DOLAR 5,7534
EURO 6,3740
ALTIN 275,0
BIST 100.525
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

“Türklüğe Suikast”

05.05.2014
49
A+
A-

Fikri Atılbaz

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen 3 Mayıs Milliyetçiler Günü kutlamaları ve 2. Türk Gençlik Kurultayı Ankara Arena Spor Salonu’nda yapıldı. Kurultayda konuşma yapan ve konuşmasının bir yerinde Başbakan Erdoğan’ın 1915 olaylarına ilişkin yaptığı açıklamayı eleştiren bölümünde, MHP Lideri Devlet Bahçeli şöyle dedi;

“Bizi bölmek istiyorlar. Küsüp ayrılmamız için haince tuzak kuruyorlar. Bir avuç eşkıya askerlerimizi karışıp psikolojik üstünlüğe geçmeye çalışıyor. Milliyetçiliği suçluyorlar. Türklüğe suikast düzenliyorlar. Milli güvenliğimize fitne saçıyorlar. Ermeni diasporasına, yüzbinlerce, Müslüman Türk’ü vahşice katleden şerefsizlere taziyede bulunuyorlar. Özür diliyorlar. İkaz ediyorum: Coğrafyamız tartışılırsa, milletimiz, milletimiz tartışılırsa devletimiz, devletimiz tartışılırsa, bayrağımız, bayrağımız tartışılırsa, varlığımız ve bağımsızlığımızı ateşle atılacaktır. Bunalar ne fantezi ne de paranoyadır”

XXXXXXX

Lider Devlet Bahçeli’nin sözlerinin doğruluğu tartışılabilir mi? Gerçekten de bu gün Türklüğe suikast düzenlenmektedir. Türklüğe suikast düzenleyen zihniyet, bu gün Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sınırlarını, dağını taşını velhasıl Türk vatanını korumakla yükümlü olan Türk Ordusunu, Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde karakollara, kışlalarına hapsetmiştir. Bunu sağlayan İmralı’da yatan bebekkatilinin sözünden çıkmayan kara zihniyettir. Kendi zihni yapılarının üstüne, bir de Türk’e düşman bir zihniyetin istekleri eklenince, Türkiye’yi bir felakete sürüklemektedir.

Ermeni tehcir olayıyla ilgili birçok şey okuduk bu güne kadar. Ancak Ermeniler Uluslar arası camiada harıl harıl çalışırken Türkiye’de iktidar olanlar sadece biz haklıyız demekle yetindiler. Evet, hiçbiri soykırımı kabul etmediler; ancak biri çıktı geçmişte meydana gelen tehcir olayında ölen Ermenilere taziye mesajı yollayarak, Emperyalizmin evrensel kuralları içine daldı. Bir de bu açıklamayı karşılık beklemeden yaptık dedi. Sizin taziye yayınlamanıza gerek yok dediler. Bizi yöneten bu zihniyet, Türk milletini kabullenemeden evrensel oldu. Zaten onların siyasi ümmetçilik anlayışıyla, evrensellik kavramı uyuşmaktadır. Onlara göre, nasıl olsa bir gün herkes ümmet olacaktır.

XXXXXXX

Tam bu noktada şunu hatırlatmak isterim; biz Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed’in (S.A.V) ümmetiyiz. Bununla da şeref ve gurur duyarız. Ancak biz şeref ve gurur duyulmayan, ne olduğu ve sonucu nerelere varacağı kestirilemeyen siyasi Büyük Ümmet Projesinin ümmeti olmayız, olamayız.

Biz, sadece Allaha kulluk ederiz. Biz, kendini haşa yarı ilah yerine koyan birinin ümmeti değiliz. Biz sosyo-psikolojik açıdan akli, zihni melekelerine sahip olan bir hareket olarak, Türkiye’yi tehlikeye atan, çıkmaz sokağa sokan, seni bataklıkta açan nilüfer çiçeği yapacağım diyenlerle birlikte asla olmadık, olmayız.

Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça, hemen her kesimiyle kavgalı olduğu cumhura baş olmak isteyen Erdoğan, gittikçe kantarın topuzunu kaçırmaktadır. O istiyor ki herkes önünde diz çöksün. O istiyor ki istediğini şövalye, istediğini dük, istediğini konsül ilan etsin. O istiyor ki bütün bunları yaparken hiç kimse işine karışmasın. Ben ülke içinden kimseyi işime müdahale ettirmem demektedir.

Ancak herkesin önünde diz çökmesi için bu zatın taç takması gerekmektedir. İşte bu noktada birliktelikler, kopmaya sebep olmuştur. Birileri dini vasfımızla bu tacı biz takarız dedi; fakat zatı muhterem bunu kabul etmedi. O dedi ki, ben kendi tacımı kendim takacak kudretteyim. Ve savaş başladı.

XXXXXXX

Komik olan, Türkiye’yi bölmek, parçalamak isteyen BOP’un emir erliğinden çıkmayan birinin, kendi tacımı kendim takarım, ben bu kudretteyim demesidir. Bu anlattıklarıma bakarak bazıları amma hikaye yazmışsın, deli saçması demesin. Çünkü aynen bunlar Milliyetçi Ülkücü Hareketin Lideri Devlet Bahçeli’nin dediği gibi, “Bunalar ne fantezi ne de paranoyadır”

Bu iktidar ve Türkiye’ye hakim olan güçler, sermaye, Ülkücüler ‘komşularımızın bu topraklarda gözleri var’ açıklamalarına hep paranoya diyordu. Alın size ‘sıfır sorunlu’ Türkiye, bir iki kişinin hezeyanlarıyla yönetiliyor. Paranoyak kim, normal kimmiş gördük.

Diyecekler ki, hep Hıristiyanlık terminolojisi kullanmışsın, hiçbir yerinde İslam yok. Doğrudur, yalnız bunu söyleyenlere sorarım, bu zihniyetin ve dindar geçinenlerin Müslümanlıkla ilgileri var mı?

Ayette belirtilmiştir ki, Dostları (velileri) Hıristiyan ve Yahudi olanlar, onlardan olmuştur!

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.