DOLAR 5,6563
EURO 6,2712
ALTIN 272,0
BIST 95.286
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü

AĞCA ÜZERİNDEN MHP’YE HAVLIYORLAR

156
A+
A-

SOL-İSLAMCI(!) EL ELE, AĞCA ÜZERİNDEN MHP’YE HAVLIYORLAR

Pek çok cinayetin çözülemeyişinin sebebi, Türkiye’deki medya, yargı ve bürokrasideki sol hakimiyeti ve bunların gözündeki at gözlüğüdür. İslamcı diye nitelendirilen basın ve cemaatlerin çoğunluğu da sırf AKP yandaşlığı adına Brüksel ve Washingtonu Kabe olarak gördüklerinden onlar da meselelere hep at gözlüğü ile bakmaktadır.

Güç, bu iki şaşkın kesimin elinde olunca, haliyle olayların çözümü imkânsız hale gelmekte.

Sol kesimin bir kısmı yavaş yavaş at gözlüğünü çıkartmaya ve gerçekleri görmeye başladı. Dikkat ederseniz son bir yıldır CHP, AKP’ye İslam’la ilişkilendirerek değil, Amerikancı oldukları gerekçesiyle muhalefet etmeye başladı. AKP’nin İslam ile uzaktan yakından alakasının olmadığını anlamaları 7 yılda ancak mümkün oldu. Olsun, bu, sol adına iyi bir gelişme.

Avrupalıların Türk milletine karşı kuyruk acısı malum, haçlı seferleri dur durak bilmiyor. Benzer şekilde Sol’un da Türk Milliyetçilerine karşı bir kuyruk acısı var ve kin ve nefretleri bitmiyor. Her olayı, Ağca meselesinde olduğu gibi, Türk Milliyetçilerine çamur atmak vesilesi yapmaktalar.

M. Ali Birand denen dolandırıcılıktan hükümlü İsveç vatandaşı, Ağca meselesini Türk Milliyetçilerinin üzerine sıçratmak için kıçını yırtmakta.

Aslında biraz namuslu olsa, Ağca’nın da, tıpkı kendisi gibi zaman zaman KGB, zaman zaman CIA tarafından kullanılan, kullanıldıkça da kendine keramet vehmeden biri olduğunu anlar. Birand bu aralar yine PKK’nın ve Brüksel’in temsilciliğini aynı anda yürüttüğünden, eline tutuşturulan malzemeyi ekranlardan salyalamakta, Ağca ile MHP’yi ilişkilendirmek için var gücüyle çalışmakta.

Bu solcular hep böyledir.

Kimi zaman Moskofun, kimi zaman Brükselin kucağında otururlar. Onlar için hangi kucakta oturdukları değil, oturacak bir kucak olması önemlidir. Dikkat ettiniz mi hiç, yıllarca “Avrupa ve Amerika emperyalizmine karşı savaş veriyoruz” dediler, en ufak bir sarsıntıda hepsi Avrupa ve Amerika’nın “şefkatli” kollarına sığındırlar. Hani siz karşıydınız arkadaş Avrupa’ya, Amerika’ya? Bir tek Nazım Hikmet “Moskofun şefkatine” sığındı, o da sonradan “ne büyük eşeklik etmişim” dedi. Türkiye’deki sol da, kendini İslamcı diye pazarlayanlar da aynıdır. Ben, cami cami gezerek “Allah’ın kanunlarını hakim kılmak için çalışıyorum, Kafirlerle cihat..” diye vaazlar verip meşhur olanlardan da sıkıştığında Arabistan’a veya diğer İslam ülkelerine sığınan tek bir “Hocaefendi” görmedim daha. Ama “Kafir Amerika’nın şefkati ve himmetine” sığınan “Büyük İslamcı, zamane müçtehidi” arkadaşların ismini buradan saysam, yüzünüz kızarır mı acaba?

Türk düşmanlarının solcusu da aynı İslamcısı(!) da.

Bakınız mesela, Susurluk’ta bir kaza oldu. Kazada eskiden ülkücülerin içinde bulunmuş Abdullah Çatlı ile birlikte Hüseyin Kocadağ isimli eski bir polis de öldü. Sol, Hüseyin Kocadağ’ın 80 öncesinde solcu polislerin derneği olan POL-DER’in başkanı olduğu hep göz ardı etti. Bütün güçleri ile Çatlı’nın “eski ülkücü” olduğundan dolayı meseleyi ülkücülerin üzerine yıkmaya çalıştılar.

“Ülkücü” Çatlı ile “ülkücü katili POL-DER’in” başkanı Kocadağ’ı bir araya getiren şeyin ne olduğu konusunda hiç tartışılmadı bile.

Öyle olunca da gerçekler bir türlü ortaya çıkmadı.

Tüm bunlardan da anlaşılıyor ki, Türkiye’deki bütün olayları Amerika, İsrail ve Moskova gizli servisleri tezgâhlamakta ve Türkiye’deki sol da İslamcı(!) matbuat da bu tezgâhların ortaya çıkmaması için bu gizli servislere hizmet etmektedir.

Ağca, gençliğinde solcu olarak çevresinde nam salmış, sonra nasıl olduysa ülkücü camiaya sızmış birisidir. Kaldı ki Türkiye’de “siyasi cinayet” şeklinde işlenenlerin hiç birisi “siyasi” değildir.

Abdi İpekçi “CIA-KGB-terör-Kontrgerilla” dosyası üzerinde çalışıyordu. Milliyet gazetesinin satılmasını engelliyordu. O sıralarda katledildi. Milliyet gazetesi satıldı.

Uğur Mumcu PKK-CIA ilişkisi üzerinde çalışıyor uluslar arası uyuşturucu şebekesini teşhir etmek üzereydi. O sıralarda katledildi. PKK-CIA ortak uyuşturucu ticareti devam ediyor.

Gün Sazak, Gümrüklerimizde disiplini sağlamış, kuş uçurtmuyordu. O sıralarda şehit edildi. Gümrüklerimiz yine uyuşturucu ve silah kaçakçılarının fink attığı yerler oldu.

Bahriye Üçok, Çetin Emeç gibi isimler hep gündemde tutulur, ama ülkemizin yetiştirdiği en büyük mütefekkirlerden olan gazeteci–milletvekili ülkücü İlhan Darendelioğlu’nun kahpece şehit edilmesi neden hiç gündeme gelmez?

Uyuşturucu pazarındaki savaş sebebiyle birbirini it kırar gibi kıran PKK’lı uyuşturucu baronlarına, PKK’lı kitapevi sahibine hep sahip çıkarlar bu solcular ama MHP il başkanı Recep Haşatlı ve evladının kahpece katledildiğini hiç gündeme getirmezler.

Bahçelievlerde hunharca katledilen 7 solcu öğrenci hiç gündemden düşürülmez ama İstanbul’da 4 ülkücü öğrenci, Adana’da 5 ülkücü öğretmen’in işkence edilerek katledilmesi hiç gündeme gelmez.

Üniversiteleri birer terör yuvası haline getiren Deniz Gezmiş “Kahramandır”, ama ciğerleri şişirilerek, yedinci kattan aşağı atılarak şehit edilen üniversite öğrencisi Dursun Önkuzu “teröristtir”, öyle mi?

Ağca’ya İpekçi’yi, Papa’yı vurduran patron her kim ise, Birand ve benzerlerinin de patronu odur. Ağca vurmakla, Birand gibiler de üstünü örtmekle görevlidir.

Ağca üzerinden MHP ve ülkücülere Birand’ı kim havlatıyorsa, aynı kişiler İmralı’daki bebek katilinin de meşrulaştırma görevini Birand gibilere yaptırıyorlar.

İpekçi cinayetinde tetiği Ağca çekmiş olabilir. Fakat asıl katil, bu tür cinayetleri MHP ve ülkücülerle ilişkilendirmeye çalışarak gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyenlerdir. Çünkü cinayetleri CIA-MOSSAD-KGB işler, Birand ve benzeri solcular da bu gerçeğin ortaya çıkmaması için var güçleriyle çalışırlar.

Uluslararası tetikçi solcu Ağca’yı Ülkücüler ve MHP ile ilişkilendirmeye çalışan her kim varsa, namustan nasiplenmemiş güruhtandır. Onlar, farkında olsalar da olmasalar da yabancı istihbaratların birer ajanıdır.

Türk Milliyetçileri hem Türk Milleti’nin hem de Tüm insanlığın yegane umududur.

Her kim Türk Milliyetçileri’ne çamur atmaya çalışıyorsa, hem Türkün hem de insanlığın düşmanıdır.

Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, haçlının da solcunun da kuyruk sokumlarındaki acı devam edecek ve rövanşı vermeyeceğiz.

***

Neyzen Teyfik’in Atatürk’e dil uzatanlara yazdığı meşhur şiirini günümüze uyarlarsak sanırım cuk oturacak. Ülkemizin bir Afganistan olmasını engelleyen ülkücülerin aleyhine saatlerce program yapan Birand’a ithaf olur.

İşgaldeki hali unuttun sanki/Ülkücülere dil uzatma ey densiz/Sen anandan yine doğardın belki/Baban kim olurdu bilemezdin şerefsiz.

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.