Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

Siyasi meddah hem güldürüyor, hem ihanet ediyor!

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
01.10.2020
A+
A-

Sözcü gazetesinde Saygı Öztürk imzalı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili “YPG devlet kuruyor hiç sesleri çıkmıyor” başlıklı bir haber vardı. Allah sizi inandırsın haberin başlığını ve içeriğini “yanlış mı anladım” diye tam üç kere okudum. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yanına Mansur Yavaş’ı da alarak pazar günü taksici esnafıyla kahvaltı yapmış, oradaki izlenimlerini de sanırım Saygı Öztürk’e anlatmış…

Haberin içinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun iki konu hakkındaki yorumunu okudum. Dedim ki, Kemal Kılıçdaroğlu gerçekten siyasi meddahlık işine iyice kafayı sardı. Korona salgını hakkındaki tespitleri, kahvehanelere yönelik “Her oyuna, sıfır kâğıt açılmalı” çözüm önerileri hâlâ milleti gülmekten kendine getiremezken, Kemal Kılıçdaroğlu kendi ihanetleri konusunda da trajikomik açıklamalar yapıyor.

CHP ve diğer yancılarını destekleyen Fatih Altaylı bile kahvehanelere çözüm önerileri sunan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili Haber Türk’te şöyle yazmak zorunda kalmıştı:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nu izlerken de ağlamadım ama çok üzüldüm, utandım ve ülkemin geleceği adına korkum arttı. Gerçekten bu konuşmaya inanamadım.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu.

Beyefendiliğinize, insanlığınıza, kibarlığınıza söyleyecek tek bir lafım yok.

Ama olmaz.

Sizden gerçekten siyasetçi falan olmaz.

Parti genel başkanı hiç olmaz.

Keşke olabilseniz ama sizden bu ülkeye umut olmaz.”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ihanetleri ve siyasi meddahlığı inanın birbiriyle yarışıyor. Saygı Öztürk’e yaptığı açıklamalar bu duruma yeni örnekler olmuştur.

Kemal Kılıçdaroğlu dış politikayı eleştirirken bakın ne demiş: “Bakın, Kuzey Suriye’de YPG ayrı bir devlet kuruyor. ABD ve Rusya yanlarında. Peki, Erdoğan’ın buna hiç sesi çıkıyor mu? Suriye’nin parçalanmasını emreden (ABD Başkanı) Trump, emri yerine getiren de Erdoğan’dır. Erdoğan ses çıkarıyor mu?”

Oysa daha 2019 yılında gerçekleşen yerel seçimlerinden hemen önce Haber Türk ekranlarında Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu programda şu diyalogları yaşatmıştı:

-Kemal Kılıçdaroğlu: Yöneticilerin beka sorunu var, Türkiye’nin beka sorunu yok. Kendi geleceklerinden endişe duyuyorlar. Yoksa ne olacak, Türkiye’nin ne beka sorunu olacak?

-Didem Arslan Yılmaz: Türkiye’nin beka sorunu olmayacak diyorsunuz da, Suriye’nin kuzeyindeki Amerika’nın varlığını ve oradaki silahlı güçleri, YPG’yi nasıl desteklediğini biliyorsunuz.

-Kemal Kılıçdaroğlu: Onlar bize mi saldıracaklar? Hayır efendim.

Bunları söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Saygı Öztürk’e o açıklamaları yapmaması lazımdı. Yaptıysa da “4600 YPG’li teröristin öldürüldüğü Afrin operasyonuna karşı çıktığım için Türk milletinden özür dilerim” demesi lazımdı.

“Suriye’de YPG ayrı bir devlet kuruyor. Peki, Erdoğan’ın buna hiç sesi çıkıyor mu?” diyen bir adamın Allah’tan korkması, kuldan utanması lazım. Her ikisi de maalesef Kemal Kılıçdaroğlu’nda yoktur. Türkiye “Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı” Operasyonlarını yaptı. Elinde ABD silahı olan binlerce YPG’li terörist öldürülmedi mi? Suriye-Türkiye hattında kurulmak istenen terör koridoruna çok büyük darbe vurulmadı mı?

Özellikle Zeytin Dalı Operasyonu’nda âdeta açık arttırma yapar gibi, öldürülen YPG’li terörist sayısını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından duymuyor muyduk? Birçok canlı yayında, tartışma programında Türk milleti buna şahit olmuştu. Afrin’de öldürülen terörist sayısı 4600 idi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu yaparken; Kemal Kılıçdaroğlu ve partisi ne yapıyordu? Ne yapacaklar, YPG’li teröristler için ağlaşıyorlar, “Afrin’e girmeyelim” diye açıklamalar yapıyorlardı.

Başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, CHP içinde YPG ve PYD’ye sahip çıkmayan hiçbir yönetici yoktur.

ABD, terör örgütü YPG’ye tonlarca silah yardımı yaparken, Kemal Kılıçdaroğlu ve herhangi bir CHP’liden ABD’ye tepki gösteren oldu mu? Ben ne gördüm, ne duydum. Duyan, gören varsa söylesin.

ABD, terör örgütü YPG’ye sözde devlet kurdurmaya çalışırken bizzat susan ve hatta açıklamalarıyla terör örgütü YPG’yi destekleyen Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

Kemal Kılıçdaroğlu “YPG terör örgütü değildir. Vatanını savunmak için örgütlenmiş bir oluşumdur” dediği 2014 yılından bu yana da YPG konusunda hiç değişmemiş ve desteğini hiç esirgememiştir.

Hâl bu iken, Saygı Öztürk keşke Türk milletine saygılı olup, haberi “Kemal Kılıçdaroğlu’ndan çok büyük YPG değişikliği” şeklinde sunsaydı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun göstermediği saygıyı, Saygı Öztürk göstermiş olurdu. Ama CHP’nin dümen suyunda olan Sözcü’nün yazarından ne bekliyorsunuz ki?

Hem eline ABD silahı tutuşturulmuş YPG’lilerin binlercesini öldüren operasyonlara karşı çık, hem YPG’yi destekle, hem de çık “ABD, YPG’ye devlet kurduruyor. Erdoğan susuyor” de… Pes vallahi… Sayın Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bunları söyleyeceğini bilseydi, sırf Afrin’de alınan 4600 YPG’li terörist leşini getirip CHP Genel Merkezi önüne bıraktırırdı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun dikkatimi çeken diğer açıklaması da Kobani olayları yüzünden HDP’ye yapılan operasyonla alakalıdır.

Saygı Öztürk’ün haberinin o bölümü de şöyle: Kılıçdaroğlu, Kobani soruşturmasını ise şöyle yorumladı: “Akılları 6 yıldır neredeydi? Eğer bir soruşturma açılacaksa, dosyayı 6 yıl bekletenlere açılmalı. Ama amaç farklı. Vatandaşın dikkatini kime çekecek? Kobani’ye.” Bu operasyonun, CHP-İYİ Parti ittifakını dağıtmaya yönelik olduğuna ilişkin yorumlar yapıldığını hatırlattığımızda da Kılıçdaroğlu, “Doğrudur. Millet İttifakı’nı dağıtmaya çalışıyorlar” demekle yetindi.

HDP’ye terör örgütüne yardım ve yataklık operasyonu yapılıyor, Kemal Kılıçdaroğlu bunun amacını “Millet İttifakı’nı dağıtmaya yönelik” görüyor. Demek ki Millet İttifakı HDP’den oluşuyormuş… Onu da Saygı Öztürk’ün pasıyla Kemal Kılıçdaroğlu itiraf etmiş oldu. Zaten bilinen gerçek buydu ama PKK’ya yapılan operasyonu Millet İttifakı’na yapılmış gibi görmesi de CHP’nin siyasi rezaletine iyi bir örnek oldu. M(z)illet İttifakı’nın ortağı Meral Akşener’e göre “HDP, terör örgütü PKK’nın uzantısıydı” hani? Kemal Kılıçdaroğlu ittifak ortağı olarak ilan etti.

CHP’nin her yanından ihanet akıyor… Ama siyasi meddah Kemal Kılıçdaroğlu cambazlığıyla da ihanetlerini perdelemeye çalışıyorlar…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.