DOLAR 5,7055
EURO 6,3746
ALTIN 277,7
BIST 98.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Taşeronluk BOP’a mı AB’ye mi İsrail’e mi?

30.05.2014
57
A+
A-

Fikri Atılbaz

Bu ülke insanı, bu güne kadar çok acı çekti. Çok vakalar gördü. 27 Mayıs’a, 12 Mart’a, 12 Eylül’e şahitlik etti. Her üçünde de demokrasi askıya alındı, ara rejimler işleme kondu. Kardeş kavgası denen çatışmalar yaşandı. Darbelerde bile, darbe lafı kullanılmadı. Zamanı gelindiğinde planlanan darbeler yürürlüğe girdi, ülkemiz yıllarca gerilere gitti. Ne diyordu rahmetli Alparslan Türkeş, en kötü demokrasi bile en iyi darbeden iyidir.

Şu an Başbakan Erdoğan dahil olmak üzere, hemen bütün AKP’lilerin ağzında bir darbe lafı gırla gidiyor. Darbe girişiminde bulundular, darbeciler… Gezi olayları, darbe yapmak istiyorlar… 17 Aralık yolsuzluk olayları, bunların hepsi hükümetimize darbe yapmak isteyenlerin uydurmasıdır… Paralel darbe… Yargı darbesi… Yağmur sele dönüştü, darbe girişimi… Soma’da göz göre göre facia, kaos yaratmak isteyen darbecilerin işi…

Bütün bunlar darbe girişimi de, elde ne var? Bu kadar çok atıp tutacaksınız, ortada sizin söylemlerinizden başka bir şey olmayacak? Balyozu cemaat ortaya çıkardı, sözde Ergenekon’u cemaat yaptı, KCK yargılamalarını cemaat istedi… 2010 Anayasa değişikliği referandumunu cemaat gerçekleştirdi… Şu an darbe yapmak isteyen cemaat…

Değerli okurlar, biz nasıl bir dönem, nasıl bir 11 yıl yaşamışız. Türkiye’yi yöneten iktidar, itiraf ettiğine göre, cemaatin paralel yapılanmasına teslim olmuş. Hayati konuların hepsinin temelimde, başlangıcında cemaat varmış. İtiraf diyorum; çünkü ülkede olan biten her şeyin altında paralel yapı çıkıyor. Öyleyse, ey AKP 11 yıl boyunca iktidarda olup muktedir mi olamadın? 11 yıl boyunca ne uykusuna yattın? Bir de utanmadan sıkılmadan her şeyi paralele bağlıyorsun. Ne kadar acziyet içindesiniz. Siz, dağa kaçırılan çocukları bile BDP’ye getir diyorsunuz, yoksa B planı var, C planını devreye sokarız ha, diye uyarıyorsunuz.

Yaklaşık 700 bin kişilik askerin, yine tam rakam olmamakla birlikte 300 bin civarında polisin var ve sen bunu yapandan hesabını soramıyorsun, bir terör çetesinin siyasal uzantısından yardım istiyorsun, acziyet gösterip Devlet kavramını ayaklar altına alıyorsun. Yazıktır, günahtır, ortalıkta adamız diye dolaşmayın! Böyle bir yönetim olur mu? Demek ki oluyormuş…

Türk milleti, nerede hata yaptığını hala anlamadın mı? Her işinde taşeron kullanan bu iktidar, şimdi de Erdoğan’ı Köşke çıkarmak istemekte, yerine siyasi taşeron aramaktadır. AKP, BOP’un taşeronluğuna soyunmuşken başka ne yapacaktı? Cezayir’de o, Tunus’ta o, Libya’da o, Mısır’da o yani kendisi taşeronluk yaparken, ülke içinde de taşeron kullanması gayet normaldir.

Suriye’yi unuttun demeyin, onu sona sakladım. Hem de bir Avrupalının ağzından. Habere bakın; Hollanda’da Hıristiyan Demokrat Parti (CDA) Milletvekili ve Parlamento Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Pieter Omtzigt, Avrupa’nın Türkiye konusunda “ikiyüzlü politika” izlediğini söyledi. Omtzigt, batının, Suriye nedeniyle muhtaç olduğu AKP hükümetinin baskıcı tutumuna göz yumduğunu belirtti.

Daha da kötüsü şu sözlere bakın; Çünkü Suriye politikaları nedeniyle Türkiye’ye muhtacız. Batı, Erdoğan’a ‘şunu yap’ diyor, o da yapıyor. Coğrafi konumu nedeniyle Suriye konusundaki en önemli ülke Türkiye. Esad rejimine karşı mücadele için giden herşey Türkiye’den geçiyor.”

İşte size gerçek! İkiyüzlü Avrupa ve Erdoğan’la olan ilişkileri… Bu açıklamaya göre, AKP’nin aynı zamanda Avrupa’nın da taşeronluğunu yaptığı gerçeği ortaya çıkıyor. Ne diyor Hollandalı; “Batı, Erdoğan’a ‘şunu yap’ diyor, o da yapıyor.” Suriye konusunda muhtacız, verdiğimiz görevleri yapıyor diyor. Bakalım ne cevap verecek hükümet ya da verecek mi?

Hoş, AKP mahkemenin İsrail Genelkurmay Başkanının Interpol tarafında yakalanması kararı için de sessiz kalmayı tercih etti. Soruyoruz ya, bunlar niye içeride değişik değişik taşeron kullanıyor diye, meğerse kendileri de hem BOP’a, hem AB’ye, hem de İsrail’e aynı görevi ifa ediyormuş.

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.