yekun reddi anlamı olarak görülmelidir.

Başka bir deyişle AKP, MHP, İYİP, BBP, SP ve DP gelenekleri yerine getirerek bir anlamda Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemin milletimiz emri istikametinde kabul ederek içlerine sindirdiklerini ortaya koymuşlardır.

Olaya muhalefet değerlendirmesi olarak baktığımızda bundan böyle yeni hükümet sistemine toptan itiraz ve ortak muhalefet yapma noktasında CHP ve HDP’nin baş başa kalacaklarını söylemek de pekala mümkündür.

Açılışta, TBMM’nin yeni başkanı anayasa profesörü olan Mustafa Şentop yaptığı konuşmada tarihin ışığında yeni yasama yılında yapılması gereken öncelikli yasama faaliyetleri konusunda tespit ve tavsiyelerini ortaya koymuştur.

Bu tavsiyelerin yanı sıra Sayın Şentop’un konuşmasındaki “Birçok vesilelerle ifade ettiğimiz gibi, Türkiye, bugün artık sadece bir ülkenin ve bir coğrafyanın adı değildir. Türkiye bugün, kendi sınırlarını aşan bir umudun, bir hamlenin ve insanlık davasının adıdır. Ve Türkiye bugün, sadece vatanımız değil, aynı zamanda vazifemizdir.”  cümlesi çok anlamlı ve “Lider Ülke Türkiye” misyonunu ortaya koymaktadır.

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına CHP ve HDPlilerin ayağa kalkmadığı diğer tüm milletvekillerinin ayakta ve İYİP milletvekilleri hariç alkışlarla kürsüye gelmesiyle törene istiklal marşımızın hep birlikte okunası sonrası başladı.

 

Her zaman olduğu gibi dünyanın en kanlı terör örgütünün siyasi ayağı olduğu saklanamayacak durumda olan HDPliler yine İstiklal marşımızı tüm dünyanın gözleri önünde söylenmesine katılmaktan imtina etmişlerdir.

 

Başkan Erdoğan konuşmasına içinde bulunduğumuz tarihi dönemeçte canları pahasına dünyanın dört bir tarafında görev yapan güvenlik güçlerimize dua ederek başladı.

Konuşmasına kuruluş günlerine gönderme yaparak ülkemizin tarihi geçmişine “Türkiye’yi sınırları cetvelle çizilmiş, bağımsızlığı bahşedilmiş, müesseseleri suni olarak kurulmuş; medeniyet müktesebatı, tarihi, kültürü, hedefleri olmayan toplumlar ve devletçiklerle karıştıranlar oluyor.” Cümlesiyle Osmanlı toprakları üzerinde sömürgeci batı tarafından kurulan devletlerin suniliğine dikkat çekerek Türkiye üzerinde kirli emelleri olan ülkelerin dikkatini çekmiş ve ülkemizin asla bu sömürgeci zihniyetin oyuncağı olmayacağını ortaya koymuştur.

Cumhurbaşkanı devamla kutsal meclisin doğrudan hedef alındığı kanlı15 Temmuz darbe teşebbüsünü lanetlediği bölümünde “milli iradenin üstünlüğü yerine küçük bir azınlığın çıkarlarını korumayı amaçlayan tüm darbelerin, cuntaların, siyaseti ve hukuku örseleyen nice ayak oyunlarının ilk hedefinde hep bu Meclis olmuştur. Hamdolsun her seferinde milli irade üstün gelmiş, Meclisimiz yeniden millet adına görev üstlenmiştir.” cümlesiyle iki defa gazi olan TBMM’ye milli iradeye sahip çıkma noktasındaki güvenini ifade etmiştir.

Erdoğan’ın konuşmasındaki Bahçelinin temel siyaset prensibi olan “Önce Ülkem ve Milletim Sonra Partim ve Ben” anlayışı paralelinde “ Önce Milletim Önce Memleketim” ifadesi, törenleri evinden takip etmek durumunda kalan MHP Liderine son derece zarif bir selam ve sağlık dileği olarak görüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının bundan sonraki bölümlerinde ülke gündemindeki başta güvenlik olmak üzere tüm ekonomik, siyasal ve sosyal sorunlarımıza temas ederek geleceğe dair ümit ve tasavvurlarını ortaya koymuştur.

Suriye, terör, iç ve dış tehditler konusunda devletimizin bütün kurum ve kuruluşlarıyla mücadele kararlılığımızı yüksek sesle ve öz güvenle ifade etmiştir.

 

Dileğimiz başta Adriyatik’ten Çin Denizi’ne, Asya’dan Atlantik Okyanusu’na mazlum ve mağdur tüm insanlığın en büyük ümidi olmaya devam eden aziz Türk Milletinin ve onun en büyük teminatı Türkiye Cumhuriyetinin “Muasır Medeniyet” seviyesinin üzerine çıkarak sonsuza kadar payidar olmasıdır.

Yapacağı görevlerle öncelikle yeni hükümet sisteminin kökleşmesini temin ederek bizi yeni ufuklara taşıyacak olan yüce meclisimizin yeni yasama yılının hayırlı olmasın cenabı Allah’tan diliyorum.

Gazi Meclisin 100. yasama yılı hayırlı olsun.

 

Ahmet Orhan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.