Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

Türkiye’yi zirveye taşıyanlara bravo!

05.03.2013
A+
A-

Muharrem Bayraktar

Türkiye, birçok konuda dünya çapında zirveye oturmuş durumda. Evet, zirvedeyiz. Dünyanın zirvesindeyiz. Ama zirve olduğumuz hususlar övüneceğimiz değil utanacağımız hususlar maalesef. Yüzünde ar olanların utanacağı hususlar.
Dikkat edin:
Dünyanın en pahalı mazotu Türkiye’de, dünyanın en pahalı benzini Türkiye’de, dünyanın en pahalı gübresi Türkiye’de, dünyanın en pahalı suyunu Türkler tüketiyor, dünyanın en pahalı elektriği Türkiye’de, dünyanın en pahalı doğalgazı Türkiye’de, dünyanın en pahalı telefon görüşmelerini Türkler yapıyor (telefon görüşmelerinin yüzde 48’i vergi), dünyanın en pahalı samanını Türk topraklarındaki hayvanlar yiyor.
Devam edelim:
Dünyanın en pahalı internetini Türkler kullanıyor, dünyanın en pahalı eti Türkiye’de, dünyanın en pahalı burun damlası (nedir burun damlası, denizden alınan su), dünyanın en pahalı hamur mayası ve dünyanın en pahalı pasaport harcı Türkiye’de.
Beş yıl süreli pasaport alacaksınız, içinde 10 -15 sayfa kâğıt var. Maliyeti en fazla 1 lira. Ama tamı tamına 500 lira veriyorsunuz pasaporta. Yani 500 kat kar ediyor devlet.
Dünyada vatandaşını böylesine kazıklayan, vatandaşını böylesine tavuk gibi yolan, vatandaşına böylesine fahiş ötesi fiyatlarla mal satan başka bir ülke yok.
Ama bu ülkenin yöneticileri “biz Türkiye’yi çağ atlattık “ diye övünüyorlar.
Evet, kazıkta çağ atlattınız.
Bu tablo karşısında insan ancak utanır, yüzü kızarır; “yazıklar olsun bize, biz ne beceriksiz yöneticileriz ki vatandaşlarımıza dünyanın en pahalı hizmetlerini verme zulmünü gösterdik.
Bu zulümdür.
Halkına bedava elektrik, bedava su, bedava hastane hizmeti, bedava ekmek veren Esad’ı zalim diye suçlayanlar bilsinler ki gerçek zulüm halkını böylesine korkunç fiyatlarla inim inim inletenlerdir.
Peki, nasıl oluyor da vatandaş olup bitenin farkına varmıyor. Nasıl oluyor da bütün bu olup bitene “çok şükür diyen” bir halkımız var?
Geçtiğimiz günlerde televizyon kanallarında bir haber yayınlandı. Hem de allandıra ballandıra yayınlandı bu haber. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yeni bir uygulama başlatacakmış. Buna göre benzin almak istediğinizde aracınızın bulunduğu yere en ucuz akaryakıt satan istasyonun adresi telefonunuza mesajla bildirilecek. İndirim dediği 3-5 kuruşluk indirim yapan yerler. 10 litre benzin alsanız 50 kuruş kardasınız.
Televizyon kanalları (başta ATV olmak üzere!) vatandaşa soruyorlar: Bu uygulamayı nasıl buldunuz?
Vatandaş cevap veriyor: Çok iyi bulduk.
Bir litre benzinin Türkiye’ye maliyeti 1 liranın altında. Nerdeyse 4 lirası vergi. Yani vatandaş aslında milletini seven, tefeci zihniyete mensup olmayan bir hükümetin döneminde 15 liraya alması gerektiği 10 litre benzini 50 liraya alıyor sonrada telefonuna gelen “filan istasyonda benzinin litresi 2 kuruş daha uzuz” diye gelen mesajı takdir ediyor hükümetin bu büyüüük icraatını alkışlıyor. Topu topu 50 kuruş kazancı var bu işten!
Buna biz beyin yıkama diyoruz.
Halkı hem ezeceksin, hem de “ey halkım ben seni düşünüyorum, diyeceksin, halk da elinde yok avucunda yok bir halde olmasın rağmen “Allah razı olsun bunlardan diyecek.”
Buradan vatandaşa sesleniyoruz: Beyninizi yıkayanlara kanmayın. Bu kazıklara rıza göstermeyin. Bunların bu kazık zulmünü unutturmak için uyguladığı dalaverelere kanmayın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.