DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

Türküm Doğruyum Çalışkanım

21.10.2018
3.360
A+
A-

Okullarımızdan 2013’te kaldırılan andımız için Yargıtay’a dava açılmış ve bu yıl şu günlerde yargı Türk Milleti adına kararını vermiştir. Kimse kusura bakmasın bu çok önemlidir. Yargının bağımsızlığına inanıyorsanız verdiği karara da saygı göstereceksiniz. Papazın yargı kararıyla serbest bırakılmasından dolayı yarım ağızla da olsa ses çıkarmayanlar, andımız konusunda okutulmasına devam dediğinde bülbül kesilenler Türk değil mi sorusunu insanın aklına getiriyor.

Rahmetli Afet İnan’ın anlatımına göre ilkokullarımızda okutulan andımız şu şekilde ortaya çıkmış: “1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya Köşkü’ne geldiği vakit, Atatürk’ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. ‘Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir ant meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı’ dedi. Kâğıtta şöyle yazıyordu: Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak; yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Bu sözler, Türk çocukları tarafından o yıldan beri tekrarlanmaktadır. Vatanperver Dr. Reşit Galip, evvelâ bir baba olarak bu hisleri duymuş; sonra da Millî Eğitim Bakanı olarak okul çocuklarına bu andı içirmişti.”

Daha önce okuması değiştirilen andımız 1997 yılında şu şekilde söyletilmeye başlandı: “Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene!”

Ve yıllar sonra gereksiz şekilde, birilerini sevindirmek için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı ‘Demokratikleşme Paketi’nin” çarpıcı maddelerinden biri, ilkokullarda her sabah öğrencilere okutulan ‘Andımız’ın kaldırılmasıydı. Bu bizi biz yapan özelliğimizin PKK’lıları ya da başkalarını incitmemek adına kaldırılma şekline gidildi.

Sonrasında mademki hukuk devletiyiz yargıya intikal eden bu kaldırmanın Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “öğrenci andı” başlıklı maddesini yürürlükten kaldıran yönetmeliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açmıştı.

Toplumda infial uyandıran bu kaldırma kararı için 2013’de İstanbul Mitinginde sayın Lider Devlet Bahçeli şöyle seslenmişti: “Andımız geri getirilecek, milli bayramların asıl anlamına uygun kutlanması sağlanacak, tüm milli hak ve kazanımlar eski itibarını elde edecektir. Bu, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in yemini ve sözüdür.”

Ve açılan dava nihayet sonuçlandı. Kararda, “Uzun yıllardır uygulanan genç nesillerin ülkesine anayasal vatandaşlık temelinde aidiyetini güçlendiren ve öğrencilerde değer oluşumuna olumlu yönde katkı sunan öğrenci andının kaldırılmasını gerektirecek idarece yapılmış eğitim biliminin gerekleri ve pedagojik formasyon ilkeleri bakımından değerlendirmeler içeren dava dosyasına sunulmuş araştırma, inceleme ve tespit bulunmadığı” belirtildi.

Papaz hakkında alınan karar karşısında susanlar, ses çıkarmayanlar hiddetli bir şekilde kararı eleştirmeye başladılar. Bunun üzerine Lider Devlet Bahçeli şu sert açıklamayı yapmıştır:

“Sayın Bekir Bozdağ Danıştay kararına çok bozulmuş, anayasa ve yasanın alenen çiğnendiğini söylemiş. İşine geldi mi yargıya saygıyı bekleyen, işine gelmedi mi yasa çiğnendi diyen Sayın Bozdağ ve onun gibi düşünenlerin hala çözülme süreci üslubuna müracaatları talihsizliktir” diyen Bahçeli, “Sayın Bozdağ Kürdüm, özgürüm diyebilir. Dilini tutan yoktur. Sus otur yerine diyen de yoktur. Buyursun, mizaç ve meşrebine müzahir değerlendirmesini yapsın. Türk milleti kendisini en güzel ve yüksek mevkilere taşımıştır. Ama kendisi Türk milletini düşürmeyi aklından geçirmesin. PKK’lıyım, bölücüyüm, Kürdistan için çalışırım diyen varsa cezası bellidir, sonuçlarına katlanacaktır. Uyarıyorum, Sayın Bozdağ buna çok dikkat etsin. 81 ilde basın açıklaması yapan malum bir sendikanın başkanı da durum muhasebesi ve özeleştiriyi yapacak milliliği göstersin.

Papaz kuş gibi uçar gider yargı kararı denilir. Andımızla ilgili yine yargı karar verir, ne var ki karşı çıkılır. Bunun neresi adil, neresi ahlakidir? Andımız milli kimliğimizin alameti farikalarından birisidir. Sevmeyen varsa sussun, okumayacak varsa kendi işine baksın” ifadelerini kullandı.

Bizde bu açıklama için bir Türk vatandaşı olarak sayın Lider Devlet Bahçeli’ye sonsuz teşekkürler ediyoruz.

Sağlıcakla kalın!

FİKRİ ATILBAZ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.