DOLAR 5,6934
EURO 6,3069
ALTIN 269,4
BIST 106.785
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sisli

Yalçın Akdoğan İmralı, Kandil Ve Barzani’nin Başdanışmanı Olma Vaktin Geldi

28.05.2014
50
A+
A-

İsmail Özdemir

Başbakan Erdoğan’ın başdanışmanı ve Ankara milletvekili Yalçın Akdoğan geride bıraktığımız gün “Ak Parti’nin geleceği” başlıklı bir yazı kaleme almış.

Başlığından da anlaşılacağı üzere “kendi çapınca” AKP’nin geleceğini yorumlamaya çalışmış.

Yazıya baktığınızda özellikle AKP iktidarının Recep Tayyip Erdoğan sonrasında dağılacağını çok iyi bilen kadrolarına “gaz verme” amacından başka bir şey taşımıyor.

Zira AKP’nin son yapılan MYK toplantısında bu konunun gündeme geldiği, partinin yönetim organlarında da sürekli bu konunun konuşulduğu basına da yansımıştı.

Sona geldiklerini parti kadrolarının da farkında olduklarının anlaşıldığı bu bilgilere göre, koltuklarını koruma derdinde olanlarınsa dağılmanın önüne geçmek için son uğraşlarını yapacakları yine aynı haberlerden anlaşılmıştı.

İşte Yalçın Akdoğan’ın Star Gazetesi’nde yayınlanan yazısı bu amaca hizmet ediyor.

* * *

Olanı olmayanı kalemine almış, bozuk mal satmaya kalkan satıcı misali görüneni ve bilineni değil de, geçer olanı sunma telaşıyla üfürmüş de üfürmüş…

AKP iktidarını, yaptıklarını ve söylediklerini bilmesek belki Anadolu tabiri ile “yav he he” dememiz mümkün olur.

Ama ne fayda!

Ne Türkiye ne de AKP gerçekleriyle uyuşmayan, hatta AKP’nin kendi kimyasına ters olan bu değerlendirmelerle Yalçın Akdoğan aslında kendi kimliğinin gereğini yerine getirmiştir.

Yalçın Akdoğan, hakikatleri yalanla örtme çabasıyla, mensubiyet ve aidiyetinin gereğini yerine getirmiş olsa da, söyledikleriyle AKP’nin siyasi profiline, ortaklarına, yol arkadaşlarına ve varlık sebebine hainlik etmiştir.

* * *

Yazısında yaptığı sorgulamalarla AKP’yi adeta karada yaşamaya çalışan balığa benzetmeye çalışması ise tam bir komedi olmuştur.

Madem ki Yalçın Akdoğan “Halkın gönül ve değer dünyasını temsil eden siyasi hareket hangisidir? Geleceğin Türkiye’sini hangi parti kurabilir? Türkiye’yi hangi parti daha iyi yönetir? Güven ve istikrarın devamı hangi partinin iktidarıyla mümkündür? Hem AB perspektifine hem Türk ve İslam dünyasına sıcak bakan, tüm bu bölgelerde sempatiyle karşılanan parti hangisidir? AK Parti’nin olmadığı siyasal yapıda Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hangi parti sağlayabilir?” sorularını yöneltiyor, bizde o zaman bu sorulara, soruyla cevap vererek yanıtlayalım…

“Bakara-makara” diyerek Kur’an ayetleriyle dahi dalga geçen, Türk Milleti’nin inancını, İslamiyet’i dahi ayaklar altına alan bir zihniyeti, vatandaşı yerlere yatırarak tekmeleyen alçakları bünyesinde barındıran AKP’mi halkın gönül ve değer dünyasını temsil ediyor?

90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti devletinin dününü inkar eden, hatta kuruluşunun felsefesi olan Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına alan, bugününü batıran, halkı 3 torba kömüre, 2 paket makarnaya mahkum bırakan, milleti işsizlikten kırıp geçiren AKP’mi geleceğin Türkiye’sini kurabilir?

Devletin tüm kurumlarını birbiriyle çatışmalı ve kavgalı hale getiren, doğu ve güneydoğuyu PKK’ya bırakarak vatandaşının güven ve emniyetini dahi sağlamaktan aciz olan, İmralı’daki bebek katili ne diyorsa hepsini uygulamaya koyan AKP’mi Türkiye’yi daha iyi yönetir?

Adı baştan aşağıya yolsuzluğa bulaşmış, yetimin, garip ve gurebanın hakkını koruyamamış, buna karşın kendi vatandaşını borçlarıyla tehdit eder bir anlayışla siyaset yapan AKP’mi güven ve istikrarın devamını sağlar?

12 yıllık tek başına iktidar süresince tek bir dış politika başarısı bulunmayan, Türkiye’nin itibarını uluslararası alanda yerle yeksan eden, İslam ülkelerini işgal etme projesi olan BOP’da eşbaşkanlık yapan, Irak’da, Suriye’de, Kırım’da, Doğu Türkistan’da bulunan Türkleri kendi kaderine bırakan, katledilmelerine ses çıkarmayan, sınır dışında sadece çapulcu ve teröristlerin konumunu gözeten ve onlarla yol yürüyen AKP’mi Türk ve İslam dünyasına sıcak bakıyor ve bu bölgelerde sempatiyle karşılanıyor?

Türk Milleti’nin birlik ve bütünlüğünü teröristlerin taleplerine kurban eden, özerkliğe yol veren, milleti 36 etnik yapıya ayırmanın derdinde olan, PKK’nın tehditlerine ses dahi çıkaramayan, namus ve ahlakını müzakere masalarında çoktan kaybeden AKP’mi Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü sağlar?

* * *

Türkiye’nin 12 yıllık AKP iktidarı süresince yaşadıkları gerçekler ne yazık ki bunlardır.

12 Yıllık AKP iktidarı boyunca Türkiye kazanan değil her alanda kaybeden olmuştur.

AKP iktidarı ile harcanan yıllar Türk tarihinin en utanç verici dönemleri olarak tarihe geçmiştir.

Ancak bu gidişat AKP açısından hiç iyi gözükmüyor.

Cumhurbaşkanı Seçimlerine dair çok büyük bir telaş, endişe ve korku yaşıyor ve “sonumuz ne olacak?” sorusunu artık daha yüksek sesle dillendirmeye AKP kadroları başlamış durumda.

Kendi kadrosunu ikna edemeyenler, milleti ikna edemezler.

Dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan’a yakın olan kimselerin çabaları beyhudedir.

* * *

Yalçın Akdoğan, Recep Tayyip Erdoğan için yolun sonu çoktan görünmüştür.

Haliyle senin içinde…

Bu saatten sonra sana yakışan “başdanışmanlık” görevini ya İmralı, ya Kandil, yada çapulcu başı Barzani için sürdürmektir.

Emin ol buralarda AKP’de olduğun kadar mutlu ve huzurlu olursun.

Yol arkadaşlığı yaptıklarınız AKP iktidardan düşünce seni herhalde yüz üstü bırakmayacak ve sahip çıkmayacak değillerdir…

Hem merak etme buralarda zorlanmazsın, emin ol.

“Bölgeye ve ülkeye dair %95 oranında” terörist başı ile aynı vizyonda olan Erdoğan’ın yanında ne yapıyorsan, buradaki yerinde de aynısını yaparsın.

Ama sen ve senin gibiler asla bu milletin duygu ve düşüncelerine tercüman olamazsınız.

Çünkü hükmünüz ortadan kalkıyor; tıpkı su üstüne çıkan köpük misali…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.