DOLAR 5,7544
EURO 6,3819
ALTIN 275,2
BIST 100.452
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Soma’nın ve AKP’nin Fıtratı

21.05.2014
103
A+
A-

Orhan Karataş

Soma faciasından sonra yazdığımız ilk yazıda şu tespiti yapmıştık: “Görün de bakın, birileri bu olayı kurcalamaya, ihmali olanları ortaya çıkarmaya, bir daha bu tür vahametler yaşanmaması için tedbir almaya çabalarken, hükümetimiz bunları elinin tersiyle itecek ve işin özüne inecektir. Şehit işçilerin yakınlarına tazminat ödeyerek, işe alarak, vaatlerde bulunarak, sesini yükseltenleri tehdit ederek, bazılarına maaş bağlayarak büyük bir lütufta bulacaktır. Bu konuda dünyada eşi emsali görülmemiş bir kahramanlığa soyunmalarına da yine bütün Türk milleti, hatta dünya hazır olmalıdır.”

Bizi yanıltmadı

Sayın Başbakan konuşmalarında bizi yanıltmadı. Ne kahramanlıkta sınır tanıdı, ne lütuf dağıtmakta. Mesala, “O şehitlerin evlatları benim evlatlarımdır. Sizin ocağınıza nasıl ateş düştüyse bizim de yüreğimize kor düştü. Bu yası birlikte tuttuk.” Dedi. Ancak, her ne hikmetse şehitlerin evlatlarına yoksulluk, acı, çaresizlik ve yetim kalmak düşüyor, başbakanın evlatlarına gemi filoları, sayısı belli olmayan villalar, milyar dolarları sıfırlamak için arazi, ada, iş hanı gibi yatırımlar düşüyor. Sayın başbakan aynı konuşmasında, “çocuğunun rızkı için alın teri döken o kardeşlerimizi şehitlik mertebesinde saydık. İnsan olan, insanım diyen böyle bir acı karşısında bir sorumluluk hisseder.” Diyerek, dokunaklı bir cümle kurdu. Evet, Türkiye böyle bir ülke, AKP böyle bir hükümettir.Bazıları çocuğunun rızkı için alın teri dökerken can verir, bazılarının çocuklarının rızkını da ayakkabı kutularında, para kasalarında, villalarda istiflenen milyar dolarlar oluşturur. Sayın başbakana aynen katılıyorum: İnsanım diyen böyle bir acı karşısında sorumluluk hisseder, tekme atmaz, tokat atmaz, gaz sıkmaz, hakaret etmez.

Her şey gün yüzüne çıktı

Biz yine MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasını hatırlatalım ve işin aslını özet olarak da olsa ortaya koyalım: Soma faciası artık her şeyi gün yüzüne çıkarmıştır. Hükümet hukuken oldukça kuşkulu ve tartışmalı bir uygulamanın tarafı olmuştur. Sırf siyasete kömür torbasıyla yön vermek, mağdur ve muhtaç vatandaşlarımızın aklını çelmek için mevzuata alenen aykırı işlemlere imza atılmış, toprak altında faaliyet gösteren işçilerimize ek külfetler yüklenmiştir. Adeta mezara dönen maden ocağında düşük mekanizasyonla çalışılmış, üretim maliyetini azaltabilmek için iş güvenliği ve işçi sağlığı ilkelerinden ahlaksızca tavizler verilmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın, ilgili madenin Mart ayındaki denetimlerinde herhangi bir sorunun belirlenmediğini söylemesi akla ziyan bir açıklamadır. Madem müfettişler bir sorun bulamamıştır, madem teftişlerde her şey normal çıkmıştır, o halde 301 işçimizin ölümüne neden olan hatalar yığını nasıl izah ve telafi edilecektir? Ortada 301 kişinin vebali vardır.

Bu nasıl fıtrat?

Başbakan Erdoğan’ın yaşanan maden faciasıyla ilgili; “bunlar olağan şeylerdir, bunun yapısında, fıtratında bunlar var, hiç kaza olmayacak diye bir şey madenlerde yok” demesi acımasız ve kalpsiz bir şahsiyetin zırvasıdır. Bu nasıl bir fıtrattır ki, sürekli olarak madencilerimizi bulmaktadır? Bu nasıl bir olağan şeydir ki, sadece emeğiyle geçinen vatan evlatlarını vurmaktadır?

Başbakan’ın fıtratında hortumlayarak zenginleşmek; Somalı madencinin fıtratında toprak altında can vermek vardır.Başbakan’ın fıtratında koruma ordusuyla gezmek, önüne gelene tokat atmak, suçsuz günahsız vatandaşlarımıza galiz küfürler savurmak; Somalı madencinin fıtratında kömürden rızkını çıkarırken zehirlenmek vardır. Başbakan’ın fıtratında aşağılık müşavirlerinin yerde kıvranan insanlara tekme vurması; Somalı madencinin fıtratında ödenmeyen banka borçları ve hayat pahalılığı altında ezilmek vardır. Başbakan’ın fıtratında milyarlarca lirayı götürmek; Somalı ve Zonguldaklı kardeşlerimizin fıtratında madene gömülmek vardır.

Öfke nöbetleri

Başbakan Erdoğan Soma’ya gitmiş ve terör estirmiştir. Yaslı Somalılara meydan okumuş, tepkiler karşısında öfke nöbetleri geçirmiştir. Neredeyse ulu orta vatandaşlarımızla yumruk yumruğa kavga etmeye bile niyetlenmiş, ringe çıkan boksörler gibi gardını almıştır. Başbakan Erdoğan’da merhamet, anlayış, tolerans kalmamıştır. Her tepkiyi hükümetine ve kendisine darbe olarak gören ucube bir fıtrata mahkûm olmuştur. Hükümet ve yandaşları utanmasa Soma’daki maden felaketini paralel örgüte dahi havale edecek, iş kazasını sabotaj olarak yorumlamayı arttırarak sürdürecektir. Başbakan Erdoğan manen bitmiş, aklen tükenmiş, kalben iflas etmiştir.Başbakan Erdoğan misalleri ve anlatılış şekli Türkiye’yi nasıl bir kafa yapısının yönettiğini göstermektedir. Yani Başbakan’a göre 301 işçimizin ölümü sıradandır ve literatüre uygundur. Başbakan eğer dur durak bilmeseydi, eğer önüne koyulsaydı, Titanik isimli yolcu gemisinin 1912’de buzdağına çarpmasıyla denize gömülen binlerce kişiden bile örnekler verebilirdi. Nasılsa saçmalamak moda ve maliyetsizdir. Nasılsa Başbakan’ın yalan yanlış sözlerinden, ipe sapa gelmez konuşmalarından yandaş taife bir hikmet çıkaracaktır.

Gelişmiş ülkeler cinayet diyor

Başbakan hangi çağda, hangi yılda yaşadığını unutmuş, zamanda yolculuk yapayım derken yanlış butona basmış ve duvara toslamıştır. Gelişmiş ülkelerde çok düşük seviyelerde olan iş kazaları artık bir övünç konusu değil, insani bir ödev ve mecburiyet olarak addedilmektedir. Açıkça söylüyorum; Başbakan’ın fıtrat dediğine, gelişmiş ülkeler cinayet demektedir. Tedbir olmadan tevekkülün yararı olmayacaktır. İşte Başbakan’ın anlamadığı da budur.

Asla unutulmayacak

Soma; şehidiyle ve yaşayanıyla bizlere çok şeyler öğretmiştir. Ambulans sedyesinin kirlenmemesi için çizmesini çıkarmak isteyen madencinin, avucunda “oğlum hakkını helal et” yazısı çıkan babanın, demir boruları ısırarak hayatta kalma mücadelesi veren işçilerin, “Kara maden iki evladımı aldı” diyerek feryat eden Senem Annenin, ayaklarında yırtık çorapla ruhunu teslim eden, helal lokması için zehir soluyan, arkadaşını kaybettiğinden dolayı kurtulmasına sevinemeyen emekçilerin, oğluyla kucak kucağa ölüme yürüyen madenci babanın hatıra ve mirası asla unutulmayacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.