DOLAR 5,7716
EURO 6,4587
ALTIN 272,1
BIST 110.115
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

“Türkiye’yi Böleceğiz” Diyorlar, Yönetenler Böl Diyor !

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
14.10.2014
63
A+
A-

Yıldıray Çiçek

ABD’nin güvenlikten sorumlu danışmanı (eski Dışişleri Bakanı) Condoleezza Rice 7.8.2003 tarihli Washington Post gazetesinde “Transforming The Middle East – Ortadoğu’yu Dönüştürmek.” başlıklı yazısıyla Fas’tan Basra körfezine kadar Ortadoğu’da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini, Türkiye’nin de bunların içinde olduğunu vurgulamıştı.

ABD’nin Türkiye’yi hedef alan sözleri ortada iken, Türkiye’nin başına her manada bela olan Recep Tayyip Erdoğan da televizyon ekranlarından, milyonların huzurunda şu cümleleri kurmuştu:

“Şu anda Amerika’nın da Büyük Ortadoğu Projesi var ya, Genişletilmiş Ortadoğu, yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir merkez, bir yıldız olabilir. Bunu başarmamız lazım.”

***

Son yıllardaki gelişmeleri ve PKK’nın Diyarbakır merkezli Türkiye genelinde başlattığı son terör eylemlerini Condoleezza Rice ve Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri ışığında değerlendirdiğinde olayların temelini çok net anlarsınız.

Türkiye’nin bölünmesini hedef alanlar için en verimli atmosfer iç çatışmaların, etnik temelde bölünmelerin yaşandığı ortamdır. Afganistan, Irak, Suriye gibi ülkelerde etnik ve aynı dine bağlı olsalar da mezhep temelinde bölünmeler, bu ülkeleri ne hale getirdiği ortadadır. Bir ülkenin bölünmesini tetikleyecek en büyük olaylar bunlardır. PKK’yı kullanan küresel güçler yıllardır bunu gerçekleştirmeye çalışmaktadır. AKP’nin 3 Kasım 2002 yılında iktidara gelmesinden bugüne geçen zamanda da maalesef o kanlı küresel el, Türkiye’yi bölmek için iştahlanmış, umudu artmış durumdadır.

Şuan Türkiye’nin başında PKK ve Barzani’yle yol yürüyen, her fırsatta sözde Kürdistan’a selam yollayan Erdoğan ve Davutoğlu ikilisi vardır. Zaten Kürdistan’ı kabul etmeleri, Türkiye’nin bölünmesini de onaylamaları anlamını taşımaktadır.

“İran’dan, Irak’tan, Suriye’den ve Türkiye’den toprak parçası alıp, büyük Kürdistan’ı kuracağız” diyen Barzani’ye bu ikilinin gösterdiği ilgi her şeyin ispatı değil mi?

Ortadoğu Bölgesinin yaşadığı kanlı kaos ortamı Türkiye’ye de sıçramıştır. Çok net görülüyor ki, iç çatışma çıkarmak için her türlü karanlık oyun oynanmaktadır. PKK’nın Güneydoğu’da hem asker, hem polis, hem de Hizbullah ile çatışması, Batı’da da asker ve polisle çatışıp, MHP ve Ülkü Ocakları binalarına yaptığı tahrik ve tacizler oynanan oyunu gözler önüne sermektedir.

Ayn el-Arap’taki (Kobani) bahanesiyle Türkiye’nin yakılıp, yıkılması karanlık hedeflerin en büyük provası olmuştur. AKP’nin varlığı, basiretsizliği ve ihanete ortak olan zihniyeti bu provaların sayısını artıracaktır. Çünkü Türkiye’yi Türk milleti için değil, başkaları için yöneten bir Cumhurbaşkanı ve Başbakan varlığı söz konusudur.

Çünkü bu zihniyetin BOP’da üstlendiği aktif görev aynı zamanda “Türkiye’yi de bölebilirsiniz” onayı olmuştur. Türk milletinin bu durumu görmesi elzem olmuştur.

Bugüne kadar görmemesi büyük tahribatlara yol açmış, ülke üzerinde hedefi olanlara güç kazandırmıştır. Ama son aşamaya gelinmiş olan hedefler engellenmezse Türkiye’nin Irak’a, Suriye’ye, Afganistan’a vb. ülkelere dönüşmesi kaçınılmazdır. Zaten düşman bu durumu açıkça tüm dünyaya duyurmuştur. Eğer Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’nun misyonları herkes tarafından anlaşılmazsa, Türkiye bir felakete sürüklenecektir.

Kaosun kucağına oturtulmuş Türkiye’deki her gelişme bunu göstermiyor mu? Daha Türkiye’nin ilini, ilçesini, köyünü, kasabasını korumaktan aciz adamlar, Suriye ile savaş çıkarma peşinde koşmaktadır.

Bunlar ülkeye bir felaket habercisi olarak geldi ve her türlü felaketi de Türkiye’nin başına toplamıştır.

Bu mübarek ülkeye yazık ki, başında Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu gibi isimleri yönetici diye taşıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.