DOLAR 5,7344
EURO 6,3517
ALTIN 277,3
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Süreçleri başlarını yesin!

10.10.2014
53
A+
A-

Ülke yanıyor!
Ölü sayısı yirminin üzerinde…
Bu olaylar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilktir. Kendi vatandaşları tarafından kamu binalarının yakılması ve silahlı insanların güvenlik güçlerine meydan okuması, olur şey değil.
12 Eylül öncesinde bile böyle bir vaziyet yoktu. Benzeri görülmemiş bir kaosla karşı karşıyayız. Şimdilik 6 ilde sokağa çıkma yasağı ilan edildi ama bu gidişle büyük şehirlerde bile sıkıyönetim yolda demektir.
Yetkililer hala “sürece zarar veremezler” diye, açıklamalar yapıyor.
“Süreç” başlarına çalınsın!
Bütün bu gelişmelerin müsebbibi “süreç” dedikleri melanet olduğu halde, yanlıştan dönmek veya hata ettiklerini kabul etmek yerine, utanmadan halen “süreç” diyebiliyorlar.
Allah bu millete ne büyük bir bela verdi, düşünüyorum da: O kadar uyardık. Yalvardık, yakardık adeta… Bu iktidarın yolu yol değil dedik. ‘Terörle mücadele olur, müzakere olmaz’ dedik. Bu, terörü ancak azdırır. Şu iktidarı uyarın artık!..
Fakat biz söyledik biz dinledik. Biz uyardıkça onlar, “tünel” dedi. “Yol” dedi. “Köprü” dedi. Şimdi o tünel ve yollarda, insanlar ölüyor.
Şeytanı ibadete ikna ettik ama bazılarını AKP’den vazgeçmeye ikna edemedik. Seyrederek alkış tuttular, tüm yaşananlara.
Bölüp parçalamaya “kardeşlik projesi” dediler.
Barzani’den destek istediler. Barzani ile gurur duydular. Öcalan’a övgüler dizdiler.
Obama sık sık “Süreci takip ediyoruz” diyerek sürecin arkasında olduğunu, sürekli hatırlattı. Terörist ağıtçılarını “sanatçı” adı altında salya sümük dinlediler. Üç beş mendil ıslattılar, onların “müzik” diye çıkardıkları yaratık seslerine.
Teröristleri ikna etmeye çalışacaklarına, şehit yakınlarına evlatlarının katillerini affettirmek için “akiller” buldular. Gönüllü “Mayın Eşeği” olmayı kabul eden bazılarıysa, şehir şehir gezerek her gün bir ilde, adeta anırdılar.
“Süreç” adına Türklük ayaklar altına alındı. T.C ibaresi levhalardan söküldü. Bayraklar askeri birliklerin önlerinde indirildi. Askerler, “gizli tanık” elbisesi giydirilmiş teröristlerin ifadeleriyle zindanlara atıldılar. Bütün bu gelişmeleri “süreç” diye adlandırdılar.
Seçimleri kotarmak amacıyla terör örgütünden “mühlet” alırsanız, gün gelir “süre bitti” düdüğünü duyarsınız. Her yer yakılıp yıkılıyor ama emniyet güçleri seyrediyor.
Neden?
“Süreç zarar görmesin”miş!
Süreç zarar görmesin ama insanlar ölsün!
Evler, dükkânlar ve araçlar yansın!
Ne önemi var!
Yeter ki süreç bozulmasın!
Demek ki bu da bir süreç. Süreç içinde süreç yaşıyor olmalıyız!
Esad rejimini devirme uğruna, nerdeyse ülkemiz devrilecek. Dünya, teröre verdikleri destekle Türkiye’yi suçluyor. İktidar halen “Esat gitmeli” naraları atıyor. Esad’ı devirmek için kara ordusu yollamaya razı. Mehmetçiği “Büyük İsrail” yoluna kurban etmeye hevesli!..
Esad’ı “en büyük düşman” gören Netanyahu’nun bizzat kendisi… Suriye’de başlatılan terörist eylemlerin ilk haftasında Netanyahu, “İsrail çok yakında en büyük düşmanından kurtuluyor” demişti. İsrail’in dostlarına dost düşmanlarına düşman “dört parmak” iktidarı, ABD’den sonra İsrail’in ikinci kalkanı rolünde…
Kürecik’e dikilen ‘İsrail Kalkanı’ bu işin simgesi olmalı!
Ülkemizi ateşler içinde yakan inat politikalarının birincisi Esad’ı Devirme’, ikincisi de ‘Müzakere Süreci’dir. Bu iki “inat” politikası aslında AKP’nin varlık sebebi. Bu yüzden çıkacak bir iç savaştan derelerimiz kan aksa, bu iktidar ne ‘Çözüm Süreci’nden vazgeçer, ne de Esad’ı devirme işinden…
Bakın memlekette kan gövdeyi götürüyor, halen “çözüm süreci devam ediyor” açıklamaları yapıyorlar. Koalisyona “Esad’ı devireceksek bu işte varız” diyorlar. Tereciye tere satarcasına… Zaten koalisyonun amacı Esad’ı devirmek.
ABD’nin Katılım Ortağı oldukları için, ABD yerine kendileri dillendiriyor devirme işini. ABD, böylelikle hem Rusya ile karşı karşıya gelmiyor, hem de İslam dünyasında oluşan ABD düşmanlığını bertaraf ediyor.
IŞİD’ı bu iktidar yarattı. Şimdi “yeni” ve daha “ılımlı” bir IŞİD için, kolları sıvamış durumdalar. “Eğit- donat” projesi kapsamında teröristleri eğitme ve donatma işine devam edecekler. Bunu gizlemeye, gerek bile duymuyorlar.
İktidarın gözü, yanan Türkiye’yi görmüyor bile…
Tek dertleri; “Büyük İsrail” amacına hizmet ederek, iktidarın kullanım süresini uzatmak!
Süreçleri başlarını yesin!

Yusuf KARACA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.