DOLAR 5,7265
EURO 6,3386
ALTIN 276,6
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

TABAĞIMIZDAKİ BEKA!

07.09.2019
3.144
A+
A-

Bir Kızılderili atasözü der ki: “Son ağaç kesildiğinde, son nehir kirlendiğinde ve son balık öldüğünde o zaman paranın yenmediğini anlayacaksınız.”

Bir ülkeyi batırmanın değişik metotları vardır ve yıllar içerisinde hiç farkında olmadan erozyona tabi olup yavaş yavaş erirsiniz…

“Beka” konusunu geniş şekilde, her alanda seferberlik ile çözebiliriz…

Toplumun karakteristik yapısı, insanımızın özü dahi değişmiştir, kimse bunu teknolojiye bağlamasın…

Ahlak ve dürüstlük ölçüsünün teknolojik gelişme ile alakası yoktur…

Ekonomik olarak uzun zamandır saldırı altındayız….

“Dolar ve kurlarda oynama” bir tür piyasayı çökertme harekatıdır…

Bir diğer konuya daha dikkatinizi çekmek isterim: TARIM!

Ülkemizde ABD’ye, AB’ye ve İsrail’e tarım konusunda bağlandığımızdan beri giderek ürettiğimiz kendimize yetmemeye ve organik tohum yerine genetiği ile oynanmış hibrit tohum tercih edilmeye başlandı ve bu bize sözde “daha verimli” diye yansıtıldı…

“Karakter ve DNA yapıtaşlarımızdaki değişikliği” buna bağlıyorum…

Öyle ki atalarımız bir oturuşta bir kuzu, bir tepsi baklava yer; ne şeker, ne tansiyon ne de kanser olurlardı…

Türk, “kuvveti ve kudretiyle” tanınır, tek tokatta dağ gibi adamı yere sererdi…

Türkiye, bu seneler içinde yerli tohumdan uzaklaştırılmış ve tohumundan tekrar üretim yapılamayan tatsız, tuzsuz sebzeye, meyveye mahkum edilmiştir…

Dünya nüfusunun 2050 yılında 9,7 milyar kişiye ulaşması bekleniyor…

“Sertifikalı Hibrit Tohum” ile sözde amaç daha çok kişiyi ucuza doyurabilmekti…

İsrail’e büyük para akışı sağlayan bu buluş aynı zamanda Türkiye’de büyük şirketlerin zenginleşmesini de sağladı…

2006’da çıkarılan kanunla sertifikasız yerel tohumların satışına yasaklama getiren o dönemin AKP yönetimi, nihayet Cumhur İttifakında milli kararlar alarak “Yerli Tohum Gen Bankası”nı tekrar işler hale getirip bu bankada binlerce yerli tohum toplamayı başardı…

Geçmişte kişi adına tescil edilen yerel çeşitler de artık devlet adına tescil edilecek…

Dünya’daki 11 bin çeşit endemik ürünün 4 bin ‘i Türkiye’de

Ülkemiz tarımda elimizde olan hazinenin yeni farkına varıyor…

Buna da şükür…

Dini perspektiften de bu konuyu yorumlarsak, Allah’ın Ayeti diyor ki:

“İş başına geldiklerinde, Dünya liderliğini ele geçirdikleri, Kurân’ı ve Kur’ân hükümlerini engelleyerek, Dünya’yı, halkı istedikleri istikamette yönlendirdikleri zaman, yeryüzünde, ülkelerde fesadı yaymak, kadına ait değerleri, kazanç ve gelir düzenini bozmak; tabiatı, toprağı tahrip edip ürün veremez hale getirmek; ilmî araştırmaları, Kur’ân üzerinde çalışmayı, derinleşmeyi baltalamak; nesillere hayat hakkı tanımamak, tohumları, bitkileri, ürünleri bozma planları uygulamak; gençleri mahvetmek için çalışırlar, koşuştururlar. Allah bozgunculuğu sevmez.” (Bakara, 205)

 

LEYLA DÜZEL

 

ETİKETLER: , , ,
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.