DOLAR 5,7536
EURO 6,3870
ALTIN 273,3
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

TÜRK`ÜN ADI,TARİHİ VE SOYU BELLİDİR!

17.11.2019
3.265
A+
A-

 

“Tarih’i “tekerrür” diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? “diye söylüyor Türk dünyasının düşünürü ve şairi Mehmet Âkif Ersoy.Bu sözlerin çok değerli,önemli ve kıymetli olduğunu anlamamız gerekir.Sanki bu değerli mısralar biz Türk’lerin her dönem tarihine ders gibidir.Çünkü bizler bazen tekerrür edenin tarih değil de bizim “tarihi hatalarımız” olduğunu unutuyoruz.Bu mısraları neden sizlerle paylaşdığımı açıklayacağım.Ama önce siz değerli okuyucularımıza,”hem-sohbet” lerimize “Azeri mi Türk mü?” isimli makalemi hatırlatmak isterdim.Azerbaycan’lı Türk’lerin milli kimliği ile alakalı bu araştırma makalemi yazmayı Azerbaycan’lı bir Oğuz Türk’ü olarak boynumun borcu bilmişdim.Çünkü mevzu çok önemli ve hassas idi. Söz konusu 2017 yılında kaleme aldığım araştırma makalemin başlangıcında da yazdığım gibi ,bu konu son zamanlarda çok tartışılıyor,müzakere ediliyor. Bazı işgüzarlar meslek yaşamlarının sonuna geldikleri için mi, yoksa damarlarında Rus,Fransız ,Fars,İngiliz veya Ermeni kanı bulunduğundan dolayı mı bilinmez, bizlere milletimizi ve ulusal kimliğimizi gerçeğinden çok farklı tanıtmaya çalışıyorlar. Benim fikrime göre bunu yapmalarının nedeni gündemde kalma çabası veya dış güçlerden almış oldukları emirlerdir.Çünkü 2019 yılında bir daha,yeniden bu konu Azerbaycan’da bir millet vekili tarafından gündeme özellikle getirilmişdir.Kardeş Türkiye medyasında da bunun ses sedası yayılmıştır. Bahsi geçen sözde “millet vekili” konuk olduğu tv programında utanmadan bazı safsatalar söylemişdir.Bu şahıs Azerbaycan’lılarla Türk’ler arasında kan bağının olmadığını,Osmanlı Türk ordusunun muzdlu ordu olduğunu idda ediyor ve Türk Kafkas İslam Ordusu’nun para karşılığında Azerbaycan’ı, Bakü’nü işgalden kurtarmak için yardıma,desteğe geldiğini söylemişdir.Hakikaten de,yalan ve iftira dolu açıklamalar yapmışdır.Bu millet vekili olacak olan şahıs,sözde millet vekili ya dünyadan habersiz cahil bir zattır ya da Azerbaycan Türk tarihini bilmeyen bir cahildir.Daha da kötü bir ihtimalle,Türk Birliği’ne karşı olan işgalci,sömürgeci devletlere hizmette geri kalmak istemeyen bir hain de olabilir…Bu cahil sözde vekil insanın genel tarihden de haberi yokdur.Türk ordusu asla tarihin hiç bir döneminde muzdlu-para karşılığında savaşan bir ordu olmamışdır.Bunu tüm dünya tarihçileri de yerli tarihçiler de bilir ve her çağda bu gerçek onaylanmaktadır ve tarihçiler özellikle belirtiyorlar ki,Türk ordusunun diğer kavimlerin askeri yapılarından farklı olan üç yönünü tespit etmişlerdir; 1. Türk ordusu ücretli değildir ,2. Türk ordusu daimidir,3.Türk ordusu temelde süvarilerden oluşur. (1).

 

Tarihi hakikatleri göz ardı ederek yalan yanlış savsatalar yayan Araz Alizade’nin kanında Fars,Ermeni veya başka türden kan karışığı olabilir ve bu nedenle böyle saçma sapan açıklamalar yapmakta ola bilir.Ama diğer tarafdan bu insanın tarihi bilgisinin olmadığı da belli oluyor.Beynini Sovyet-Rus dönemindeki masallar ve Stalin’in siyasi görüşlerinin işgal etdiğini ya anlayamıyor,ya da,”Azerbaycan’lı” diye bir millet isminin olmadığını bilmeyecek kadar cahil olabilir. Tarihçiler ve araştırmacılar, Azerbaycan isminin kökeni hakkında farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Ancak “Azerbaycan’lı” adında bir milletin olmadığı düşüncesinde hemfikir olmuşlardır.Tarihe bu açıdan baktığımızda, bu konuyu incelemiş olanlar bölge halkına “Azerbaycan’lı” veya “Azeri” isimlerini vermemiş ve böyle tanımlandırmamışlardır. Bugün, yaygın ve önyargılı bir şekilde, “Azerbaycan’lı milleti”, “Azeri milleti”, “Azerice dili” veya “Azerbaycan dili” gibi kullanımlar yaygınlaştırılmaktadır. Nedense bu durum Güney Azerbaycan’da değil de, Kuzey Azerbaycan’da böyledir. Kuzey Azerbaycan’da halkın dilinde “azeri” ve “azerice” kelimeleri özellikle kullanılıyor. Güney Azerbaycan’daki soydaşlarımız Fars zulmüne maruz kalmalarına inat daha cesurlar ve gerçeği değiştirmiyorlar. Güney Azerbaycan’daki soydaşlarımız her zaman ve her yerde Türk milletinden olduklarını ve dillerinin Türkçe olduğunu özellikle belirtiyorlar.Bu gerçeği Tebriz ziyaretimde bizzat gözlemledim. Kendilerini “Azeri” veya “Azerbaycan’lı” olarak adlandıranlar, tarihsel araştırma yaptıkları takdirde büyük bir hata yaptıklarını farkedeceklerdir.Farslar ateşe tapan küçük bir grubu “Azeri” olarak isimlendiriyor. “Azerbaycan’lı” adında bir milletin olmayacağını okuyan ve inceleyen herkes anlayabilir. Çünkü “Azerbaycan’lı”, “Amerika’lı”, “Fransa’lı” gibi ifadeler hangi ülkeden olduklarını belirten ifadelerdir. Bu şekilde bir millet adı olamaz. Nasıl ki, Irak’lı, Suriye’li, Libya’lı ve Dubai’li diye bir millet yoktur ve burada yaşayan insanların milli kimliği “Arap”tır, ve Azerbaycan’lıların, Özbekistan’lıların, Kazakistan’lıların, Türkmenistan’lıların, Türkiye’lilerin, Güney Azerbaycan’lıların, Irak’lı ve Suriye’li Türkmen’lerin milliyeti ise Türk’tür. Yani bu insanlar, ulusal azınlıklar hariç aslen Türk milletine mensupturlar. Milattan önceki dönemlerden XX. yüzyıla kadar, Azerbaycan’da yaşayan insanlara her zaman Türk ve konuştuğumuz dile de Türkçe denilmiştir. Sovyet-Rus döneminde, Rus’ların işgali ile birlikte “Azeri” ve “Azerice” ifadeleri özellikle yaygınlaştırıldı. (14) Stalin 1936’da “Türk milleti” denilmesine karşı çıkarak özellikle “Azerbaycan’lılar” denilmesini tebliğ ettirdi. Stalin’in amacı Türk’lere karşı,bir İngiliz yöntemi olan “böl, parçala, yönet” politikasını hayata geçirmektir. Unutulmaz şairimiz,Azerbaycan Türk’ü Bahtiyar Vahapzade’nin bu mısraları her şeyi izah etmeye yetiyor: “Qurdlar olub çobanların qoyunu, (Kurtlar olur çobanların koyunu) İtdən öyrənirsən öz soyunu, (İtten öğrenirse, kendi soyunu) Azərilik komunizmin oyunu, (“Azerilik” komünizmin oyunu) Azəri deyilik,Türk oğlu Türk’ük. (Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz. Demek ki bizlerin Türk milletine mensup olduğumuz gerçeği işgalcileri (Ruslar’ı,İngilizler’i,Fransız’ları, Fars’ları) ciddi anlamda rahatsız ediyor ve korkutuyordu. Merhum düşünür ve şairimiz Bahtiyar Vahapzade’nin şu mıslarının tam yeri olduğunu düşünüyorum:

“Anlaya bilmirəm, niyə “TÜRK” sözü,

Kiminsə başına düşən daş olub… ”

(Anlayamıyorum niye Türk sözü,

Kimin başına düşse taş olur?).

 

Sadece bu “millet vekili” olacak Türk düşmanı adam Azerbaycan’ımızın devlet simgesi olan üç renkli ,ay-yıldızlı şanlı bayrağındakı renklerin anlamından da haberi yoktur. Halbuki, bizler şanlı şerefli Oğuz Türk’leriyiz ve milattan 5 bin yıl öncesine uzanan kayıtlı belgeli bir tarihimiz var.Öte yandan bizim bağımsızlığımızın simgesi olan üç renkli şanlı bayrağımızdaki göğü simgeleyen mavi renginin Türk milletinden olduğumuzu ve soyumuzun Göktürk’lerden geldiğini işaret ettiğini anlamaları gerekir. Bunu Azerbaycan’ımızda ilkokul birinci sınıfta okuyan öğrenciler bile bilirken bazı milletvekili veya akademisyenlerin bilmemesi gerçekten hiç inandırıcı değil. Bu önyargılı Türk düşmanlığına son verilmesi gerekmektedir! Türk’lük şereftir.Azerbaycan devlet ismidir ülkemizin adıdır ve vatan olarak yurt olarak Azerbaycan’da yaşayan insanlar Azerbaycan’lıdır. Nasıl ki,Azerbaycan’ın merhum devlet başkanı Haydar Aliyev de her zaman “Türkiye ve Azerbaycan bir millet, iki devlettir” demiştir.Yani merhum lider Haydar Aliyev de Türk olduğumuzu söylemiş ve bu yönde siyaset hayata geçirmişdir. Araz Alizade’ye ,Hocalı’da Ermeni’lerin Azerbaycan Türk’lerine karşı yaptıkları soykırımının sebeblerini araştırmasını ve Zori Balayan’ın Hocalı’da türetdikleri soykırımdan söz etdiği “Ruhumuzun Canlanması” kitapını okumasını öneriyorum.Bu kitabı okursa belki anlar düşman bile Azerbaycan’lıların Türk olduğunu biliyor ve kin besliyor.Evet, merhum liderimiz,devlet başkanımız Ebulfez Elçibey’in söylediği gibi “Sen Türk olduğunu unutsan da düşman asla unutmaz”.Ermeni’ler,Rus’lar,Fars’lar,İngiliz’ler ve Fransız’lar bunu asla unutmuyor. Ermeni Zori Balayan’ın yazdığı “Ruhumuzun Canlanması” kitabının isminden de anlıyoruz ki,Ermeniler biz Türk’lere karşı soykırımı türetmekden zevk alan bir faşist pisikolojisine sahibdirler. Özellikle Türkiye’mizin teroristlere karşı önemli harbi harekatlar yapdığı, Fransa ve Amerika’nın da buna karşılık olarak kondarma,uydurma “Ermeni soykırımı”nı dillendirmeğe başladığı bir zamanda bu safsataları ortaya atan dırnak arası ” millet vekili’ ve onun Fars-Rus ,İngiliz,Fransız,Ermeni dostlarına istediklerine ulaşamayacaklarını bildirmek isterdim.Makalenin başlagıcında hatırlatdığım Mehmet Akif Ersoy’un ” Tarih’i “tekerrür’ diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı ,tekerrür mü ederdi?” sözlerinden gerekli dersi bizler aldık ve hususi siparişle gündeme getirilen bu safsataların birlikde “iri,diri ve güçlü” olmayı hedefleyen Türk milletine karşı “böl,parçala,yönet” siyasetinin bir parçası olduğunu anlıyoruz. Sözümü merhum şair ve düşünürümüzün şu mısralarıyla bitirmek isterim:

Əslimi, nəslimi tanıyıram mən,

Qarışıq deyiləm özümdən hürkəm.

Sən kimsən, sən nəsən, özün bilərsən

Mən ilk qaynağımdan Türk oğlu Türkəm!

(Aslımı, neslimi tanırım ben, Karışık değilim özümden ürkeyim,

Sen kimsin, sen nesin, aslını bilir misin?

Ben ilk kaynağımdan Türk oğlu Türküm!)

Ne mutlu Türküm diyene!

P.S. Her zaman öz maslahatlərı ve değerli bilgileri ile destek olan Türk komutan İshak Çelik beye teşekkürümü bildirirəm!

 

AYNUR TALIBLI  Tarih ve Medeniyet Araştırmacısı.

Faydalanılan kaynaklar:

1.i.Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, 2. baskı, İstanbul 1983, s.269-270; B.Ögel, Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi, C. 1, Ankara 1981, s.214; L.N.Gumilev, Hunlar, Çev. A.Batur, 3. baskı, İstanbul 2003, s.378; A.Ahmetbeyoğlu, Avrupa Hun İmparatorluğu, Ankara 2001, 35

2. Yazar Aynur Talıblı’nın”Azeri mi Türk mü? Yüz Yıllık Asimilasyon Projesi.”isimli araştırmasından.

3.Yazar Aynur Taliblının “ Sen Bizi Bağışla Zehram” isimli makalesinden.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.