Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Gök Gürültülü

TERÖRİST DESTEKÇİSİ DE TERÖRİSTTİR VESSELAM.

07.05.2020
A+
A-

Deniz Gezmiş ve Yılmaz Güney terörist değilse, terörist kime denir? …

Günümüzde terörist kavramını daha iyi idrak ettik…

Eskiden, bir görüşü temsil eden zararsız iyi çocuklar diye tarif edilirlerdi…

Gerçi sol kesime göre halen öyleler…

1980 öncesi sağcı, solcu diye tabir edilen, devlete başkaldıran zümrelerden Solcular ve İslamcılar, örgütlü ve Atatürk inkilaplarını temelden değiştirmek, Cumhuriyet’i yıkmak için kullanılan maşalardı…

Burda Türkçüleri/Milliyetçileri ayrı tutuyorum…

Onlar ise Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti korumakla kendilerini mükellef tayin etmişlerdi…

Yılmaz Güney komünist bir katildi…

1971 yılında Efraim Elrom’un öldürülmesinden sorumlu olan başta Mahir Çayan olmak üzere diğer Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi üyelerini sakladığı gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi…

1974 yılında hapisten çıktı…

2 yıl sonra bu kez de Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu’yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim’de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976’da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı…

Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde 1 günlüğüne izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevi’nden, yurtdışına firar etti ve Fransa’da öldü…

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)’nun kurucu üyesi olan Deniz Geçmiş ve arkadaşları ise 16 Temmuz 1971’de başlayan THKO-1 Davası’nda TCK’nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971’de 146/1 maddesi uyarınca idam cezasına çarptırıldı…

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO), Türkiye Devleti ile silahlı mücedele amaçlı kurulan ilk siyasi örgüttü…

Komünist gençliğin katıldığı bu örgütü Hüseyin İnan, Sinan Cemgil, Yusuf Aslan, Alparslan Özdoğan, Deniz Gezmiş ve Cihan Alptekin kurmuştu…

Deniz Gezmiş ve arkadaşları, ilk silahlı eylemlerini 29 Ocak 1970 tarihinde yaptı…

11 Ocak 1971’de Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu adına Ankara İş Bankası, Emek Şubesi’nin soygununda yer aldı…

Bir eylemde kullandıkları masum taksi şöförünü konuşmasın diye bağlayarak bir evin banyosuna koydular ve onu küvette unuttular…

Günlerce aç susuz bıraktıkları sivil taksici ölü bulundu…

Diğer çatışmalarda öldürdüklerini ve/veya yönlendirdiklerini saymıyorum…

Bir takım eylemlerden sonra 4 Mart 1971’de yayınlanan bir bildiri ile örgüt Türkiye kamuoyuna tanıtıldı…

Daha öncede defalarca hapse giren ve İstanbul Üniversitesi’ni de bir dönem rehin alan bu şahıs silahlarıyla beraber yakalandı ve idama mahkum oldu…

Yaptığı eylemlerden bazıları şöyle:

Silah tehdidiyle İş Bankası’nı soyma…

İstanbul’da birçok soygun ve gasp eylemi…

ODTÜ’de görevli bir kişinin arabasının gasp silah zoruyla gasp edilmesi…

Zorla evine girilen bir astsubayın eşinin tabancayla yaralanması…

Bir astsubayın silah zoruyla kaçırılması…

Şarkışla ve Gemerek’te güvenlik güçleriyle silahlı çatışma, ABD askerlerinin kaçırılması…

Bunlar yetmez mi?

Bir insana terörist denmesi için daha ne yapması gerekiyordu?

İdam edilmeseydi kurdukları örgütün bugün PKK’dan ve kendisinin teröristbaşı Abdullah Öcalan’dan farkı ne olacaktı?

Üstelik geriye bıraktığı mektubunda yaptıklarından dolayı hiçbir pişmanlığı yoktu. Herşeyi planlı, bilerek ve isteyerek yaptım demişti…

Babasına yazdığı veda mektubunda yaptığı hiçbir şeyden pişman olmadığını ve Kürt halkının yaptıklarını anlayacağını belirterek daha önce ölmüş olan bir örgüt mensubunun yanına gömülmeyi vasiyet etti…

Peki o idam kararını mecliste grubu olan hangi siyasiler vermişti…

Bugünün solcuları ve Deniz Gezmiş’i milliyetçi bir kahramanmış gibi ilahlaştıranlar bunu iyi okusun…

Mecliste seçilmiş 144 CHP’li milletvekili vardı…

28 CHP’li vekil “EVET”, 47 CHP’li vekil “HAYIR”, 2 CHP’li vekil çekimser oy verdi…

Geriye kalan 67 CHP’li vekil ise görüşmelere katılmayarak bir anlamda “EVET” oyu vermiş oldu…

Yani çekimserlerle birlikte toplamda 97 CHP’li milletvekili Deniz Gezmiş’in asılması için “EVET” oyu vermiş oldu…

Deniz Gezmiş’in ve arkadaşlarının asılmasına, 144 CHP’li vekilden sadece 47’si “HAYIR” oyu vermişti…

24 Nisan 1972 tarihli görüşmelerde “Evet” oyu kullanan CHP’li vekillerin illere göre dağılımı ise aşağıdaki gibi. Söz konusu isimleri TBMM Albümü 2 No’lu ciltten de kontrol etmek mümkün…

Adana: Fazıl Güleç, Melih Kemal Küçüktepepınar, Emir H. Postacı, Kemal Satır

Ankara: İ. Sıtkı Hatipoğlu

Antalya: Hasan Ali Gülcan

Balıkesir: M. Nurettin Sandıkçıoğlu

Elazığ: Hayrettin Hanağası

Eskişehir: Şevket Asbuzoğlu

Gaziantep: Ali İhsan Göğüş

Giresun: Kayhan Naiboğlu, Mustafa Kemal Çilesiz

Gümüşhane: Necati Alp, Nurettin Özdemir

Hatay: Hüsnü Özkan

İçel: Turhan Özgüner

İstanbul: İsmail Hakkı Arar

İzmir: Şevket Adalan, Burhanettin Asutay

Kars: Osman Yeltekin

Konya: İrfan Baran

Kütahya: Ali Erbek

Muğla: Mualla Akarca

Niğde: M.Nuri Kodamanoğlu

Samsun: Mustafa Boyar

Trabzon: Cevat Küçük, Ali Rıza Uzuner

Zonguldak: Ahmet Güner

Yalancı kahramanlar yaratmakta pek mahir olan CHP görüldüğü üzere kendi eliyle astırdığı birini bugün sahipleniyor…

Doğruluk, dürüstlük, memleket hayrına birini desteklemeleri, solcular için bir ütopya…

Teröristlerden ibaret kahramanlarını nasıl da iki yüzlülük ile savunuyorlar ve anıyorlar, hakikaten takiyyede nirvana yaptılar…

Ama aslında hallerine üzülmek gerekir, şerefli mazileri bir tek Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk ile sınırlı…

Ki O da tek bir partiye indirgenemez, tüm Türk Milleti’nin Ata’sı…

Malesef Atatürk, geçmişte ve bugünde onların gözünde her türlü hıyanete perde ettikleri bir kişiden öteye gidemedi…

Gariplerin, ülkücüler gibi şerefli bir mazisi ve vatan için şehit olmuş 5 bin kahramanı da yok…

İki çift lafımda Türk Medyası’na…

Tarafçı bir zihniyetle katillerden kahraman ilan edip andığınız bu şahıslar yerine simgesel olarak birkaç ülkücü şehidin ismini anma vakti gelmedi mi?

Deniz Gezmiş ve üç fidan türküleri artık bayatladı ve sizlerin kime hizmet ettiğiniz de çoktan anlaşıldı…

Milliyetçi olun ama Türk Milliyetçisi olun, zira Türkiye Cumhuriyeti’nin ekmeğini yemekten şiştiniz patlayacaksınız…

Üç fidan masalları gibi kendi kitlenizi kaybetmemek için yalancı kahramanlar yaratıp oy avcılığı yapmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?

Bu vesileyle ülkücü kahramanlarımızı, hala içimizde diri olan şehitlerimizi analım…

‪Ahmet Kerse

‪Ali Bülent Orkan

‪Cengiz Baktemur

‪Cevdet Karakaş

‪Fikri Arıkan

‪Halil Esendağ

‪Selçuk Duracık

‪İsmet Şahin

‪Mustafa Pehlivanoğlu

İşte idam edilerek canlarına kıyılan ve tek suçları vatan ve millet aşkı olan  Türkiye Cumhuriyeti’nin kahramanları yukarıda ismi yazılan 9 KARANFİL’dir….

‪Mekanları CENNET, kabirleri NUR olsun. ALLAH hepsinden ayrı ayrı razı olsun…

Sürçü lisan ettiysem affola…

 

 

Leyla Düzel

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.