DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmur

Yalova Platformu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a

10.12.2014
92
A+
A-

Yalova Platformu, , Yalova’da katledilen ağaçların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yalova’da ağaçlar kesiliyor. Nerede bu tencere tavacılar ?” şeklindeki açıklamalarına karşılık olarak bir açıklama yaparak “Biz hep buradaydık” yanıtını verdiler.

Yalova Platformu’nun açıklaması şu şekilde:

Yaşadığımız ağaç katliamı sonrasında başlayan ve tüm ülkeye yayılan tartışmalar, bir samimiyet testine de dönüştü.Olay adeta bir kelebek etkisi yarattı ve sokaktaki tartışma devletin zirvesine kadar tırmandı.

Hayatı boyunca bir çiçeğin dibine bir bardak su bile dökmemiş olan bir takım şahıslar büyük bir ikiyüzlülükle “ Nerede bu çevreciler” diye akıllarınca hesap sormaya yeltenirken, bu durum Cumhurbaşkanının, yabancısı olmadığımız ve bu nedenle de pek yadırgamadığımız üslubuyla “Nerede bu tencere tavacılar? “ şeklinde kışkırtıcı, ayrıştırıcı bir tavra dönüştü.

Bu güne kadar yok ettikleri milyonlarca ağacın katili kendileri değilmiş gibi Yalova’ da kesilen ağaçların ölü bedenleri üzerinden siyasi spekülasyon kotarmaya koyuldular. Kıdemli doğa düşmanları gökten vahiy inmiş gibi bir gün içinde “ağaç sever” kesildiler ve göstermelik fidan dikme ayinleri düzenlemeye başladılar.

Bu güne kadar Atatürk’ ün adını anmaktan köşe bucak kaçan iki yüzlüler “Atatürk’ün kenti Yalova’ da…” diye başlayan samimiyetten yoksun komik tiratlar gevelemeye başladılar. Konuştukça battılar, battıkça konuştular.

Sanki “Çevreciler” in çağrısına icabet edeceklermiş gibi, vasat zekâlarıyla ironi denemesine girişip “ Nerede bu çevreciler” diye höykürmeye başladılar.

Belirtelim ki “Çevrecilik” bu kişilerin zannettiği gibi bir meslek değildir.

Çevrecilik, doğaya ve insana saygıdır.
Çevrecilik yurtseverliktir.
Çevrecilik çağına karşı sorumluluk duygusudur.
Çevrecilik, hangi siyasi ve sosyal çevreden gelirse gelsin, doğaya yönelik her türlü saldırıya karşı durabilme ve hesap sorabilme cesaretidir.

“Çevreciler… “ diye söze başlayarak cümle kuranlar, kendilerini “Çevreciler” in dışında bir noktada konumladıklarının ve bu şekilde de onların sahip olduğu saygı, sevgi, sorumluluk ve cesaret duygularından yoksun olduklarını itiraf ettiklerinin ve bilinç altlarındaki doğa düşmanlığını dışa vurduklarının farkında mıdırlar ?

Biz nerede miydik ?

Hiçbir yere gitmedik ki biz hep buradaydık ve burada olmaya devam edeceğiz

Biz Tonami meydanında, TİGEM’ de, Araştırma Enstitüsü’nde, taş ocaklarında, Arboretum’ da, termik santraldeyiz.
Biz Gezideyiz, Validebağ’ dayız, Kuzey Ormanları’nda katledilen çam ağaçları, Yırca’ da sökülen zeytin ağaçlarıyız, Artvinde, Tunceli de HES’ lere direnen dereler, Amasra da, Canakkale’ de, Mersin’ de termik santrale kafa tutan meşe ağaçlarıyız. Biz doğayı ve insanca bir yaşamı savunuyoruz.

Peki ya siz ?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.