DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Sisli

SURİYE’DE NELER OLUYOR?

26.05.2014
61
A+
A-

Suriye’deki iç çatışmalar 3,5 yıldır sürüyor. Çatışmaların ilk günlerinde Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu her konuşmalarında Suriye’den ve özellikle de Esad’dan söz ediyorlardı. Hatta “Esad’ın birkaç ay ömrü var, Cuma namazını Şam’da kılacağız” gibi iddialı sözler de söylüyorlardı. Ancak yoğun iç sorunlar nedeni ile sanki Suriye konusu gündemimizden çıkmış gibi görüntü veriyor.

Dikkat edilecek olursa artık bu ikil neredeyse Suriye ve Esad konusunda konuşmuyor. Suriye’yi ve Esad’ın geleceğini unutmuşa benziyorlar. Aynı şekilde Mısır konusunda da suskunlukları sürüyor. Çünkü milli konu olarak gördükleri Suriye ve Mısır politikalarının çöktüğünü artık kendileri de kabulleniyor.

Şimdi gelelim Suriye konusuna. Komşuda neler oluyor, iç çatışmaların seyri nereye doğru gidiyor, kısa bir gezinti yapalım.

BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye’de işlenen savaş suçlarının Uluslar arası Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesi için 60 ‘a yakın ülkenin sunduğu önerinin Rusya ve Çin tarafından 4.kez veto edilmesi Suriye Devlet Başkanı Esad’ın da elini güçlendirdi. Çünkü toplantı sonrası Esad, yaptığı açıklamada “Rusya, ağırlığını ortaya koyarak sadece Suriye’yi değil, tüm Ortadoğu’yu Batı’nın hegemonyasından kurtardı” demiştir.

Fransa’nın hazırladığı tasarıda Esad rejimi ya da muhaliflere herhangi bir atıfta bulunmadan kriz sürecinde işlenen savaş suçları ya da insan hakları ihlallerinin uluslar arası ceza mahkemesince incelenmesini öngörüyordu. BM Rusya Daimi Temsilcisi Vitali Çurkin, tasarıyı Suriye’ye askeri müdahale için bir ön hazırlık yapma girişimi olarak eleştirerek her zaman olduğu gibi Suriye’yi korumaya devam etmiştir.

Mart 2011’den bu yana Suriye’de yaşanan iç savaş 21 Ağustos 2013’de kimyasal silah kullanılarak 1400 kişinin ölümüne neden olunduğu gerekçesi ile daha da kötüye gitmişti. BM verilerine göre şimdiye kadar 160 binden fazla kişi hayatını kaybetti. 2013 Eylül ayında Rusya ve ABD, Suriye’nin kimyasal silahlardan temizlenmesi konusunda mutabakata vardı. Haziran 2014 sonuna kadar ülke tamamı ile kimyasal silahlardan arındırılmış olacak.
Suriye Lideri Esad, şimdi yeniden Devlet Başkanlığına hazırlanıyor. 5 Haziran’da seçimler yapılacak. 17 Temmuz’a kadar görevde kalacak olan Esad seçilmesi halinde 7 yıl daha görevde kalacak. Seçimler öncesi Rusya Başbakan Yardımcısı Dmitri Rogozin kalabalık bir heyetle Suriye’ye gitti. Burada Esad’a destek veren Rogozin Esad ile yaptığı görüşmeden sonra yaptığı açıklamada seçimlerin sadece Suriye’de anayasal yapının güçlenmesi değil, tüm Ortadoğu’nun barışına katkı sağlaması açısından önemli olduğunu belirtti. Rusya Başbakan Yardımcısı, diğer ülkelerin iradeleri üzerine dayatmada bulunulmasına ve renkli devrimlerin ihracına karşı olduklarını da teyit etti.

Suriye’de Esad karşıtı savaşan muhaliflerin gücünün artık oldukça zayıfladığı, elde tuttukları birçok yeri de terk etmek durumunda kaldıkları biliniyor. Esad ise, muhalifleri daha acımasız biçimde imha ediyor. Son günlerde yine kimyasal saldırılar gündeme geldi ama gerek Amerika, gerekse Batı bunun üzerinde pek fazla durmadı. Görebildiğimiz kadarı ile Esad ülkede ipleri eline almış durumda.

Bir önemli nokta da, Suriye’deki durumun Esad’ın lehine gelişmesi, Ortadoğu’daki dengeleri de değiştirmiş olmasıdır. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çöktü. Türkiye’nin beklentileri boşa çıktı. İran, neredeyse eski gücüne yeniden kavuştu. Irak yönünü Rusya’ya çevirdi. Esad’ın Rusya’nın tüm Ortadoğu’yu Batı’nın hegemonyasından kurtardığı yönünde söyledikleri de bunun mesajı olarak değerlendirilebilir.

Görünen şu: Rusya ve Çin Esad’ın arkasında olduğu sürece, Suriye’deki gidişi Amerika ve Batı’nın değiştirmesi zor görünüyor. Bizim ise bu süreçte bir şey yapamayacağımız bir kez daha ortaya çıkmış bulunuyor. Durum böyle olunca, baştan bu yana yanlış bir uygulama içine girdiğimiz Suriye politikalarımızda değişiklik yapma durumunda olduğumuz da kaçınılmazdır. Ümit ediyoruz bizi yönetenler bundan sonraki gelişmeleri iyi okuyup, yeni politikalar geliştirme yoluna giderler.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.