DOLAR 5,7076
EURO 6,3230
ALTIN 270,5
BIST 107.529
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sisli

VİCDANİ VE KİTABİ TARİH ÜZERİNE…

VİCDANİ VE KİTABİ TARİH ÜZERİNE…
26.01.2019
3.294
A+
A-

Tarih yazılandan ziyade yaşanan ve milletlerin kaderine yön veren hakikatlerin vicdani yansımasından öte bir şey değildir. Zira bakıldığında görülecektir ki yaşanan bir olay bir millet tarafından farklı anlatılıp övünç kaynağı olurken başka millet yaşanan aynı olay farklı lanse edilebilmektedir. Çanakkale savaşında kahramanlarımız vatan müdafaası için şehadete düğünlerine giden damat heyecanıyla katılıp istiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un buyurdukları gibi ancak bedrin aslanları bu kdar şanlı idi benzetmesine nail olmuşken bu mübarek mübadele ve mücadeleyi bir İngiliz veyahut bir anzak’tan dinlersek bize onlar kendi açılarından farklı anlatacaklardır.

Yaşanan ve vukuu bulan olayların toplumların kaderlerini nasıl etkilediklerini ve olayın başkahramanlarının milletin vicdanındaki rütbelerini yazılı bir metinle değiştirmeye çalışmak mümkün olmamıştır ve olmayacaktır. Örnekleyecek olursak 1907 de Enver Paşa eşkıya, 1908 de hürriyet kahramanı, 1914 te başkomutan vekili, 1918 de sürgün edilmiş mağlup bir komutan, 1923 te vatan haini. Şimdi biz yazılı tarih metinlerinden hangisiyle Enver paşayı değerlendirmeliyiz?

15 Temmuz hain kalkışmasının fetullahçı gladyonun ülkenin her kademesine ilmik ilmik nakşedilişinin akabinde bu gladyonun bu necip milletin kaderi üzerindeki gayri insani ve gayri milli kumandası dışarda bir bomba olarak bu ülkenin geleceği üzerindeki patlamasının sonucu tahayyül bile edemeyeceğimiz karanlık iken Allah muhafaza bu kalkışmanın başarılı olması durumunda bu yüce milletin ne durumda olacağını düşünmekten bile korkuyorum. Biz bu hain kalkışmayı yaşamış bir toplum olarak bunu tarihimize vicdanımızla naklederken bu hain bombanın kumandasını taşıyan ulus ya da uluslar tarihlerine nasıl yansıtacaklar.

Bu necip milletin her daim beklentisiz karşılıksızız savunucusu olan Devlet bey, siyasi tarihimiz boyunca anlaşılamamış gözükmekle birlikte, o iman ettiği davasının yılmaz savunucusu olarak başka kaygı taşımadan siyasi rant devşiriciliğinden uzak davasının ve imanının gereği olarak üzerine yüklenen ülkenin emniyet kemeri görevini layıkıyla yerine getirmiş olmanın verdiği vakurlu bir duruş sergilemekten öte bir hal içinde olmamıştır. Bu olay yaşanana dek kiminin ırkçı kiminin kafatasçı gördüğü devlet beyi kendisi değil, yaşanan bu çirkin süreçte duruşu onu bu necip millete ziyadesiyle tanıtmış ve olağanüstü sevdirmiştir.

Bu millet üzerinde emelleri olanlar tarihlerine Devlet beyi nasıl yansıtacak söylemeye bile gerek yoktur. Lakin Yüce Türk Milleti devlet beyi kendi vicdani kadim gözükmez kitaplarında layıkı olduğu makama yerleştirmişlerdir.

Sözün özü şudur; Vicdani tarih ve kitabi tarih bazen birbirinden çok farklı şeyler anlatabilmektedir…

Abdurrahman Aytekin

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.