DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Az Bulutlu

Tekme Tokatçıların Şakşakçıları

17.05.2014
59
A+
A-

Fikri Atılbaz

Yanıyoruz… Bir anne feryat ediyor, ‘çok büyük günah bunlar’, bir diğeri bağırıyor,’Bin lira maaş alıyorlar’ Bu insanlar çalışıp, ülkeye katkı sağlıyorlardı. Şimdi ruhlarını teslim ettiler… Artık o bedenler yok, bir daha gülmeyecek, konuşmayacak, yürüyemeyecekler… Hayatımızda olmayacaklar. İşin gerçeği o insanlar artık yok. Biliyoruz ve kabul ediyoruz, Ölüm hak ve muhakkak. Bunda bir beis yok. Lakin böyle bir ortam, çalışma koşulları hak ve muhakkak değil.

Bu işin fıtratında bu var diye, bu olanı biteni insanlara kaderleri diye yutturamazsınız. Bu Türk insanının makus talihi olamaz. Hayır, ‘kaderleri bu, bu bir kazadır’ demekle ne kendinizi, ne de şirketi haklı konuma çıkaramazsınız. Gerçeklik bu noktada tüm çıplaklığıyla doğar. Soma yüreklere düşmüş bir alev topudur. Bir neslin unutamayacağı bir kötü anı oldu. Bundan gayrı maden denince Soma, soma denince ölüm akla gelecek

XXXXXXX

Soma faciası, yüreği yanan, kavrulan insanların tepkisini doğurdu. Her olayda olduğu gibi Başbakan Erdoğan yine olay yerine gitti. Millet, yakınlarının madenden sağ salim dönmesini bekliyor… Erdoğan koruma ordusuyla beraber oraya gelmiş. Büyük bir tepkiyle karşılaştı. O da böyle bir tepki beklemiyordu. Hemen o asabi halini aldı. Daha önce yayınlanan tapelerde iddia edildiği gibi, oğlu Bilal’e tahammül eden Erdoğan, yakınını kaybetmiş vatandaşa tahammül edemedi. Oysa demokrasinin bir önemli özelliği de tahammül rejimi olmasıdır.

Tayyip istifa diye bağıran vatandaşlardan birine, ‘gel yanımda söyle’ diyerek efelenen Erdoğan hızını alamadı. Genç bir vatandaşımızın kafasını kolun altına kıstırıp, oğlunun ticaretinin yarısını yaptığı, kendisinin normalleşiyoruz dediği, ortaya koydukları BOP’a tabi oldukları İsrail’i kastederek genci İsrail dölü diye yumruklamış. İddia böyle, hoş görüntülerde teyit ediyor.

Yumruk atmış, şimdi birileri hafifletmek için bunu tokat yapmaya çalışıyor. Kimler mi yapmaya çalışıyor? Kimler olacak, tokatçı Erdoğan’ın, şakşakçı yalakaları. Ha yumruk, ha tokat, ne fark eder… Bu devirde ana-babanın çocuğuna fiske dokundurmadığı bir çağda, bir gence nasıl olurda bir Başbakan vurur. Ardından da korumaları öldüresiye döverler. Bu nasıl bir düzen, ahlaki desek değil, İslami desek değil, insani desek hiç değil.

XXXXXXX

Başbakan böyle yaparsa, canını sıkanı yumruklar ya da tokatlarsa, müşaviri de tekme tokat girişir. Fotoğrafa bakarsanız tekmeyi atarken nasıl bir kin dolu ifade var yüzünde. İsmi mi? Yusuf Yerkel, kimse unutmasın bu ismi. Şimdi kimbilir ne atmosyanlarda bulunacak, tahrik etti, küfür etti diyecek, bunun izahını yapamazsın bayım. O zaman maç yönetirken yemediği küfür kalmayan hakemlerimiz, yanına yaklaşan herkesi veya tribüne çıkıp küfür edenleri tekme tokat dövüp hesabını sorsun.

Evet, bu görüntüleri savunacak, savunabilecek birileri varsa şayet, bunlar gözleri kör olmuş, kalplerine mühür vurulmuşlardandır veya tokatçının şakşakçısı oportünistlerdir. Erdoğan’ın yumrukladığı genç belki çocukken bile babasından tokat yememiştir. Olsun, şimdi birileri çıkar, onun vurduğu yerde gül biter der. o vakit gidin hepiniz kendinizi vurdurun ki gül bitsin üzerinizde. Artık neresi denk gelirse…

Erdoğan fikri manada gömlek değiştirmiş olsa da, kendisi huyu suyu bakımından hiç değişmedi. Sadece önceleri sözle hakaret etmekteyken, artık tek adam oldum diyerek söze, fiili darbı da eklemiştir. Bazı padişahların kendi elleriyle kelle aldıkları gibi Sultan Erdoğan da suçlu hissettiği kişinin cezasını kendi veriyor olmalı. Yoksa bu görüntüler oluşmazdı.

XXXXXXX

Ülkemizde koruma Vandallığı yaşanmakta. Bunlar sadece insana odaklı çalışmaktadırlar. Bazen bunu yaparken çok ileri gidiyorlar, sonuçta vandallık vandallıktır, insanları kırıp geçiriyorlar. Evet, Soma yanıyor, alevler insanımızın yüreğine kor olarak düştü. Enerji Bakanı en başında söyleyeceklerini şimdi söylemeye başladı;”Kimsenin gözünün yaşına akmayız. İster kamuda ister özelde olsun.” İyi de sayın Bakan siz, koluna 700 bin liralık saat takan Bakanınıza bunun hesabını soramadığınız gibi üstüne üstlük koruma altına aldınız.

Soruyorum, size nasıl güveneceğiz? Kızdığınızı yumruklayın, tahrik etti provokatör deyin tekmeleyin, çiftçiye s…. deyin, beğenmediklerinizi içeri tıktırın, eleştireni susturun, karşınızda olan herkesi paralel diye suçlayın, eee söyleyin sayın Bakan biz size nasıl güvenelim?

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.