DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

Yeni saldırı ekonomi üzerinden

04.03.2017
70
A+
A-

Türkiye, yılların yanlışları, yetersizliklerinin bedelini ağır biçimde ödüyor. İçeride ve dışarıda varlığına ve bütünlüğüne yönelik saldırılara karşı amansız bir mücadele ortaya koyuyor. Fırat Kalkanı Operasyonu ile El Bab’ın kontrole alınmış olması çok önemli bir gelişmedir, ama asla yeterli değildir. Bütün dünyaya PKK ve uzantısı PYD’nin Fırat’ın batısına geçmesine müsaade etmeyeceğimizi duyurmuş ve bunun kırmızıçizgimiz olduğunu ilan etmiştik. Dolayısı ile bu sözün gereğini yerine getirmek ve Menbiç’in daha fazla vakit kaybedilmeden temizlenmesi şart olmuştur.

İŞİMİZ KOLAY DEĞİL

İşimiz kolay değil. ABD ve hatta Rusya açıkça arkamızdan dolanıyorlar. Yüzümüze karşı başka konuşuyor, sahada başka türlü davranıyorlar. Lafa gelince terörün her türlüsüne karşı olduklarını söylüyor ve mücadele için ortaklık kurmaya kapı aralıyorlar, ama iş icraata gelince kırk dereden su getirip araziye uyuyorlar. Suriye’de Kuzey Irak benzeri bir yapı oluşturmak için kepazeliğin her türlüsü sergileniyor. PKK uzantısı PYD ile işbirliği yapmakla kalmıyor, Türkiye’ye karşı koruyor, kolluyor ve hatta kışkırtıyorlar. İşimiz hiç kolay değil. Ama kararlı olmak, geri adım atmamak ve kırmızıçizgilerimizin gereğini yerine getirmek zorundayız. Aksi halde, El Bab’daki zaferin bir hükmü kalmayacağı gibi, varlığımıza yönelik tehdit daha da ağırlaşacaktır.

ALMANYA’NIN TAVRI KASITLI

Kuşatma sadece güney sınırlarımızdaki ateşle kalmıyor. Her taraftan saldırıyorlar. Almanya’nın referandum sürecinde Türk vatandaşlarına yönelik faaliyetler konusundaki davranışı çok hazindir. Bakanların yapacakları toplantıların iptal edilmesi, açık ve aleni bir tavırdır. Zaten var olan gerginliğin daha da artacağı ve bunun sonuçlarının sadece siyasi alanda kalmayacağı anlaşılıyor.Turizm sezonu yaklaşırken önemli turist aldığımız Almanya’nın bu tavrı kasıtlıdır ve ekonomik çökertme maksadına dayalıdır. Nitekim, Türkiye üzerinde özellikle son aylarda ekonomik olarak bir baskı oluşturulmak istendiği ortadadır. Buna bir de yanlış politikaların ağır sonuçları eklenince iş daha da ciddileşiyor.

İŞSİZLİK VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME

İşsizlik rakamları ürkütücü boyutlara ulaşmış ve yüzde 12’yi aşmıştır. Genç işsiz oranı bunun iki katıdır. Kaldı ki, gerçek işsizliğin yüzde 25’den aşağı olmadığını bütün uzmanlar kabul ediyor. Bu çok önemli bir göstergedir. Zira, işsizlik zaten bıçak sırtında giden, zaten büyük sorunlar yaşayan toplumsal dengeleri de sarsmaktadır. Son yıllarda hızlanan ve acı sonuçları ortaya çıkan toplumsal çürümenin daha da ileri gitmesi ve buna bağlı olarak çok önemli sosyal sorunların yaşanması ihtimali giderek güçlenmektedir. Doların neden katlanarak gittiğinin, sonra da neden yerinde saydığının izahını hiç kimse yapamamıştır.Şimdi yeniden canlandı ve önümüzdeki günlerde yeniden uçuşa geçmesi gibi bir durum ortaya çıktı. Hükümet bir takım tedbirler alıyor, ama bunların yeterli olmadığı piyasalardan anlaşılıyor. Kapanan iş yeri, ödenemeyen kredi kartı borçları ve mevduat kredileri tehlike sınırını çoktan aşmıştır. Cari açığın katlandığını yine endişeyle takip ediyoruz.

DAHA ÇOK BORÇ

Açıklanan enflasyon rakamları durumun ne kadar ciddi olduğunu bir defa daha belgelemiştir. Tüketici fiyatlarında oran yüzde 10’u aşmıştır. Önümüzdeki aylarda bu oranın daha yükselmesi kuvvetle muhtemeldir. Ne yazık ki Türk ekonomisi bir borç ve rant ekonomisidir. Altı boştur ve bir sarsıntıda neler olacağını kestirebilmek mümkün değildir. Küçük sarsıntılar daha çok borçlanarak, rant üzerinden sıcak para akışını hızlandırılarak aşılıyor. Bunlar günü kurtarmaya yetiyor, ama sorunu çözmeyediği gibi daha da ağırlaştırıyor. Yatırım ve üretime dayanmayan hiçbir ekonominin kalkınma ve refah getirmesi ve kalıcı olması mümkün değildir. AKP zihniyetinin uygulamalarında yatırımlar dahi borçla yapılıyor.

HER YOLU DENİYORLAR

Türkiye üzerinde hesabı olanlar artık kendilerini gizleme gereği dahi hissetmiyorlar. Sonuç almak için her fırsatı kullanıyor, her şeyi deniyorlar. AKP’nin yanlışlarını ve yetersizliklerini ganimet sayarak, yolsuzluklar üzerinden bir saldırı başlattılar. 17-25 Aralık gibi dünyada eşi emsali olmamış bir süreç yaşandı. Ciddi biçimde sarsıldık, ama yıkılmadık. Hemen yeni bir deneme yaptılar. Çözülme süreciyle hayal edemeyecekleri imkanlar bulan terör örgütleri fırsatı ganimet sayarak devreye girdiler. Hendek kazıp isyan denemeleri yaptılar. Çok şükür, bundan da sonuç alamadılar. Arkasından dünya tarihinde eşi-emsali olmayan bir kalleşlikle karşılaştık. Kendi meclisini bombalayan teröristler, darbe girişimiyle şanlarını denediler. Bunların hiçbiri sonuç vermedi, ama büyük sarsıntı oluşturdu.

ENDİŞE VEREN GELİŞMELER

Bu defaki saldırının ekonomi üzerinden olacağı kesindir ve kademeli olarak başlatılmış durumdadır. Ekonominin bozulması ve bir kriz ortamına girilmesi bu ülkenin felaketi olacaktır.Gelişmeler çok endişe vericidir. Ekonominin ne durumda olduğunu en iyi sokaklar gösteriyor. Bütün şehirlerimizde ana caddeler de dahil, alışverişin olduğu bütün alanlarda işyerlerinin hızla kapandığını görüyoruz. Neredeyse her 4 dükkandan birisi ya kapalı, ya kiralık veya satılık. Başka hiçbir göstergeye gerek kalmadan, sadece bu kadarı, işlerin iyi gitmediğini anlamaya da anlatmaya da fazlasıyla yeterlidir. Çok dikkatli olmak zorundayız. Hükümet arka arkaya paketler açıklıyor ve ekonomiyi ayakta tutmaya uğraşıyor. Bunlar yerindedir, ama yeterli olup olmadığı tartışmalıdır. Borçla, rahtla gidebileceğimiz bir yer kalmamıştır. Topyekün bir seferberlik başlatmak ve milli bir ekonomiye geçmek zorundayız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.