DOLAR 5,7275
EURO 6,3420
ALTIN 276,6
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Üniversitelerde PKK Cirit Atıyor

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
03.12.2012
89
A+
A-

YILDIRAY ÇİÇEK

Son günlerde Berikan Yayınevinin sahibi Cuma Ağca’nın hediye ettiği “Deli Rüzgar” isimli kitabı büyük bir haz alarak okumaya başladım. Prof. Dr.Cemal Kurnaz’ın hazırladığı 756 sayfalık bu kitapta merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin mücadele ve çile yüklü hayatı anlatılmaktadır. Her Türk milliyetçisi ve Ülkücü, büyük dava adamı Osman Yüksel Serdengeçti’nin hayatının anlatıldığı “Deli Rüzgar” isimli kitabı muhakkak okumalıdır.

“Bu derde çâre lâzım, nutuklarla iş bitmez,

Ey meclis-i mebusan bu kervan böyle gitmez!” haykırışlarıyla iktidarlara karşı dikilen Osman Yüksel Serdengeçti biliyorsunuz Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğrencilerinden biriydi.

“Deli Rüzgar” isimli kitabı okurken, bir taraftan da son günlerde DTCF’den gelen haberleri ve bölücülerin yuvalandığı bu okuldan “Bu kervan böyle gitmez” diye haykıran günümüzün Serdengeçti’lerinin verdiği mücadeleyi takip ediyorum.

DTCF’de aylardır “Sağ-sol çatışması ” olarak kamuoyuna sunulan , aslında bölücü terör örgütüne mensup sözde öğrencilerin, milliyetçi-ülkücü gençlere saldırıların gerçekleştiği olaylar yaşanmaktadır.

Bölücü örgüt militanı gibi faaliyet yürüten öğrenciler DTCF kantinlerinden Türk bayraklarını indirirken, Apo posterleri dalgalandırıp Ülkücü gençlere satırlarla, bıçaklarla saldırırken okul yöneticilerinin ve emniyet güçlerinin adeta bu olaylara yol vermesi ve Ülkücü öğrencileri ezmeye çalışmaları iktidarın PKK karşısında yaşadığı acziyetin izdüşümünü DTFC’de görmemizi sağlamaktadır.

Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Rahmi Er, PKK’lılar tarafından indirilen Türk bayrağını yerine asan Ülkücü öğrencilere ceza verirken, polislerde o Ülkücü öğrencilere hakaret ederek saldırmıştır. AKP iktidarında 10 yıldır Türkiye’nin her yerinde gördüğümüz manzaraların aynısını DTFC’de görmek bizleri şaşırmamakta ama Türkiye’nin geleceği açısından oldukça tedirgin etmektedir. AKP iktidarında Türk bayraklarına alerjisini yansıtan polisleri, Talabani’nin Ankara’daki Kürdistan Yurtseverler Temsilciliğini “Burası yabancı ülke toprağı sayılır, burayı korumak adına kurşun kullanma yetkimizde var” diyerek savunan ve protesto yapan Ülkücülere kullanılan şiddeti meşrulaştırmaya çalışan Emniyet Müdür Yardımcılarını ,”Ölen teröristlere ağlamayan insan değildir” diyen Emniyet Müdürlerini gören Türkiye’de DTCF’de yaşananlar zaten kimi şaşırtır ki?

PKK’lılar üniversitelerde cirit atıyor, polislerin ve okul yöneticilerinin gücü Ülkücü öğrencilere yetmektedir. Okumak dışında bir gayesi olmayan Ülkücü öğrencilerin hayatı tehlikededir ve bu durum karşısında fakültenin dekanı Prof.Dr. Rahmi Er vurdumduymaz davranmakta ve Apo posterleri dalgalandıran sözde öğrencilerle, Ülkücü öğrencileri bir tutma gafletinde bulunmaktadır.

MHP, DTCF’deki gelişmeleri ve bölücü saldırıları yakından takip etmektedir. Aylar önce MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman önderliğindeki MHP heyeti fakültenin dekanı Prof. Dr. Rahmi Er’i okuldaki makamında ziyaret ederek önlem alması ve Ülkücü öğrencilere yapılan saldırılar konusunda uyarmıştır. Gelişmeler gösteriyor ki, dekan ya fakülteye hakim değil yada zihniyetinde PKK’lılarla -Ülkücüleri bir tutma anlayışı vardır.

Bölücü örgüt PKK’nın mensubu olan öğrenciler DTCF’sinde ve diğer Üniversitelerde saldırganlıklarını sürdürürken medyada adeta bunları masum göstermek için sürekli “Üniversitelerde Sağ-Sol Çatışması” başlığını haberlerinde kullanmaktadır. Saldırıların PKK’lılardan geldiği ısrarla saklanmaya çalışılmaktadır.

PKK’nın AKP iktidarında uygulayıp sonuç aldığı “Saldır taviz kopar” anlayışı önümüzdeki günlerde daha çok yoğunlaşacak, salgın gibi Türkiye’nin her yerini kuşatacaktır.Bu kuşatmanın en tehlikelisi gençliğin eğitim-öğretim alanı üniversitelere sıçrarsa oluşacaktır. DTCF’de aylardır yaşananlar buna örnek olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da öğrenci maskesiyle Türk bayrakları indiriliyor, Apo posterleri dalgalanıyorsa zaten Türk devleti kendi kıyametini yaşıyor demektir. Fakat Ülkücüler iktidarında bölücülere ve onlara yol açanlara cehennemi yaşatmaya kararlı ve azimlidir.

Ülkücü öğrencilerin okul hayatı önündeki tüm engeller kaldırılmalı ve can güvenliği sağlanarak, okuldaki bölücü mikroplar temizlenmelidir.Türk devletinin yetkisini taşıyan DTCF Dekanı Prof. Dr. Rahmi Er ve polislerin başlıca görevi budur.

DTCF’deki yiğit Bozkurtlar ve çağımızın Serdengeçti’leri yalnız değildir.Türk milliyetçileri ve Ülkücü Hareket her daim yanlarındadır.

Canı yanan her Ülkücü yanında bizimde canımız yanmakta, öfkeleri öfkemiz olmaktadır.

Küresel güçler Türkiye’de iç çatışma zemini oluşturmak için her türlü metodu denerken, gençliğin heyecanının en aktif olduğu üniversitelerde çok dikkatli olunması gereken bir süreç yaşanmaktadır. Ülkücü gençlik, birlik ve beraberlik içinde korunma sağduyusunu oluşturmalı ve kahpe tezgahlar karşısında teşkilatçı çizgisini muhafaza etmelidir.

İhanetler karşısında Osman Yüksel Serdengeçti gibi “Deli Rüzgar” olan DTCF’deki Ülkücü Gençlik yiğitliğin duruşunu her daim gösteriyor ve bundan sonrada göstermeye devam edecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.