SON DAKİKA

Taşdoğan, Antepfıstığı üreticilerinin sorunlarını anlattı

Bu haber 28 Aralık 2018 - 20:47 'de eklendi ve 3.627 kez görüntülendi.

MHP Gaziantep Milletvekili Muhittin Taşdoğan, “Fındıkta olduğu gibi Antepfıstığı da dekar başına 170 lira alan bazlı gelir desteğini veya kilo başına 2 lira ürün desteğini hak etmektedir.” dedi.

Taşdoğan, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Antepfıstığı üreticilerinin sorunlarını gündeme getirdi. Antep fıstığı üretiminde mazot, gübre desteğinin ürün girdi maliyetlerine göre çok düşük olduğunu aktaran Taşdoğan, şöyle konuştu:

Kıymetli Basın Mensupları,

İsmini eşsiz şehrimiz Gaziantep’imizden alan, Antepfıstığı hakkında sorunları gündeme getirmek üzere toplanmış bulunuyoruz.

Antepfıstığı binlerce yıldır bu topraklarda yetişen, yüzbinlerce insana ekmek kapısı olan ve ülkemizin dünya da daha iyi tanınmasını sağlayan marka değeri ve katma değeri yüksek bir üründür. Ancak antepfıstığı üreticileri, bugüne kadar uygulanan tarım politikaları sebebiyle zor günler yaşamaktadır.

Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyve Konseyi’nin verilerine göre; 2015 yılı itibariyle dünya da Antepfıstığı üretiminde lider durumda bulunan ülke İran iken, 2016 yılında lider durumdaki ülke ABD’dir. ABD son zamanlarda üretim ve sulama tekniklerini geliştirmek suretiyle üretim hacmini devamlı artırmış ve İran’a rakip konuma gelmiştir. Ülkemiz ise dalgalı üretim yapısı ile yani halk tabiriyle var yılı, yok yılı, yani rekoltenin yüksek olduğu sezonlarda bu ülkelerin ardından üçüncü sırada yer almaktadır.

Dünyada Yakındoğu, Akdeniz Bölgesi ve Asya’nın batı bölgelerinde yetişen Antepfıstığı, adından da anlaşılacağı üzere, ülkemizde ağırlıklı olarak Gaziantep yöresinde yetişmektedir. Yine Antepfıstığı yetiştirilen toplam il sayımız 44 olup, bu iller Güneydoğu, Akdeniz, Ege hatta İç Anadolu Bölgemizde bulunmakla birlikte, üretimde en çok söz sahibi olan iller Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman, Mardin, Kilis, Diyarbakır ve Siirt’tir.

İran menşeili fıstıkların fiyatı, göreceli olarak daha düşük ve fıstıkların iri taneli ve çıtlak olması İran fıstıklarının dünya çapında talep edilmesine neden olmaktadır. Ancak üretim esnasında oluşan aflatoksin, ithalatçı ülkelerin zaman zaman İran fıstığı ithalatına engel koymalarına neden olmuş ve geçtiğimiz yıllarda özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD bu konuda ciddi önlemler almaya başlamışlardır.

Yüksek üretim maliyetleri rakip ülke ürünleri karşısında pazarlama zorluklarını beraberinde getirmekle birlikte, 2014 yılında Antepfıstığı ihracatımız 42 milyon dolar (2.227 ton) olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlara ambalajlı Antepfıstığı da dâhildir. 2015 yılında ise Antep fıstığı ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yaklaşık %79 oranında artış ile 75 milyon dolara (5.087 ton) yükselmiştir.

2015 yılı “International Trade Center” verilerine göre dünyada yaklaşık 2,3 milyar Amerikan dolarına ulaşan dünya Antep fıstığı ihracatında en büyük payın 773 milyon dolar ile İran’da olduğu görülmektedir. Bu ülkeyi 756 milyon dolar ile ABD’nin takip ettiği görülmektedir. Ülkemizin ise yakın dönemde 7’nci sıraya yükseldiği ancak üretim ve ekili alan miktarları ile karşılaştırıldığında potansiyel ihraç miktarının çok gerisinde olduğu görülmektedir.

Trademap 2015 yılı verilerine göre dünyada yaklaşık 2,3 milyar ABD dolarına ulaşan dünya Antep fıstığı ithalatında en büyük pay %24 ile Hong Kong’dadır. Bu ülkeyi Almanya (%11), Vietnam (%8,5) ve Lüksemburg (%6) takip etmektedir.

Dünya Antepfıstığı pazarı incelendiğinde, ürünün geniş ölçekte yeniden ihracata tabi tutulduğu; bu çerçevede Hong Kong, Almanya, Hollanda, Lüksemburg gibi üretici olmayan ülkelerin de üçüncü ülke menşeili ürünleri yeniden ihraç etmek suretiyle bu pazarda önemli rol oynadığı görülmektedir.

Ülkemiz menşeili fıstıkların daha küçük ve fiyatının yüksek olması, uluslararası pazarlarda rekabetçilik anlamında zorluklarla karşılaşmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte, ülkemiz fıstıklarının tadının daha yoğun olması ve kendine has bir rayihasının olması, uluslararası pazarlarda önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu bağlamda söz konusu ürünlerin tanıtımında bu özelliğin vurgulanmasının pazarlamada önemli olduğunu düşünmekteyiz.

Kıymetli basın mensupları,

Antepfıstığı üretiminde devletin mazot ve gübre desteğinin ürün girdi maliyetlerine göre çok düşük olması, ürün rekoltesinin bilinememesinden dolayı spekülatif söylemlerin artması, ürüne destek verilmediğinden, ürünlerin kayıt altına alınamaması ve fiyat istikrarsızlığının artması, çiftçi kooperatifi ve üretici birliklerinin zayıf olması ve çiftçilerin aracılar karşısında pazarlık gücünün azalması, üretimin planlamadan uzak bir şekilde dağlık ve küçük alanlarda yapılması, tarımsal modern aletlerin üretimde kullanılmaması sonucu istenilen verime ulaşılamaması, depolama maliyetlerinin yüksek oluşu ve pazarlamada yaşanan çeşitli sorunlar antepfıstığı üreticilerinin ve sektörde çalışan işletmelerin karşılaştığı sorunlardan sadece bazılarıdır.

            Antepfıstığı tarımının sürdürülebilirliği, Antepfıstığı tarımının özendirilmesi, ürün rekoltesinin arttırılması, Tarım ve Orman Bakanlığımızın çiftçilerimize vereceği desteklerle sağlanacaktır. Emek yoğun bir üretim olan tarım sektörü, işçiliğin pahalı olması sebebiyle, en azından verilen mazot ve gübre desteğinin arttırılması, tarımsal modern aletlerin alımının da hibe yoluyla verilebilmesiyle, çiftçilerimize verilecek destekleri çeşitlendirmek ayrıca önemlidir.

            Yine verim düzensizliğinin giderilmesi amacıyla Antepfıstığı bahçelerimizdeki erkek ağaç eksikliğinin giderilmesi, bu konuda ziraat mühendisleri eliyle Bakanlığımızın yapacağı çalışmalar ve çiftçilerimize vereceği ürün prim desteğinin, çok önemli bir katkı olacağını düşünmekteyiz.

            Sulu tarıma adapte olabilecek Antepfıstığı çeşidinin yaygınlaştırılarak, damla sulama sistemiyle tarımın yapılmasının özendirilmesi ve damla sulama sistemine geçen çiftçilerimize desteğin arttırılmasının verim düzensizliğini gidereceğini unutmamak gerekir. Damla sulama sistemiyle yapılan üretim, Antepfıstığının yıllık rekoltesini artıracak, artan rekolteyle çiftçilerimiz ve tarım işçilerimizde alın terinin ve emeğinin karşılığını da alabilecektir.

Tarım Sektöründe ve çalışma hayatında emeğe saygı vardır, karşılıklı anlayış ve işbirliği vardır. Çiftçilerimiz yanında çalıştırdığı tarım işçisine imkânları ölçüsünde bir ücreti vermeyi elbette istemektedir, fakat ülkemize katma değer oluşturan, alın terini toprağa akıtan çiftçilerimizi muhtaç duruma düşürmemek devletimizin alacağı tedbirlerle ve desteklerle mümkündür.

Değerli Basın mensupları;

Tekraren söylüyorum; Mazot ve gübre desteği arttırılarak, çiftçinin üretimde ihtiyacı olan tarımsal aletlerin hibeleri de dâhil olmak üzere, destek çeşitliliği artırılmalı, damla sulama sistemi teşvik edilerek desteklenmeli, özellikle Antep fıstığına ürün prim desteği verilmelidir.

            Sektörün orta ve uzun vadede çözüm bekleyen birçok sorunları var. Bunların başındaki en acil sorun, ürün prim desteği verilmemesidir. Ürün prim desteği verilmemesi sadece üretimin düşmesine değil, kayıt dışılığın artmasına, kayıt dışılığın artması ise hem fiyat istikrarsızlığına hem de devletin stopaj ve BAĞKUR gelirlerinden yoksun kalmasına neden olmaktadır. Sanayiciler stopaj vergisini kendileri ödemesine rağmen çiftçilerden kimlik numarası alamadığı için müstahsil makbuzu düzenleyememekte ve nihayetinde kayıt dışılık artmaktadır. Şayet ürüne prim desteği verilirse kayıt dışılık kendiliğinden sona erecektir.

            Bir diğer husus da antepfıstığı üretiminde işgücüne dayalı tarım yapılması ve işçilik maliyetlerinin yüksek olmasıdır. Yapılan mazot ve gübre desteklemelerin bu maliyetlere oranla düşük kalması üreticileri zor duruma sokmaktadır. Ürüne prim desteği yapılması durumunda bu sorun da önemli ölçüde aşılacaktır.

            Antepfıstığı tarımı, Gaziantep’te yaşayanlar başta olmak üzere, direkt olarak yaklaşık iki yüz bin kişiye ekmek kapısı olmaktadır. Antepfıstığının önemli bir ihracat kalemi ve kültürel mirasımızın eşsiz bir parçası olduğu düşünüldüğünde bu ürünün tarımsal ürün destekleme programının dışında kalması, izaha muhtaç bir politikadır.

            Sayın Basın Mensupları;

Antepfıstığı ekonomik olarak en az fındık kadar önemli bir yere sahiptir. Bu sebeple fındıkta olduğu gibi dekar başına 170 TL alan bazlı gelir desteğini veya kilo başına 2 TL ürün desteğini hak etmektedir. Destekleme için yapılması gereken harcamalar, tarım üretiminde desteğin azalması neticesinde ortaya çıkan işsizlik ve göç gibi sosyal maliyetlere göre oldukça hafif bir yekûndur. Kaldı ki ürüne prim desteği neticesinde kayıt dışılığın ortadan kalkmasıyla, devletin yaptığı harcamaların karşılığını stopaj ve BAĞ-KUR primleri üzerinden fazlasıyla alacaktır. Bu bakımdan antepfıstığına ürün desteği, ekonomik ve sosyal bir yatırımdır.

            Karşılaştıkları her türlü sorunu aşmak için gerekli bilgi, beceri ve tecrübeye sahip antepfıstığı üreticileri, Tarım ve Orman Bakanlığımızın alacağı bazı küçük tedbirlerle milletimizin refahına büyük katkılar sağlayacaktır. Üreticiler devlete yük olmak değil, daha fazla çalışmak ve alın terlerinin karşılığını almak istemektedirler. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımızın alacağı bazı küçük tedbirlerle, antepfıstığı üretiminde çok büyük sonuçlar alınabilir. Bu sebeple Antepfıstığı üreticilerinin sorunlarının tespit edilmesi ve gereken önlemlerin alınabilmesi için buradan çağrı yapıyoruz.

Milletin efendisi dediğimiz çiftçilerimiz, köylülerimiz Antepfıstığına devlet desteği bekliyor. Verilecek bu destek Antepfıstığı tarımının sürdürülebilirliğini sağlayacak, üretimde kaliteyi arttıracak, gelirin tüccara değil tabana yayılmasını sağlayacak önemli bir aşamadır.

            Bu alacağımız kararla, kayıt dışı ekonominin önüne geçilerek, Devletimizin mali disiplinine de ayrıca katkı yapacaktır. Devlete yaptığı katkılar, Devletin ödeyeceği destekten kat ve kat fazladır.

Şöyle anlatmaya çalışayım:

1 Kg Kırmızı Kabuklu Antep Fıstığının fiyatı ortalama 32 TL olarak düşünelim.

Yıllık ortalama Antep fıstığı rekoltesi 240 bin ton olarak baz alındığında,

Şu anda kayıt altına alınan miktar 72 bin ton’dur. Buda Yüzde 30’una denk gelir. Dolayısıyla kayıt altına alınamayan 168 bin ton ürün vardır. Bu da, Yüzde 70’ine denk gelir.

Şimdi bu rakamlara göre kayıt dışılıktan doğan vergi kaybımızı hesapladığımızda

698 Milyon 880 Bin TL Vergi kaybımız oluşmaktadır.

(168 Milyon-Kg X 32 TL X %13=698 Milyon 880 Bin TL)

(Stopaj %2 +Bağkur%2+ Perakende KDV%8= Toplam %13)

Destekleme olarak Kg başına 2-TL vereceğimizi düşündüğümüzde

Çiftçilerimize ödenecek tutar 480 Milyon TL dir. 

 (240 Milyon Kg X 2TL=480 Milyon TL)

Kayıt dışı Ürüne destekleme olarak vereceğimiz toplam tutar:480 Milyon TL’dir.

Fakat Vergi kaybımız olan miktar ise: 698 Milyon 880 Bin TL’ dir.

Vergi kaybımız olan tutar, destekleme olarak vereceğimiz tutardan 218 milyon 880 bin TL daha fazladır.

Yani ürünler kayıt altına alındığında, devletin 218 milyon 880 bin TL vergi kazancı oluşmakta, aynı zamanda çiftçilerimiz de 480 milyon TL maddi desteğe kavuşmaktadır.

            Kayıt altına alacağımız miktarları göz önüne aldığımızda, çiftçilerimizin yüzü gülecek, aynı zamanda Vergi geliri oluşacaktır. Bu desteklemeler Ülkemiz ticaretindeki mali ve ekonomik disipline katkı sağlayacağı gibi bu rakamlarla ticaretin tamamının kayda alınmasıyla ortaya çıkacak olan bir de Gelir Vergisi oluşacaktır. Oluşacak kayıtlı ticaretten devletin alacağı Gelir Vergisi bu hesaplanın dışında tutulmuştur.

Böylelikle devletimize büyük bir vergi geliri oluşturacağı gibi, hem çiftçilerimiz toprağına bağlı kalarak üretimin içinde ve tarım ekonomisinin önemli bir paydaşı olmaya devam edecek hem de işsizliğe ciddi oranda çare bulunmuş olacaktır. Aynı zamanda köylerden kentlerimize göçün hızının kesilmesine katkı sağlayacaktır.

Teşrifleriniz için Sayın Milletvekillerimize ve siz değerli basın mensuplarına Antepfıstığı üreticileri adına teşekkür ederim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
kayseri escort aydın escort denizli escort çanakkale escort bursa escort