SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

TAŞDOĞAN;Otizm ve Down Sendromu Sorununu TBMM’ye Taşıdı

Bu haber 07 Kasım 2018 - 21:44 'de eklendi ve 3.023 kez görüntülendi.

MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı konuşmada, dünyada ve Türkiye’deki otizm ile down sendromlu bireylerin sayılarına dikkat çekerek, bu hastalığın erken yaşta teşhis ve acil durumlarda müdahale teknikleri alanında çalışma yapılması için destek çağrısında bulundu.

 

Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan’nın Meclis konuşması;

Sayın Başkan ,

Değerli Milletvekilleri;

Otizmli birey olmak nasıl bir durumdur  Otizm onun yalnızca bir parçasıdır, tamamını tek başına anlatamaz.

Onun algılarında düzensizlikler vardır, günlük hayatta sizlerin farkına bile varamayacağınız sıradan görüntüler, hareketler, ışıklar, sesler, kokular, tatlar ve dokunuşlar onu çok rahatsız edebilir.

Kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Kelime haznesi sınırlıdır, anlayış ve sabır göstermelisiniz. Dil onun için çok zor olduğundan görsel odaklıdır. Yapması gereken şeyleri söylemek yerine ona göstermelisiniz. O soyut düşünemez ve dili sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlar.

Otizmin, O’nun farklı yeteneklerini görmenize engel olmasına müsaade etmeyin Yapamadıkları yerine yapabildiklerine odaklanın ve bunlar üzerinde gelişmesini sağlamaya çalışın. Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı bir yetenek olarak bakmaya çalışın.

Sohbet sırasında gözlerinize bakmıyor olabilirler. Ama yalan söylemezler. Oyunlarda hile yapmazlar, arkadaşlarıyla dalga geçmez ve insanlara önyargılarla yaklaşmazlar biliyor muydunuz?

Evet Otizm “bir gelişim bozukluğudur” diyebilirdim. Ancak bu şekilde daha anlaşılır olduğu kanaatindeyim.

 Bilim adamları nedenlerini henüz tam olarak tespit edemese de otizmin genetik bir altyapısı olduğu görüşü ağır basar. Dünyada her 68 çocuktan biri otizmli olarak dünyaya gelmektedir. Ülkemizde ise 1 milyondan fazla birey otizmlidir ve bu istatistiklerle birlikte farkındalık seviyesi de gün geçtikçe artmaya devam etmektedir.

Otizmli çocuklar da diğer tüm çocuklar gibi büyür, öğrenir ve ebeveynlerinin, öğretmenlerinin, kardeşlerinin, arkadaşlarının ve doktorlarının sevgisini, sabrını ve anlayışını gördüklerinde gelişerek daha parlak bir geleceğe sahip olabilir

 

Ya Down Sendromu  bu da hastalık değil sadece genetik bir farklılıktır. En anlaşılır ifadeyle, normal bir insan vücudunda 46 kromozom bulunurken Down Sendromlu bireylerde bu sayı 47 dir. Dünyada 6 milyonun üzerinde Down Sendromlu birey yaşamakta, her 800 çocuktan biri down sendromlu olarak dünyaya gelmektedir. Ülkemizde de yaklaşık 100 bin down sendromlu birey bulunmaktadır. Down sendromlular genel olarak yaşıtlarından daha yavaş büyüseler ve zihinsel gelişimleri geriden gelse bile, uygun eğitim programları ile toplumsal hayata katılabiliyor, katkıda bulunabiliyor ve çeşitli başarılar kazanabiliyorlar. Ve bu durum onların duygularında eksiklik olduğu anlamına gelmiyor.

         Her iki durumun da çocuğun yetişme tarzı, ailenin sosyo-ekonomik düzeyi gibi etkenlerle hiçbir ilgisi bulunmamakta her toplumda, her coğrafyada, her kültürde her millette ve her ailede görülebilmektedir.

         Bu durumlar yaşam boyu etkisini göstereceğinden dolayı bireyin gelişimine yönelik en etkili yöntem, erken yaşta teşhis ve sonrasında yürütülecek özel eğitim süreçleridir. Bunun için erken teşhis ve acil durumlarda müdahale tekniklerine öncelik verilmelidir. Erken yaşta eğitime başlanması, çocuğun yetenekleri ve gereksinimleri dikkate alınarak, bireysel özel eğitim programları hazırlanması ve uzman kişilerce uygulanması, günümüzde bilinen tek tedavi yöntemidir. Ailelerin bu özel eğitim sürecine katılması ve desteği de büyük önem taşıyor. Ayrıca etkileri yaşam boyunca süreceğinden dolayı ailelerin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi hayati önem taşır.

Otizm ve Down Sendromu olan bireylerin ailelerine bakıldığında bu ailelerin hem maddi hem manevi anlamda beklentiler içerisinde olduklarını görmekteyiz. Verilen bu önerge ile hem Otizmli hem de Down Sendromlu bireylerin tüm sorunlarının tespiti ve çözüm getirilmesi, onların yaşamlarına olumlu katkılar yapılarak hayata tutunmalarını büyük bir vazife olarak görüyoruz.

Bu ailelerin öncelikle üzerinde yoğunlaştıkları beklentiler EĞİTİM alanındadır. Aileler, çocuklarının gereksinimlerini karşılayacak, bağımsızlıklarını artıracak yoğun bireysel eğitimin sağlanmasını istemektedirler. Özellikle sabır ,anlayış ve mümkün olduğunca sevgi ve ilgi en etkili sonuç için mecburidir.

Down Sendromu ve Otizm hem dünya hem de ülkemiz için sorundur. Fakat Down Sendromlu ve Otizmli bireyler bizim kıymetimizdir. Onları anlamaya çalışacağız ve koşulsuz seveceğiz Çünkü buna değerler. Ancak sevgimizle, anlayışımızla yol gösterirsek yol alabilirler.

Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.

 Bir zamanlar yazılarını yazmak üzere Okyanus sahiline giden aydın bir adam varmış. Çalışmaya başlamadan önce sahilde bir yürüyüş yaparmış. Yine bir gün sahilde yürürken plaja doğru baktığında dans eder gibi hareketler yapan bir insan silueti görmüş. güne dans ile başlayan biri olabileceğini düşünerek gülümsemiş ve ona yetişebilmek için hızlanmış. Yaklaştıkça bunun bir genç adam olduğunu ve dans etmediğini görmüş. Birkaç adım koşuyor, yerden bir şey alıyor ve Okyanusa fırlatıyormuş. Biraz daha yaklaşınca seslenmiş;

-Günaydın ne yapıyorsun böyle?

Genç adam durmuş, başını kaldırmış ve cevap vermiş:

-Okyanusa denizyıldızı atıyorum.

-“Sanırım şöyle sormalıydım” demiş Bilge adam

-“Neden okyanusa denizyıldızı atıyorsun?”

-Güneş çoktan yükseldi ve sular çekiliyor. Eğer onları suya atmazsam ölecekler.

-Ama delikanlı görmüyor musun ki kilometrelerce sahil var ve baştan aşağı denizyıldızlarıyla dolu. Hiçbir şey fark etmez.

Genç adam kibarca dinlemiş, eğilerek yerden bir denizyıldızı daha almış ve dalgalanan denize doğru fırlatmış.

-Bunun için fark etti!

Sabaha uyuyamadan başlayan bilge, Gece boyunca kulağında gencin sesi çınlar ve bilge düşünür, düşünür

“bunun için fark etti”

Sabah olduğunda bir şey yapması gerektiğini düşünerek uyanmış. Yataktan kalkıp giyinip, sahile inmiş ve o genci bulmuş. Ve bütün sabahı onunla Okyanusa denizyıldızı atarak geçirmiş.

Aslında bu gencin yaptığı gibi, evrende bir gözlemci olmayı ve bir fark yaratmayı seçmenin ne kadar anlamlı olduğunu bilmek gerekir. Bu çocuklarımızın durumu toplumsal sorun değil, onları birey olarak toplumun denizyıldızı olduğunu anlamak gerekir. Otizm ve Down

Gelin hep beraber, sahildeki denizyıldızını engin sulara kavuşturan genç gibi bu çocuklarımızın hayatına dokunalım. Bu yıldızlarımızın hayatlarına dokunalım ve bir farkındalık ortaya koyalım. Onlarla, aileleriyle temas kuralım.

O ailelere ve çocuklarımıza destek olalım ve yıldız kazanalım.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.