DOLAR 5,7219
EURO 6,3390
ALTIN 276,8
BIST 102.377
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Titre Ve Kendine Gel Ülküdaşım!.

02.03.2017
86
A+
A-

Ülküdaşlık akrabalıktan öte bir bağdır!.
Ülküdaşının tırnağına diken batsa ülkücünün ciğeri yanmalıdır.
Yok ciğeri yanmıyor,hatta umursamıyor hatta bir çelmede ben takayım diyorsa bırak ülkücü olmayı insan bile olamamıştır.
Ülkücü çileye talip olandır..
Ülkücü derde yaren olandır..
En önemli hususiyet şahsiyettir prensibinde olandır.
Türk milliyetçiliği sevdası ile Türk Dünyasına çare arayandır..
***
‘Sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız’ Peygamber hadisi şerifine ne kadar uyuyor halimiz?
Ego, kibir, gurur insanlara üst perdeden bakmak ne kadar kişiliksizlik göstergesi olduğu aşikardır.
Ülkücü mütevazi olmak zorundadır..
Fitneye kapılar kapatılmalıdır.
Öneri olmadan daha iyisini ortaya koymadan yapılan her eleştiri fitnedir bizzat kendisidir!.
Birbiri için ölüme seve seve giden, birbirini can bilen,’bize’ ne oluyor. Ağır hakaretler, ağza alınmayacak sözler..Bize öğretilen ülküdaşlık hukuku, yola çıktığını hiçbir şart altında yalnız bırakmamaktır.
Edepsizlige edepsizlik etmeyendir!.
Yani ülkücülük sevgidir, merhamettir, rahmettir, berekettir.
Ülkücüler ayrılık gayrılık bilmezler.
Dava arkadaşlığı, gönüldaşlıktır.
Bir ülkücü kolay kolay yetişmez. Ve ülkücüler teşkilatçılıktan asla taviz vermezler..
Ülkücüler kolay kolay nefislerine ve heveslerine yenilmezlerdi.
Bir kemiğin ardından saatlerce yol giden itleri mutlu etmezlerdi!.
Kaç kardeşsiniz dediler ülkücüyüz demedik mi?
Teşkilatlarda bir ekmeği bölerek yemedik mi?
Birlikte yorulduk, birlikte güldük, birlikte ağladık.. birlikte sırt sırta bölücülerin ortasında kaldık.. yeri geldi teşkilatımız için soğuklarda sabahladik!. Bir kişinin gönlüne dahi girebilsek kafi dedik sayısız konferanslar, sempozyumlar düzenledik..
Kardeş bildik!!
Ağız yüz, surat eğmedik!
Derdi varsa kardeşimizin derdini derdimiz belledik ve çözmeden uyku nedir bilmedik.
Akrabadan öteydik!.
Menfaat yoktu bizde; çünkü kardeştik!
Aynı tekbirlerde kısılmadı mı sesimiz?
Son damla kana son nefese kadar değil miydi mücadelemız?
Hani Turan’dı en büyük hayalimiz?
Seksen öncesini yaşayan büyüklerimize teşkilatçılık öğretme niyetinde değilim lakin bir olanlara bakıyorum birde olması gerekenlere şaşıp kaldım.
Ülkücü, bir başka Ülkücünün hatalarıyla uğraşmak yerine onun eksiklerini tamamlamaya çalışmalıdır. Bunun ötesi menfaatçiliğe, bencilliğe girer. Ülkücü de insandır elbet, hata yapabilir. Ancak hatadan dönme erdemini göstermek de Ülkücülüğün şiarındandır.
Ülküdaşlık hukukunun temelindede etken olan ve ve devamlılığını saglayan en önemli faktör, mensubiyet şuurudur.
Mensubiyet şuuru, ülkücülerin, birer parçası oldukları camiaya bağlılıklarını sürdürmelerini, camiaya karşı sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlayan en kuvvetli etkendir.
Öyle ki, mensubiyet şuuru, Ülkücüleri nefisleriyle baş başa bırakmaz, yalnızken bile hep yanlarında biri varmış gibi sorumlu ve özenli hareket etmelerini sağlar.

Çünkü sen menfi davranamazsın!!
Çünkü sen fevri hareket edemezsin!!
Çünkü sen tek başına değil bir mefkurenin mensubusun!!
Çünkü sen sadece Türkiye’nin değil Bir buçuk milyar Müslümanın ve üç yüz elli milyonluk Türk dünyasının umudusun!.
Camianın ortak vicdanı, ortak bakış açısı, ortak acıları ve sevinçleri vardır. Yediği ekmekte, içtiği suda bile!.
Ufak tefek sorunlar, kişisel çıkarların öne çıktığı münferit olaylar yok muydu camiamızda?
Elbette vardı.
Ancak mensubiyet baskısı, vicdan muhakemesi ve teşkilata bağlılık duygusunun çekim alanı öylesine güçlürdür ki sorunların bertarafı da çok basittir!.
Ben değil biz demek,
Ülküdaşın ile gurur duymak, yaptığı hatadan kendin yapmış gibi utanmak,
Edep ve adabı elden bırakmamak..
Liderine, Reisine, Başkanına bırak hakareti surat dahi eğmemek!!
Yok ben bu duygulara sahip değilim diyorsan, kardeş olarak göremem, menfaatimden taviz veremem diyorsan, herkesin derdi kendine banane elalemden diyorsan, teşkilatta neymiş fitne çıkarmayı eğilmemek olarak yorumluyorsan, bir ülkücünün kaybı içini acıtmıyorsa…
Sorgula kendini!!!
Bırak başkanlık yapmayı, vekil olmayı, il ilçe yönetmeyi yada bunlara talip olmayı!!!
Ocakta çaycılık yapmak dahi sana müstahak değil!.
Fitneyi söndür ülküdaşım geçit verme..
Titre ve kendine gel!!!
Selam saygı ve dua ile!.

Cafer KARDAŞ

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.