TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE AİDİYET DUYGUSU

18.01.2021
A+
A-

Sosyolojinin ve Psikolojinin ortak inceleme alanı olan; her ikisini de içine alan, bizi biz yapan en büyük değerin ve hissiyatın adı aidiyet duygusudur. Evet aidiyet duygusu bir insanı, bir grubu, bir toplumu, bir zümreyi ve güruhu kısaca bir Millet ve Devlet’i etkileyen çok önemli bir unsurdur. Bizi biz yapan dediğim en büyük hassasiyet buradan gelmektedir. Aidiyet duygusu ile. Evvela aidiyet duygusu nedir? Aidiyet duygusu ait olma, bütünleşme, kabul edinme, kabul edinilme manasındadır. Bireyin bulunduğu gruba veya topluma ait oluşunu kabul etmesidir. Bu sebeple Sosyolojinin en büyük konusudur. Akabinde psikoloji devam ettirmektedir bu duyguyu. Aidiyet yürütücü bir güç halindedir. Aidiyet olmazsa Ülkü olamaz! Aidiyet olmazsa teslimiyet olamaz! Aidiyet olmazsa temsil noktası olamaz! Aidiyet olmazsa inanç olmaz ve inanç olmadığı için de elbette iman olmaz. Bu sebeple aidiyetin hassasiyeti çok ama çok önemlidir. TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE AİDİYET DUYGUSU

Biz Türk Milliyetçilerinin, yegane çizgisi aidiyet duygusudur. Türk Milliyetçiliği aidiyet ile başlayan bir muazzamlıktır. Ait olduğumuz Türk Milletine hizmetimiz bu unsurdan gelmektedir. Aidiyet demek, ait olunan şiarda vücut bulmaktır. Yani biz Türk Milliyetçileri olarak, Türk Milletine aidiyet duygumuz sebebiyle; çıkarsız, amasız ve fakatsız bu hizmeti ve fedakarlığı göstermekteyiz. Mensubu olduğumuz değerimizin ve inandığımız davamızın aidiyeti ile mücadele etmekteyiz. Aidiyet bir ihtiyaç halidir. Fikir, inanç ve aksiyonu oluşturan cetveldir. Aidiyet duygusu bir Hakikattir. Antropoloji, Sosyoloji ve Psikoloji en büyük çatısıdır.
Aidiyet duygusu ile mensubiyet şuuru omuzlarımızda yükselir ve hizmet ile yücelir. Irki ve dini bağlılık ve sorumluluk hissiyatı aidiyet şuurundan gelir. Aidiyet kabul etmek ile başlar, iman ile şahlanır. Antropoloji konusu da olan aidiyet genetik durumları da içine alır. Misal ata ilk defa binen kişinin istemeden yaptığı eylem, yani ata hakim olma eylemi Türk Genetik yapısıdır. Aidiyet duygusu sebebiyle atalarından gelen bir kabul ile ilk defa da olsa, o binişte kendisini gösterir. Buna ok atma durumunu da ekleyebiliriz. Aslında insanların istemeden yaptığını düşündüğü hususlar, aidiyet kavramından gelmektedir. Bu bahsi geçen aidiyet örneği Türk Irkı aidiyet örneğidir. Verdiğimiz misaldeki örnek çoğaltılabilir. Aidiyet duygusu Tarih olgusudur. Aidiyeti yitirilmişse silinmek ve yok olmaktan başka bir durum olamaz. Aidiyet yoksa Mankurt olmak vardır. Aidiyet yoksa Kültürel Emperyalizm ’inin pençeleri vardır. Aidiyet yoksa zerre bir eser peyda olamayacaktır. Aidiyet duygusunu yitiren millet yerle yeksan olur ve tarumar edilir.


Rahmetli Ebulfez Elçibey: “Türk değilim” diyene karşı sakın ısrar etmeyin. Allah’ın bahşettiği şerefi istemeyen şerefsize biz zorla şeref verecek değiliz” işte bu muazzam bir aidiyet duygusudur. Bu şuur ile hareket ederiz. İşte Elçibey Türk aidiyet durumundan söz etmektedir. Türk için! Türk’e görebilecek Türk tarafından!


Milliyetçi Ülkücü Hareketin aidiyeti ;Türk İslam Ülküsü, Dokuz Işık, Aksiyoner Türk Milliyetçiliği ve hepsini topyekun saran Ülkü Ocaklarıdır. Bahsettiğimiz değerlere ait olduğumuz için o şiarda hareket ederiz. Ait olduğumuz millet Türk Milletidir. Ait olduğumuz Ocak Ülkü Ocağıdır. İsmail’ce teslimiyet, bir aidiyetin tezahürüdür.


Aidiyet hususu bir kimlik unsurudur. Kültürel ve sosyal bir kimlik yani şuur durumudur. Bir kimliğe ait olma hissidir. O kimlik için çaba ve gayret gösterme eylemidir. Aidiyetin temeli bahsettiğimiz hususların vücut bulmasıdır.


Ülkücünün Aidiyeti ; Lider-Teşkilat-Doktrin


Ülkücü aidiyeti ; Lidere, Teşkilata ve Doktrine ait olarak hizmet etmektir. Ülkücünün Aidiyeti Ocaklı olmaktır. Bu ruh ile hareket etmektir. Ülkücü ait olmaz ise Türk-İslam Ülküsüne, Ülkücü ait olmazsa Davaya ve Teşkilata zerre bir hareket gösteremez. Ait olmayan temsil edemez. Dolayısıyla teslim de olamaz. Aidiyet olmayan bir durumun yaşanması ve yaşatılması da asla mümkün değildir. Ülkücü ait olduğu değerlere ve değerlerin inşasına bu şuurla hizmet etmelidir. Bu sebeple kainatın en büyük gençlik hareketi bizleriz. Bu yürekli duruşun en büyük temeli aidiyet durumudur. Aidiyet olmazsa teşkilatlanma olamaz. Aidiyet olmazsa sadakat olamaz. Aidiyet olmazsa fedakarlık olmaz. Aidiyet olmayan hiç bir oluşum da samimiyet ve teslimiyet asla görülemez. Aidiyet duygusu var ise; nefsin hakimiyeti sına erebilmektedir. Çünkü aidiyet var ise kibir olmaz. Aidiyet var ise bencillik olmaz. Aidiyet bir şuur harekatıdır çünkü. Aidiyette sen ve ben yoktur asla. Daimi olarak biz düşüncesi hakimdir. İşte Ülkücünün vasıflarından en büyüğü, bu bahsettiğimiz kavram olan, aidiyet şuurudur. Türk’e ait olmayan Türk’e hizmet edemez. Aklı ve şuuru başka alanlarda ise aidiyeti o hususta ise bir eylem beklenemez. Sosyolojik ve psikolojik açıklaması net bir şekilde ortadadır.


Aidiyet demek; Sevmek, Sevdaya nail olmak ve aşkın Aksiyonerliği ile yüceltmektir. Aidiyet aşık olmak demektir. Kavgaya ve sevdaya vurulmak demektir.


Aidiyet duygusu; Aşkın ve sevdanın aksiyonudur. Aidiyet duygusu sevmek ile başlar. Elbette sadakatin şartı da bu sevgi ve saygıdır. Ülküdaşlarım bizi biz yapan aidiyet hususudur. Bugün Sayın Aziz SANCAR Aidiyet duygusu ile hareket ederek kazanımında Turan Ülkümüz den söz etmiştir. İşte bu aidiyet hususudur. Aidiyet ve sadakat işte sevgi ile başlar.


Aidiyet duygusu yitirilirse ; İhanet zuhur eder. Yitirilen duygudan ötürü sevgi değil nefret akar. Tarumar edilen aitlik hissi yoksa sadakat olamaz ve kin tohumları ile nifak serpiştirilir.


Ülküsünü seven, Liderini seven, Teşkilatını seven, Ocağını seven, Doktrini seven ve Allah Vatan Millet yolunda sevgi besleyen aidiyeti oluşturur. Aidiyetin temeli böyle atılmıştır. Ocağa ait olan Ülkücü severek Bismillah demiştir. Galip Erdem hocamızın deyimi ile “Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakikî bir aşkta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. ” burada Galip Erdem Hocamız bir aşktan, sevda ve kavgadan yani aidiyet hususundan bahsetmektedir.


Aidiyet yoksa ; Samimiyet olmaz, teslimiyet hiç olmaz. Aidiyet yoksa elbette icraat olmaz. Sloganlardan ötesine geçilmez. Aidiyet yoksa hizmet de olmaz. Hani şu ülkücüleri basamak olarak kullanıp, yükselen zevatlar; Ait olmadıkları Ülkücü Hareketi böyle basamak haline getirmeye çalışanlar var ; İşte onların burunlarından gelsin ve haram olsun her zerre hakkımız. Ülkücülüğe aidiyet hissetmeyen ama Ülkücülükten prim yapanların alayına Ülkücü Hareketin Hakkı haram olsun. Ülkücü aidiyet ile hareket eden bir hırka, bir lokma şiarında, helal talebinde olanlara her husus helal olsun.


Biz Ülkücü aidiyet şuuru ile hareket eden. Türk İslam Ülküsüne iman eden. Aksiyoner Türk Milliyetçiliği şiarında olan. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ve Lider Devlet BAHÇELİ Beyefendinin evlatlarıyız. Aidiyetimizin beyanı budur.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE
ERTUĞRUL SUBAŞI
18.01.2021

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.