DOLAR 5,7511
EURO 6,3852
ALTIN 273,0
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

Sol Neden Kimliksiz

14.02.2013
49
A+
A-

Fikri Atılbaz

Milli, milliyetçilik, Türk, etnik, Türkiye, Türkiyelilik kavramları son günlerde ortalığı toza dumana bulamakta. Farklı noktalarda bulunup da aynı noktaya hizmette bulunan zihniyetler, milli olanın, Türk olanın karşısında yer almaktadırlar. Marksist-Leninist devrimciler, bilumum sol bölüntü (fraksiyon), milleti tanımayan ümmetçi olan, küresel güçlerin yandaşları, Türk’ten gayrisine açık, kültürel hak, insan hakkı diyerek etnik kimlik taraftarlığı yapanlar yaktıkları Kürtçülük ateşi etrafında dönmekte, adeta bir ayin yapmaktadırlar.

Şimdilerde bazı köşe yazarlarını bir telaş sarmış hiç sormayın. Bu yazarlar Yeni CHP’yi içinde bulunduğu ulusalcı-yenilikçi çatışma ortamından çıkarmaya ve hem milliyetçi, hem de sol demeye getirmeye çalışıyorlar. Böyle yaparak Yeni CHP’nin PKK ve BDP’nin söylemleriyle aynı olduğu gerçeğini örtmek istemektedirler. En son anadilde savunma hakkı diye anılan yasa tasarısının oylanacağı zamanki tutumuna ve söylemlerine bakarsanız AKP ve BDP’nin yanında yer alarak destek verdiğini görürsünüz.

***

Geçenlerde bir gazete köşesinde Yeni CHP’nin milletvekili Şükrü Elekdağ’ın ağzından T.C Vatandaşlığı ve Türkiyelilik kavramlarının yanlışlığı vurgulanıyor. Biz bir Türk vatandaşı olarak böyle açıklamaları anlamlı buluruz. Ancak yine de sormadan geçmeyeceğim; Türkiyelilik fikri AKP iktidarı zamanında ortaya atılmış bir tanım değil, 1970’li yıllarda o günkü aşırı sol tarafından ortaya konan ve peşinden gidilen, bu günlere kadar gelmesi sağlanan bir tanım oldu. İşte soru tam bu noktada, madem bu tanım yanlış, o vakit niye bu aydın insanlar aşırı solun bu saçmalığına dur demediler? Niye bu konunun yanlışlığı hakkında görüş bildirip, tartışmadılar, niye?

Bugün olduğu gibi o gün de bu tanımı asla kabullenmeyen, tamamen karşısında duran Milliyetçi Ülkücü Hareketti. Değişmez ve değişmeyecek ilkelerin partisidir Milliyetçi Hareket. Yazar Elekdağ’ın ağzından bunu aktarırken Yeni CHP’nin ulusalcı yüzünü parlatmakta; ancak aynı gazetenin 27.sayfasında “Düşünenlerin Düşüncesi” başlığı altında Yeni CHP İzmir 2.sıradan milletvekili Rıza Türkmen “Etnik kimliğe dayalı vatandaşlık yanlış” diyerek bunun hoşgörü içinde birlikte yaşanılacak Türkiye’nin ön koşulu olarak görüyor. İşte Yeni CHP bu!

***

Sosyalist enternasyonale, proletarya diktatörlüğüne, Marksizm’e, Lenin, Mao ve bir çok bölüntü örgütüne inanmış insanlar için vatan kavramının bir önemi yoktur. Bu yüzden lügatlerinde Milliyetçiliğe de yer yoktur. Ancak böyle bir düşünceyle Milliyetçiliğe karşı olanlar, aynı nedenlerle etnik ırkçılığa evet derler. Millet olmayı ön plana çıkaran Türk Milliyetçiliğine karşıdırlar ama Kürt ırkçılığına açıktırlar. Türk’e karşıdırlar ama her türlü etnik kökeni tanırlar. Bu dayanılmaz çelişki yıllar önce savundukları, isim babalığını yaptıkları “Türkiyelilik” fikrinden kaynaklanmaktadır.

Milli olan her şeye savundukları zihniyet dolayı karşıdırlar. Onlar da başka bir Küresel oyunun parçasıdırlar. Hangi küreden olurlarsa olsunlar nihai ortak amaçları yok olmuş Türk devleti ve milleti, bu olamıyorsa parçalanmış, mankurt haline getirilmiş bir Türkiye. Aynı isteklerle hareket eden siyasal ümmetçi zihniyetine sahip olanlar da bu yolda varlık göstermektedirler. Bunlar da Allah tarafından bahşedilen, ete kemiğe bürünüp Türk olarak dünyaya gelmemizi ne hikmetse bir türlü kabullenemezler. Lakin onlar da aşırı sol gibi Kürtçülüğe, etnik ayrımcılığa taviz verirler, hatta İslami verilere dayanarak etnisiteyi kutsallaştırmaya çalışırlar.

Büyümekten, güçlü olmaktan, gelişmekten, medeniyetleri aşmaktan bahsedenlerin fark edemedikleri bölünerek çok oluna bilir ama asla büyük olunmaz, gelişilmez, güçlü olunmaz, Küresel güçlere yem olunur.

***

Solun kimliksizliği kendi içinde saklıdır. Kimliksizliği kendilerine kimlik yapmışlardır. Dünya vatandaşıdırlar. Ermeni, hakkını, Rum’un hakkını her fırsatta dile getirenler, Kürtçülük yapmakta, etnik bölücülüğe yatakçılık yapmakta, farklılıkları ön plana çıkarıp, ayrıştırmaya zemin oluşturmakta ve bütün bunları Marksist-Leninist olma adına yapıyorlar. Artist eskileri bile bu gerçeği marifetmiş gibi vurguluyorlar. Aynen bebek katili katilbaşının dediği gibi Kürt olduğum için değil, Marksist-Leninist olduğum için bu ezilen halkın başındayım.

İşte Marksist-Leninist olmak böyle bir şey… Türk’ün sarıp sarmalayan kuşatıcılığından, ayrı kökenleri ismi altında kaynaştırıp, bir arada yaşama ve aynı ideale yol alma iradesi karşısında, her türlü etnik kimliği, tarihi etnik mezarlığında gömülmüş olan kimlikleri bile savunma, canlandırma, siyasal ümmetçilerle birlikte, milleti 36’ya bölme telaşına düşmüşlerdir.

Artık gerçekleri görme zamanı gelmiştir. Sol ama Türk olduğunu inkar etmeyen sol, Müslüman ama Türk olduğunu inkar etmeyen Müslüman, böyle zihniyetler yeşerdiğinde hem Milliyetçi Ülkücü Hareket daha net anlaşılmış olacak, hem de Türk kimliği herkes tarafından kullanılacaktır.

Kimliklerinde Müslüman Türk yazacağı yerde, her türlü etnik tasarımcı yazan sol, sağ, muhafazakar, siyasal ümmetçi, dinci, laikçi, Batıcı, Küreselci, sol ve sağ sapmalar biliniz ki Türk’ü dünya sahnesinden silmeye, parçalamaya gücünüz yetmeyecektir.

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.