DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu

Ülkücü Hiç Olamazlar!

09.01.2018
3.431
A+
A-

Herkes akıllı olsun, bu millete neler yaptığınızı, nasıl örnek olduğunuzu çok iyi düşünün. Rahmetli olmadan önce Başbuğ Alparslan Türkeş bugünleri görmüş olacak ki 1986 Erzurum Kongresinde acı gerçeği dile getirmiştir; “Davasını bir kemik uğruna satanlar, ona buna kuyrukçuluk yapanlar bizim arkadaşımız olamazlar… Ülkücü hiç olamazlar!”

Hiç kimse kusura bakmasın, Hareketin Başbuğu kendi kurmuş olduğu davanın partisi olan, Ülkücülerin yuvası olarak kurmuş olduğu partinin yani Milliyetçi Hareketin düşüncelerini Türk Milletine öğretti.

Türk Milleti için kurduğu partide, Ülkü Ocaklarında ülke için Milliyetçilik, Ülkücülük görüşlerini yaşamak, yaşatmak vardı. Başbuğ sağlığında bu amaçla insanlar yetiştirdi. Anarşistlerin kurdukları tuzaktan ülkeyi kurtarmış biri olarak, boykotların karşısında durarak, ülkenin her yanında silahlar patlıyordu ve Ülkücüler tuzaklarla, kalleşliklere maruz kalıp canlarını ülkeleri için vermekten çekinmemiş memleketin her türlü sorununa sahip her yaştan Allah inancına haiz, kuvvetini O’ndan alan, ülkeleri için açık hedef haline gelen Ülkücülerdi.

Böyle bir gençlik teşkilatı kuran Başbuğ rahmetli oluncaya kadar Ülkücüler emrinde sabit kaldıkları gibi onun yadigar bıraktığı Milliyetçi Hareket Partisi ve ülke için canını veren Ülkücülerin yetiştiği Ülkü Ocaklarında yetişmişler Türkiye için en değerli şeylerini yani canlarını vermeye hazırdılar. Ülkücü Hareket böyle omurgalı, canlarını vatanları, davaları için vermeye hazır bir teşkilattır. Ve bu teşkilatın kurucusu başbuğlarıydı.

O ve emrindeki Ülkücüler bu vatanda bağımsız yaşamak için her türlü bilgiye, kuvvet, Allah’a ve onun gönderdiği peygambere ve İslam dinine hizmet eden büyük bir kuvvettiler, yanlış yapmaları beklenemezdi. Onun için içlerinde yetişip kendilerine kurdurulan partilere gidenler, başka, sahte sözde Ülkücülerin kurduğu partileri umut diye halka takdim edip kadrolarına aldığı Aydınlıkçılar, Komünistler, Kapitalistlerle masonlarla iman ve inanç kapsamında buluşanlar kendilerinin her ne kadar milletten yana olduklarını söyleseler de düşmanca hareket ettiler.

Ancak hepsinin yanıldığı kaya gibi sağlam, tarihten gereken dersi almış, Başbuğun talebeleri ömür boyu onun yanında hazır olan, Allah, Peygamber, Ezan, Türk bayrağı, Türk Milleti sevdalısı, Devletinin yanında gerçek insanlar, Ülkücüler olduğunu anlayamamışlar.

Yabancı istihbarat kuruluşları ne yaparsa yapsın, kimler düşmanların çizdiği sınırlar içinde yaşarsa yaşasın, onların dediklerini yapsın, şerefsizler şeref şan kazanamazlar. Başbuğ Alparslan Türkeş’in dönekler, döndüler için söylediği sözlerde ne kadar da haklıymış, rahmetli ne kadar da haklıymış. “Davasını bir kemik uğruna satanlar, ona buna kuyrukçuluk yapanlar bizim arkadaşımız olamazlar… Ülkücü hiç olamazlar!” Bu sözleri ne kadar da haklılık payı kazanıyor.

Biz hala Ülkücüyüz. Aramızdan ayrılıp başka partilere giderek Ülkücü olduğunu söyleyenler yalanla yaşamaktan vazgeçecek kendilerini, gerçek Ülkücülerin Başbuğ Alpaslan Türkeş’in kurmuş olduğu, Liderliğini, Ülkücülüğünü Devlet Bahçeli’nin yaptığı büyük Türk Milletinin eşsiz partisi Milliyetçi Harekette yaşanacağını cümle aleme ilan etmelidirler.

Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.