DOLAR 5,6541
EURO 6,3405
ALTIN 259,1
BIST 101.849
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu

YAZI YAZMAMI LİDER DEVLET BAHÇELİ EMİR VERMİŞ, SİZ KİMSİNİZ?

30.01.2019
3.746
A+
A-

Yazıma; Mevlana’nın şu anlam ifade eden sözleri ile başlamak istiyorum: “Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi gibi bilir.”

Peygamber Efendimiz Buyuruyorki: “İncittiğiniz Gönlün Kırdığınız Kalbin Bedduasından Korkun.”

Ne güzel söylemiş Hazreti Ömer: “Yükselirken kırarak çıkarsan, inerken tutunacak dal bulamazsın. Ey can kimseyi kırma sözden ağırı yoktur, beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz.”

Bu yazıyı yazmaktan hicap duyuyorum lakin, herkes yerini bilsin… Yazmış olduğum yazılarımdan rahatsızlık duyanlar oluyormuş… Rahatsızlık duyan kim olursa olsun, mühim değil, açıkcası umurumda hiç değil!…

Bakara süresinin 191’ci Ayeti Kerimesinde Mealen; “Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür” buyurulmuştur.

Herkes yarasına merhem arıyor; dert belli değil derman belli değil… Öyle bir zamandayız ki; yiğit belli değil mert belli değil…

Sanmaki her kalbin içindeki insandır. İnsanı insan yapan merhamettir, vicdandır… Çünkü; Bizim çıkarsız yaşantımız sizin menfaat terazinizi bozar…

Düşünür yazar Sartre ne güzel ifade etmiş: “insanlar aynı düşüncede olduğunu anladıklarıyla oturmayı, aynı şeyleri hep birlikte düşünmeyi tercih ediyorlar!…” Etrafınıza bakın, bütün gün birbirlerine propoganda yapan aynı düşünceden insanlar göreceksiniz…

Siz ve sizin gibiler; benim yazılarımı beğenseniz ne olur, beğenmeseniz ne olur?… Bu zavallılara seslenmek istiyorum!… Allah aşkına sizin alayınızın tamamı yazdığım yazılardan rahatsızlık duysanız ne olur ki?… Sosyal Medya sitelerinde yazılarımız paylaşılıyor… Bu paylaşımlardan rahatsız olanları duyduk, öğrendik. Bu paylaşımları engellemek isteyenlere diyorum ki? Gücünüz yetmez!…

Yüreğiniz varsa, bilginiz varsa, yiğitseniz, mertseniz, Davanız ile, Liderimiz ile, MHP ve Ülkücü camia ile ilgili yazı yazında görelim?… Öyle tavşana kaç tazıya tut, herkese mavi bocuk dağıt, herkese yalandan iyi görsen, herkese iki yüzlü hareket etmekle olmuyor?…

Ne de güzel söylemiş Lider Devlet Bahçeli “Ülkücü ülkücünün arkasında dağ gibi durandır” diye. Kardan adamlara ithaf olunur.

Yazdığım tüm yazılarımın arkasındayım. Yazdıklarımın İslama, Vatanıma, Devletime, Milletime, Bayrağıma ve ”Dava” diye nitelendirdiğim Nizam-ı Alem Ülküsü’ne, Liderime, MHP’ye ve Ülkücü camiaya hiyanet yazıları mı?

Bunun dışında kalıp da rahatsızlık duyan kim olursa olsun, mühim değil, açıkcası umurumda da heleki hiç değil! ALLAH’tan başka kimseden korkumuz ve minnetimiz yoktur.

Hani bir şarkı varya; Kıskanırım seni ben, kıskanırım kalbimden, bu nasıl aşk Allahım öleceğim derdinden… İşte sizi ve sizin gibilerini kıskançlık krizi tutmuş. İl sitesinde, ilçe sitelerinde, Kadın Kolları sitelerinde yazılarımızın paylaşılmasını engeleyeceksiniz, ona, buna telefon edeceksiniz, yazılarımızın beğenilmemesi için herkese duyuru yapacaksınız, ondan sonrada dava adamı öyle mi? Yesinler sizi.

Yazılarımızı beğenmiyorsanızsa?… Yazılarımızdan rahatsız oluyorsanız?.. O zaman neden sayfa arkadaşı olarak kalıyorsunuz? Bu ne yaman çelişki Allahım! Lütfen sayfa arkadaşlığından da çıkarsanız bizi sevindirmiş olursunuz. Hiç değilse bu şekilde bir iyilik yapın.

İster İl Başkanı olun, ister İlçe Başkanı olun, ister Kadın Kolları Başkanı olun, ister Yönetim Kurulu Üyesi olun hiç fark etmez… Sayfa arkadaşlığımdan çıkaracağımı buradan da ifade ediyorum.

Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş diyor ki: ”Biz Allah tarafından bir imtihandan geçiyoruz, bu imtihandan aramızda kalanlar da olacak, geçenler de, ama biz davamızdan ve yolumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz..”

Her daim haklıdan yana olduk, güçlüden yana değil. Zira biliriz ki; güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler. Fırıldak olurlar.

Devletimin bekası için, Milletimin selameti için, Vatanım için, MHP için, Lider Devlet Bahçeli için Davam ve Ülkücüler için kendi gücüm nispetinde hayırlı yazı yazıyorum, elimden gelen bütün gayreti sarf ediyorum.

İnsanlar; bizi özümüzde-sözümüzden, dik duruşumuzdan tanır; ite-köpeğe diz çöküşümüzden değil… Çünkü samimiyet yüreklerin konuştuğu bir dildir. Çoğunuzun yüreği yetmez…

Sayın Hüseyin Dede Göç diyor ki; CESUR OLUN “Var olmanın en büyük sırrı korkusuz olmaktır. Geleceğin size getireceklerinden korkmayın. Korkularınız yüzünden başkalarına bağımlı yaşamayın. CESUR OLMAK Özgürlüğün anahtarıdır.”

Bu uğurda aynı yolda yürüdüğüm insanları da can bildim. Yola birlikte çıktığım insanları da yolda bırakmadım, sırtımı dönmedim. Bizim ruhumuzda, kalbimizde, gönlümüzde böyle kahpeliklere, şerefsizliklere asla yer yoktur.

Kişisel ikballer ve istikballer, bireysel menfaatler bizim kitabımızda yazmadı. Nefsimizle değil aklımızla ve dava şuuru ile hareket ettik.

Lakin bugün meydanlarda dava adamı diye gerdan kıranlar, o gün kendisine zarar gelmesin diye gıkını çıkarmayanlar, tek laf dahi lakırdı etmeyenler, beraber yola çıktığı insanları sırtından bıçaklayanlar, menfaatleri uğruna adam satanlar bizim yazılarımızdan rahatsız oluyorlarmış beyefendiler…

MHP’ye arkadan gelenler, önde gidenlerin ne zorlukla yolu açtıklarını bilemezler… Bize samimiyet lazım, samimi niyet… Dili süslü yüreği paslı insanlar değil! Yalanlardan, dolanlardan, iki yüzlü dostluklardan yorudum…

Herkes haddini ve yerini iyi bilecek. Konuşurken bir daha düşünecek. Bizimle aynı yolda yürümeyi ar edinen gafillerin, bugün dava adamlığına soyunmaları konusunu ve yanlarında yer almayacağımız hususunu başka mecralara çekmeden önce geçmişlerine ve aynaya bakmalarını öneriyorum.

Sayın Cemal Enginyurt’un da ifade ettiği gibi: Her kim birine bir kötülük, bir haksızlık, bir yanlış yaşattıysa, kişi onun aynısını yaşamadan ölmez. ALLAH, mutlak hakimdir.

Hırsızla, haşeratla, asalakla, hainle, münafıkla, yetimin hakkını yiyen yüzsüzle, başkalarının namusuna göz diken şerefsizlerle, döneklerle, benlik duygusu taşıyan şeytanın askerleriyle yeri ve konumu ne olursa olsun kavgadan hiç kaçmadım, kaçmam da.

Gücümün yettiğince, dilimin döndüğünce ve kalemim yazdığınca her ortamda bunlarla mücadele etmeye de devam edeceğim.

Ne demiş Atalarımız; Tüysüz itte bit bulunmaz, yavşaktan yiğit olmaz, şerefsizle dostluk kurulmaz. Adam gibi adamlara tuzak kurulmaz. Bu yerin birde altı var, kahpelik yapanın cenaze namazı bile kılınmaz…

Basit ve kişiliksiz insanlarla polemiğe girmem, seviyemde insan isterim. Bazı şeyleri asla affetmem. Yaşanmışları kolay silemem. Çaresizliği gururla örtmem. Yalan ve taklitlerle uğraşmayın, yemem. Özverili insanım, lakin enayi değilim. Dürüstüm ama salak değilim. İyiyim, Melek değil. Zekiyim, ukala değil. Değer veririm değer isterim. Bu nedenle herkes işine baksın…

Şahsıma karşı; Kapalı kapılar ardında, kahve köşelerinde, değişik mekanlarda yürütülen kampanyalara karşı Hz. Ali’nin “En tehlikeli düşman bize benzeyip bizden olmayandır.” Sözünü hatırlayın…

VEFA; Dostluğun Asaletine, Verilen Sözlere, Hayallere İhanet Katmamandır!… VEFA; Rabbim Sonsuz Mükafatı Karşısında Ulvi Güzellikleri Dünyaya Satmamandır!…

Sanırsın ki!.. Sevenim çok, Arkadaşım çok, Dostum çok, sonra bir gün bir şey olur.. Dönüp bakarsın ki!.. Arkanda gölgenden başka kimse yok…

Yazı yazmamı Lider Devlet Bahçeli emir vermiş, siz kimsiniz?… Unutmayın; Vicdanınız rahatsa geri kalanı tek kelimeyle teferruattır. Ve yine unutmayın ki; “Kimse bilmese de Allah bilir, görür ve işitir.”

Zakir TERCAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.