DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmur

TÜRKİYE S–400 ALABİLECEK Mİ?

30.05.2019
3.519
A+
A-

Türkiye, 2015 yılı sonbaharında Antalya’da yapılan G–20 Zirvesi öncesi 26 ay değerlendirme sonrası baskılara dayanamayarak Çin’den Hava Savunma Sistemleri ve Çeşitli Füze Alımından Vazgeçmişti.

Türkiye, ABD ve NATO ülkelerinin yoğun itirazına konu olan, teslimi Haziran 2019 tarihinde yapılacağı açıklanan Rus yapımı S–400 Hava Savunma Sistemi ve Füze Alımından aynı tarihlerde yapılacak G–20 Zirvesi öncesi vazgeçebilir mi?

SSCB’nin dağılması sonrası Dünyanın tek kutuplu ABD hakimiyetine geçmesi sürecinde yaşananları fark eden Türkiye, Dış politik ihtiyaçlarını yeniden düzenlemiştir.

Bu süreçte Türkiye savunma araç, silah ve gereçlerine ulaşmasının daha zor hale geldiğine görmüş, yerli savaş sanayisine ayrı bir önem vermiştir.

Ülkemiz bu gün şükürler olsun ki tank, zırhlı araç hafif ve ağır silahlar başta olmak üzere konvansiyonel savaş araç, gereç ve mühimmatını yerli kaynaklardan yüzde yüz temin edecek hale gelmiştir.

Türkiye ayrıca bir taraftan dış tehditlere karşı tedbir almaya çalışırken diğer yandan binlerce insanının hayatına ve trilyonlarca dolarına mal olan bölücü terörle mücadele etmek zorunda kalmıştır. Çoğu zaman Türkiye ile aynı blokta bulunan sözde müttefik ülkeler ve bazı komşularının desteklediği bu kanlı örgütü tamamen ortadan kaldırmak için ihtiyaç duyduğu helikopter, insansız ve silahsız insansız hava araçlarının temininde de zorluklarla karşılaşmıştır.

Türkiye, İsrail’den satın aldığı “Heron”ların sayısını arttırmak ve ABD’den silahsız insansız hava aracı “Hellfire” edinme isteğinin geri çevrilmesi üzerine kendi “İHA ve SİHA”larını üretmeyi başarmıştır.

Kötü komşu istemeden Türkiye’yi mal sahibi yapmıştır.

Söz konusu hava araçlarının güvenlik güçleri tarafından kullanımı kanlı terör örgütünün marjinal seviyeye gerileyişinde önemli etki yaratmıştır.

Türkiye 2013 yılında hava savunma sistemini güçlendirmek üzere Uzun Menzilli Hava ve Füze Savunma Sistemi alımı için Uluslararası ihale yapmıştı. Hem ihtiyaçlarının kısa vadede karşılanması, hem de teknoloji transferini sağlamak için yapılan ihaleye en uygun teklifi 3,4 Milyar dolar ile Çin vermiş ihale komisyonu da diğerleri arasında bu teklifi kabule değer bulmuştur.

O güne kadar Türkiye’ye her silah satışında nazlanan ABD ve teknoloji transferine yanaşmayan batılı ülkeler NATO standartları bahanesiyle ayağa kalkmışlar, içimizdeki NATO kafalıları da yanlarına alarak hükümete olağanüstü baskı uygulayarak iki yıllı aşan mücadeleden sonra ihalenin iptalini sağlamışlardır.

Söz konusu alımdan Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yapılan açıklamayla G–20 zirvesi dolaysıyla tüm gözlerin Türkiye’ye çevrildiği bir süreçte vazgeçilmiştir.

Ağzımıza bir parmak bal nevinden bir süreliğine Türkiye’ye Güneyden gelecek tehditlerin savuşturulması için ABD yapımı Patriot bataryası NATO kapsamında yerleştirilmiş ancak daha sonra tekrar sökülerek Avrupa’ya götürülmüştür.

Tüm bunlar olurken Türkiye, 2015 yılında geri adım atmak zorunda kalmış olmasına rağmen yerli olarak 280Km. menzilli Bora başta olmak üzere değişik füzeler üretmeyi başararak ordumuzun kullanımına sunmuştur.

Ülkemiz bunun yanı sıra Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi ve Füze Alımı kararını yeniden hayata geçirerek bu alanın en iyisi olan Rus yapımı S–400 Hava savunma sistemini 2,5 Milyar dolar bedelle satın almak üzere anlaşma yapmıştır.

Rusya tarafından S–400 Bataryasının içinde bulunduğumuz Haziran ayında teslim edileceğinin ilan edilmesiyle başta ABD olmak üzere NATO üyesi ülkeler Anakara’ya baskısını arttırmıştır.

Türkiye’nin bu baskıları çeşitli şekillerde etkisiz hale getirerek satın alımı tamamlamaya çalıştığı süreçte içerde de ABD ve NATO yandaşı kesimler ve politikacılarda itirazlarını arttırmışlardır.

Bu kapsamda her zaman ABD karşıtı olduğu düşünülen solcularımız ve Marksist kökenli HDP mensubu bölücüler

S–400 satın alımından vazgeçilmesini çeşitli bahanelerle talep etmektedirler. Zillet İttifakının büyük ortağı CHP ve yancısı İP’de S–400 muhalifi dahili lobide yerini almıştır.

İP’in ablası tıpkı CHP yandaşı gazeteci hemcinsi gibi 400km. menzilli S–400’lerin sarayın korunması için kullanılacağını söylerken oyuna CHP genel başkan yardımcısı düzeyinde dahil olmuştur.

CHP’nin diplomat kökenli genel başkan yardımcısı yaptığı basın toplantısında Türkiye için alımı son derece önemli olan S–400 konusunda pişmiş aşa su katarak teslimi gündemdeyken alımın ertelenmesi önermiştir.

Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü dedirttirecek bu gelişme ne anlam taşımaktadır?

CHP, İP, HDP ve neredeyse tüm sol fraksiyonların oluşturduğu blok, S–400 karşıtlığı ile kimlere ne mesaj veriyor?

Sorunu cevabını yine biz verelim.

Mesaj çok net ortadadır.

Türkiye’de tüm iktidarların ABD’den icazet almak durumunda olduğu kanaati yaygın olduğunu göz önüne alırsak verilmek istenen mesaj, “onu alma beni al, onu değil beni hükümet yap”tan başka bir şey olamaz.

İçinde bulunduğumuz dış tehditleri en çok hissettiğimiz dönemde Erdoğan muhalifleri iktidarı zaafa uğratıp devirmek için her şeyi yapabilecek bir noktaya gelmiştir.

Hastalıklı muhalefet anlayışlarını iktidarın en tutarlı dış politika ve milli güvenlik konuları dahil her alana taşıma sorumsuzluğu içinde olduğunu ortaya koymaktadırlar.

Türkiye, 2015 yılı sonbaharında Antalya’da yapılan G–20 Zirvesi öncesi 26 ay değerlendirme sonrası baskılara dayanamayarak Çin’den Hava Savunma Sistemleri ve Çeşitli Füze Alımından Vazgeçmişti.
Türkiye, ABD ve NATO ülkelerinin yoğun itirazına konu olan, teslimi Haziran 2019 tarihinde yapılacağı açıklanan Rus yapımı S–400 Hava Savunma Sistemi ve Füze Alımından aynı tarihlerde yapılacak G–20 Zirvesi öncesi vazgeçebilir mi?

Türkiye elini uzatıp alabilecek konuma geldiği dünyanın en iyi hava savunma sisteminden sırf ABD istiyor diye vazgeçecek olursa büyük bir imkanı kaybedecek ve hata yapmış olacaktır.

Bu noktadan geri dönmek savunmamızın zaaf içinde kalmasına ve ülkemizin havadan tehditlere açık olmasına yol açacaktır.

Bir hususu da akıldan çıkarmayalım ki 1974 ABD ambargosundan beri Türk Amerikan ilişkilerine şüphe hakim olmuş, güven ortadan kalkmıştır. Söz konusu güvensizlik o günden bu yana yaşanan olaylarla artmaya devam etmiştir. Konjonktür değişikliği ve ABD-Türkiye arsındaki menfaat çatışmaları sonucu stratejik ortaklığımız yara almıştır.

Bu güvensizlik nedeniyle her iki devlet tarafından yeni planların uygulandığı herkesin bildiği bir gerçektir.

Türkiye bundan böyle güvenliğini ABD merkezli sağlayamaz, mutlaka yeni bir zemine oturtmak, daha doğrusu uygulamaya konulan yolda ilerleyişini sürdürmek durumundadır.

Not: Ne kadar ilgi görür, ne kadar derde derman olur bilemem ama bir gazetede gözüme ilişen MHP Genel Başkan yardımcısı Feti Yıldız’ın hem Rus yapımı S–400 hem de Amerikan yapımı Patroit alınsın teklifi bana ilginç geldi.

Milli savunma ve Dış işleri uzmanları tarafından bu güne kadar önerildiğine şahit olamadığımız alımı, Türkiye hayata geçirebilirse iki farklı temelde üretilen silahlara karşı muazzam bir hava güvenlik şemsiyesi oluşturarak çok karlı çıkma şansını yakalamış olacaktır.

AHMET ORHAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.