DOLAR 5,7343
EURO 6,3496
ALTIN 277,4
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Yardım ve yataklık daha nasıl olur?

24.07.2013
68
A+
A-

ORHAN KARATAS
Türkiyene acıdır ki, artık bir yol ayrımındadır. Yapılacak ilk seçimin sonuçları bu yol ayrımında ne tarafa sapılacağını kesin olarak ortaya çıkaracaktır. Yolun birisi AKP-BDP-PKK-CHP’nin kılavuzluğunda, bölünmüş, dağılmış, yorgun düşmüş ve vazgeçmiş Türkiye’ye; diğeri MHP’nin temsil ettiği birliğini, bütünlüğünü korumuş, ihaneti durdurmuş, iddialı, büyük ve lider Türkiye’ye çıkmaktadır. Hangi yola sapılacağına Türk milleti karar verecektir.

KATİLDEN KAHRAMAN

Bu tespitimiz bir siyasi maksat taşımıyor. Tamamen ülkenin içinde bulunduğu durumun ortaya koyduğu kesin bir gerçektir. Habur ve Oslo’da şekillenmiş, İmralı canisiyle pazarlıklarda karara bağlanmış, bebek katilinin ifadeleriyle ifşa olmuş, Kandil masalarında ete kemiğe bürünmüştür. Türkiye’yi yönetmekle görevli AKP hükümeti, hepinizin gözü önünde; katilden kahraman, çöküşten çözüm, müzakereden mucize, pazarlıktan paye, bölücülükten büyüme ve terörden terakki çıkarmanın, aramanın ve imal etmenin merak ve peşine düşmüştür.

SÖYLENEN BAŞKA YAPILAN BAŞKA

AKP ile yaşanan hiçbir şey tesadüf değildir. Zaten AKP’nin kendisi tesadüf değildir. Düşünülmüş, planlanmış, piyasaya sürülmüş, şartlar hazırlanmış ve iktidara taşınmıştır. Ne yapılmak istendiği, AKP’den ne beklendiği bugünün Türkiye’si ile acı biçimde ortadadır. Dedikleri ile yaptıkları hiçbir zaman aynı olmamıştır. Milleti kandırabilmek için istismarın, iftiranın, yalanın her türlüsüne başvurulmuş, sonuç alındıktan sonra bambaşka bir gündem, bambaşka hedefler ve bambaşka icraatlar gerçekleştirilmiştir. Özellikle bölücü ihanetin hazmettirilmesi için şeytanın aklına gelmeyecek planlar yapılmış ve ne yazık ki, başarı sağlanmıştır. Her ihanet, her rezillik, her teslimiyet önce sureti haktan görünerek kınanmış, ancak daha ilerisine gidilmemiştir. Tam tersine, yaptıkları düzenlemelerle yol vermiş ve azdırmışlardır.

BU NE MUHABBET?

Fazla geriye gitmeden birkaç hatırlatma yapalım: Başbakan Erdoğan, dağdaki ve meclisteki teröristlerin Şırnak’da buluşup kucaklaşmasına, “bu ne muhabbet?” diyerek, tepki göstermişti. Yardımcısı Bülent Arınç ise daha sert bir tepki vermişti: “Ülkemizde terör ve teröristler bayram da yapmadılar, ramazan da demediler, utanmadan, Allah’tan korkmadan milletvekilleriyle bile kucaklaştılar. Kardeşlerim, bu acılı olay utanç vericidir, hicap duyacağımız bir iştir. Bu bombalama olayından daha kötüdür. Polisin şehit edilmesinden daha çirkin, iğrençtir ve milletimizin duygularıyla alay etmektir. Şehitlerin kanlarıyla alay etmektir. Vatanımız milletimizin bütünlüğünü hiçe saymaktır, hayatını ortaya koyan, silaha karşı göğsünü siper eden insanlarımızın acılı aileleriyle ve 75 milyon insanımızın acısıyla alay etmektir.”

HANİ YANLARINA KALMAYACAKTI?

Bu sözlerin üzerinden bir yıl geçti. Peki, bugün gelinen nokta nedir? Hani bunların dokunulmazlıkları kaldırılacaktı? Hani yanlarına kalmayacaktı? İmralı canisiyle, dağdaki katillerle bu ne muhabbet? Utancınız nerede kaldı? Şehitlerin kanlarıyla, acılı aileleriyle alay etme nerelere ulaştı? Vatanın, milletin bütünlüğü kimlere emanet edildi? PKK’lısı, BDP’lisi birlikte kutlama yapıyor, meydan okuyorlar. Türk askerine kurşun sıkarken hak ettiği cezayı bulan katillere sözüm ona şehitlikler yapıyorlar. Bu mu sizin tepkiniz? Bu mu sizin icraatınız? Bu mu sizin vatana, şehide sahip çıkmanız?

ASAYİŞ BİRİMLERİ KURDULAR

Sözüm ona çözüm bulunmuştu ve bu katiller sınır dışına çekilecekti. Sayın Başbakan, ellerindeki silahları bırakmaları gerektiğini söylüyor, aksi halde müdahale edileceğini açıklıyordu. Silahlı teröristin görülüp de etkisiz hale getirilmemesinin yardım ve yataklık suçu olacağını ilan ediyordu. Bu katillerin ellerindeki silahı bıraktığını duyan gören olmuş mudur? Ama silahlarıyla şehre indikleri, sözde asayiş birimleri kurdukları, yol kestikleri, vergi topladıkları görüntüleriyle, resimleriyle bütün gazete ve televizyonlarda yayınlandı. Hani gereği yapılacaktı? Hangi bunlara müsaade edilmeyecekti? Yardım ve yataklık daha nasıl olur?

BASINLA DA BULUŞTURURLAR

Söylediklerinin altında kaldıklarını fark ettikleri için son 3 aydır, artık tek bir kelime bile etmiyorlar. PKK’ ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin susuyorlar. Susmakla kalsalar da iyi bir de, bu katillerden gelen her isteği emir sayıp, gereğini anında yerine getiriyorlar. İmralı canisinin isteyip de AKP’nin yerine getirmediği hiçbir şey kalmadı. Şimdi basınla buluşmak istediğini açıkladı. AKP’nin bunun imkansız olduğunu söylemesi, hazmettirme gayretinden ileri gitmeyecektir ve çok yakın zamanda bunun da mümkün hale geldiğini ibretle göreceğiz. Daha yolun başındayken boşuna “sayın” dememişler. O zaman “sayın” dediler, şimdi de saygı gösterip, gereğini yapıyorlar.

ÖZÜR DE DİLERLER

Yapılacak ilk seçimde, Türk milleti AKP ile devam edilmesine karar verirse, ilk iş İmralı’daki katilin dışarı çıkarılması olacaktır. Sonrasında zaten fiili olarak böldükleri ülkeyi, resmi olarak da ayıracaklardır. Bununla da kalmayacak özür dilenmesi ve tazminat ödenmesi istenecektir. Dersim özrü ile bunun yolu şimdiden açılmıştır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.