Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Az Bulutlu

TÜRKİYE ÖLDÜ DE AĞLAYANI MI YOK!

TÜRKİYE ÖLDÜ DE AĞLAYANI MI YOK!
02.08.2020
A+
A-

Türkiye’de muhalefetin ne söylediğine dikkat kesilip kulak verirseniz aman Allah’ım biz çoktan ölmüşüz de cenazemizi kaldıracak kimse kalmamış sanırsınız.

Söylenenlere inanırsanız;

Sanayi durmuş, üreten makineler çalışmamaktan paslanmış.

Tarlalar kendi haline terk edilmiş, yaban otları her yeri kaplamış.

Sular kesilmiş, tüm ağaçlar ve meyveler kurumuş.

Şehirlerde sokaklarda açlıktan kıvranan başıboş hayvanlardan başka canlı kalmamış.

Adeta terk edilmiş kovboy filmlerindeki kasabalar gibi ıslık çalan rüzgarlar önünde kurumuş çalı-çırpılar uçuşmakta.

Yokluk ve yoksulluktan bez parçalarına sarılmış insanlar adeta zombi kılığında birkaç iyi durumda insana ellerini açmış saldırır durumdadır.

Bu çizmeye çalıştığım tablo sorumsuz muhtemelen muhalefetin bilinç altına okyanus ötesinden yerleştirilmiş kabustan başka bir şey değildir.

Elbette muhalefette bunun uydurma bir tablo olduğunu bilmektedir.

Gayri milli muhalefet centilmenlik içinde, demokrasinin ruhuna uygun olarak Cumhur İttifakını alt edememenin ezikliğiyle her türlü tezvirat ve yalanı kullanarak avantaj elde etme peşindedir.

Oysa gerçekte tüm renkleriyle olan biteni görmeye dikkat kesildiğinizde tablonun çok farklı olduğunu her insaf sahibi Türk vatandaşı kabul edecektir.

Bırakın ülkemizin tarihini belki de dünya tarihinin en uzun süreli evrensel salgınının yaşandığı bu günlerde tüm devletlerin başından dumanlar çıkmaktadır.

Her toplum elindeki tüm imkanları kullanarak yaşanmakta olan süreci en az hasarla atlatmanın peşindedir.

Buna rağmen dünyanın en büyük ekonomilerinin başında yer alan ABD ve Almanya’nın bile geldiği son nokta ortadadır.

Dünyanın en büyüklerinin biri olmanın yanında belki de en sağlam 2-3 ekonomisinden biri olan, istikrar ve sürekliliğin abidesi Alman ekonomisi bu yılın ikinci çeyreğinde % 10,1 küçülmüştür.

Dünyanın tartışmasız süper gücü olan ABD ekonomisi ise kendi tarihinin rekorunu kırarak % 32,9 küçülmüş durumdadır.

Demem o dur ki ülkeler arsındaki ticaret azalmış iç ticaret büyük miktarda gerilemiştir.

Dünyada yaşanmakta olan tablonun bir benzerinin de Türkiye’de yaşanması kaçınılmazdır.

Yukarıda verdiğim yüzde10-35 arası bir 2. çeyrek rakamı Türkiye için felaket değil başarı göstergesi kabul edilmelidir.

Maalesef ihracatımız geçtiğimiz aylarda neredeyse

% 50’ye yaklaşan oranlarda azalmış iç talepte sıkıntılar yaşanmıştır.

2020 yılbaşından bu yana evrensel boyuttaki krizin etkisi ve uzmanların tavsiyesiyle insanların gönüllü olarak evlerinden çıkamadığı bir ortamda işletmeler faaliyetlerine ara vermiş, ciddi üretim kayıpları yaşanmıştır.

İlk defa adli faaliyetler zorunlular dışında durmuş vatandaşlar ve kurumlar arasında alacak verecek ilişkisi uzun süre dondurulmuş, yargılamalar aylarca ertelenmiştir.

Hastalığın milyonlarca insanı çaresiz bıraktığı bu ortamda Allaha şükürler olsun ki Türk toplumu hayatiyetini küçük yara bere çiziklere rağmen sürdürmüş, sürdürmektedir.

Dönem itibariyle Millet olarak zengin batıdan farklı olarak beka mücadelesini de en yüksek seviyede yapma zorunluluğumuza rağmen aç, açıkta bi-ilaç insanımız yoktur.

Allah devletimize zeval vermesin her hastamızın yardımına koşan ambulanslarımız Hızır gibi imdada yetişmektedir.

Pandemi hastalarından bir kuruş dahi alınmadan tedavileri yapılmaktadır.

Aynı dönemde 4,5 Milyonu devamlı olmak üzere 17 Milyon insanımıza sosyal yardım yapılmış on milyarlarca lirayı bulan destekler esnafımıza, sanayicimize sunulmuştur.

Çiftçimizin üretime devam edebilmesi için her türlü maddi manevi kolaylık sağlanmaktadır.

Memurun, emeklinin maaşları ikramiyeleri tıkır tıkır ödenmeye devam etmektedir.

Tüm bu sıraladıklarım ve daha fazlası az bir şey midir?

Böyle bir durum için kesinlikle çok fazladır, takdire şayandır.

1980 yılından ve özellikle 2020 den sonra dünyaya gelenler bilemeyebilir ama Türkiye bunun yanında adının anılması söz konusu olmayan krizlerde tuzdan şekere, elektrikten petrole her türlü malın yokluğunu yaşamış, memuruna maaş vermek için Lüksemburg gibi adından başka hiçbir şeyi devlet olmayan ülkelerde krediler bulma peşine düşmüştür.

Yılsonunda devlet hibe ve desteklerinin en az 300 Milyar lirayı bulacağı bir ekonomi ve sosyal politikayı ve onu uygulayanları görmezden gelip dünyaya Türkiye’yi batmış bir ülke olarak gösterenlerin yaptıklarına, “el-insaf”tan başka söz söylenemez.

Okyanus ötesinin işbirlikçilerine, artık kendi kendine yetemeyen, önüne konulan projelere boyun eğme karşılığında üç-beş milyar dolar kredi peşinde koşan Türkiye’nin çok gerilerde kaldığını hatırlatırım.

Ağlaşmayı bırakın, uyanın da balığa gidelim!

Size bir an önce bu hatalı yoldan çıkmanızı ve kendinize gelmenizi doğru, dürüst olmayı tavsiye ediyorum.

Vatandaşımız inkarcı, sorumsuz muhalefet anlayışını ciddiye almamaktadır.

Türk isimli dev uyanmış, Kızılelma’sına kavuşmak için yolunda ilayı kelimetullah davasına sahip çıkmıştır.

Sabır, mücadele ve kararlılıkla alınacak bu yolun sonu Türklüğe yakışan zirvedir.

İstiklal İçin Birlik İstikbal İçin Dirlik

Ne Mutlu Türküm Diyene!

 

Ahmet Orhan

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.