DOLAR 5,7514
EURO 6,3912
ALTIN 273,2
BIST 108.947
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

Taksim Taksim

02.05.2014
56
A+
A-

Orhan Karataş

1 Mayıs vesilesiyle bir defa daha gördük ki, ülke AKP elinde taksim taksim felakete gidiyor. Ne kadar vatan-millet düşmanı, bölücü, hain, işbirlikçi varsa harekete geçmiş ve payına düşeni alabilmek için çabalıyor ve çok ciddi mesafeler alıyor.

Kimi ilgilendirir !

Peki, bütün bu yaşananlar karşısında hükümet ne yapıyor? Bu ülkede akla gelebilecek her şey olabilir, her olumsuzluk yaşanabilir. Hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet dünya çapında boyutlara ulaşmış, ahlaksızlık, kadın cinayetleri, adi suçlar, çocuk kaçırmalar sıradanlaşmış, ne gam. Ülkenin itibarı dışarıda beş paralık olmuş, elin adamı gelip gözümüzün içine bakarak her türlü hakareti sıralamış, ne dert. Millet aç, perişan, huzursuz, ümitsiz, çaresiz vaziyette, ne fark eder? Bölücü hainler azmış, İmralı bir parti genel merkezine dönüşmüş, oradan meclis faaliyetleri için bile talimat verecek kadar ileri gitmiş, kimin umurunda? Vatanın bir bölgesi neredeyse elden çıkmış, kan dilliler haddi aşıp tehdit savurmuş, ne keder. Sınırlarımız kevgire dönmüş ve her türlü tehdit ve tehlikeye açık hale gelmiş kimi ilgilendirir?

Yeter ki AKP’ye bir şey olmasın!

Bizzat her vatandaşın kendi günlük hayatında yaşadıklarının başka yansımaları da var: Yargıya güven kalmamış, devlet kurumları AKP’nin özel bürolarına dönüşmüş, ne var bunda? Dün söylenenler bugün inkar edilmiş, dün “kardeş” denilenler bugün hedefe oturtulmuş, paralel yapı ve çete masalları ile her olumsuzluğun üzeri örtülmüş, ne fayda. Sokaklar kaynamış, çatışma, gerginlik her yeri sarmış ve tehlikeli boyutlara ulaşmış, TOMA ve polis birlikleri ile büyük şehir merkezlerinde kontrol sağlanmaya uğraşılmış, takip, tehdit, fişleme, dinleme her vatandaşın değişmez kaderi haline dönüşmüş, ne elem. Medya susturulmuş, yazan ve konuşanlar üzerinde ağır baskı ve tehdit kurulmuş, duruma göre Olağanüstü Hal uygulanmasında, ihtilal dönemlerinde bile görülmemiş tedbirlerin alınmasında bir sakınca görülmemiş, demokrasi ve hukuk iktidarın arka bahçesine dönüştürülmüş, kimi neden alakadar eder? Yeter ki AKP’ye bir şey olmasın. Yeter ki, iktidar tehlikeye düşmesin. Yeter ki sayın başbakanın koltuğu sallanmasın. Yeter ki, özel hesaplar bozulmasın. Yeter ki, millet uyanmasın.

Daha ne istiyorsunuz?

Elbette bu kadarla kalmıyor. Hükümetin icraatlarını saymak, 12 yılın tablosunu tamamlamak için ne sayfalar yeter, ne zamanımız el verir. Milletin gündemi, milletin beklentisi, milletin hesabı başka diye, AKP kendi özel hedefinden vazgeçecek değil ya. 1 Mayıs işçinin, emeğin, dayanışmanın günü olabilir. Zaten, resmi tatil ilan eden bu hükümet değil miydi? Daha ne istiyorsunuz? Bu kadarı size yetmiyor mu? Niye AKP’nin hesaplarını bozmaya yelteniyor, iktidarın geleceği ile ilgili kafalarda soru işareti oluşturup, haddinizi aşıyorsunuz? Bakın ülkenin bir bölümünde yakıp yıkıyorlar, tehdit ediyorlar, polisi, jandarmayı, valiyi, kaymakamı tanıyorlar, kendi güvenlik birimlerini oluşturuyorlar, vergi topluyorlar, paçavra sallandırıyorlar, okul kuruyorlar, Türkçeyi yok sayıyorlar, özerklik ilan ediyorlar, bölünme provaları yapıyorlar, kimse bir şey diyor mu? Kan dilliler mektup yazıyor, eli silahlı katiller eğitilmiş biçimde dağlara yerleşip mevzileniyor, İmralı’daki bebek katili gündem belirliyor, talimat yağdırıyor, bölünme manifestoları yayınlıyor, ininden çıkma hesapları yapıyor, kimse rahatsız oluyor mu? Yol kesiyorlar, asker kaçırıyorlar, karakol yapımını istemediklerini ilan ediyorlar, en küçük bir itiraz geliyor mu? Siz başta sayın başbakan olmak üzere, hiçbir AKP sözcüsünden bu yaşananlardan rahatsız olduklarını ortaya koyan tek bir kelime, hatta tek bir harf işittiniz mi? Hayır, işitmediniz. Çünkü onların AKP iktidarına karşı bir duruşları, bir beklentileri yok. Ülkeyi yıkmalarının ne önemi var? AKP’ye karşı olmadıkları gibi, yerine ve duruma göre AKP’ye övgü dizip, destek veriyorlar. İşbirliği yapıp yardımcı oluyorlar. Ve AKP ile işbirliği yapan herkes gibi karşılığını da fazlasıyla alıyorlar.

En ileri demokrasi!

1 Mayıs bahanesiyle yakın, yıkın, kalkışma yapın, bölücü ihanetler sergileyin, “hepimiz Ermeniyiz” diye bağırın, paçavralar asın, yol kesin, kimse size bir şey diyor mu? Ama haktan, hukuktan, işçinin durumundan, çalışanın sigortasından, dar gelirden, sosyal güvenceden, iş güvenliğinden sakın söz etmeye kalkmayın. Hele hükümetin yetersizliklerini gündeme getirip, haddinizi aşmayın. Bir de tutturmuşsunuz Taksim’de Taksim. Ülkeyi taksim edenlere kimse bir şey diyor mu? Ama siz toplanmak için Taksim derseniz, yemezler. Gezi korkusunu, gezi kabusunu, gezi ile başlayan uyanışı bu hükümete bir defa daha yaşatmaya, bırakın yaşatmayı aklına dahi getirmeye kimin ne hakkı var? Siz bu uğurda iktidarın neleri feda edebileceğini görmediniz mi? İşte böyle yapar ve bu ihtimali bir defa daha yaşamamak için koca İstanbul’u kilitleyip, herkesi evlerine tıkar. Bu da yetmez gerekirse evindeki insanları bile gaz ve su ile doğduğuna pişman eder. Devlet işte budur, hükümet etmek işte böyledir. Ülke elden gitse de, AKP ayakta kalacaktır, o kadar. Boşuna mı ileri demokrasi diyorlar? Bundan daha ileri demokrasi dünyanın neresinde görülmüş?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.