Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

SİRTAKİ VE AYASOFYA

10.07.2020
A+
A-

Azize Sofya…
İsmi herhangi bir dini figüre ait değil, anlamı ilahi (kutsal) bilgelik manasında konulmuş…
Ayasofya Camisi ile 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi arasında ne gibi bir bağlantı olabilir değil mi?
Önce kısa bir tarihçesine bakalım…
Bilinen bugünkü Ayasofya Camisi aslında o alana yapılan 3. Yunan Ortodoks Katedrali…
500’lü yıllarda küçük Bazilika şeklinde yapılan kilise deprem ve yangınlar sebebiyle iki defa yıkılmış ve tekrar yapılmış…
Üçüncüde I. Jüstinyen daha büyük ve yüksek kubbelisini inşa ettirmiş…
Hz. Süleyman Tapınağı’nı büyüklük olarak geçmiş olma sebebiyle açılışında I. Jüstinyen Ey Süleyman işte şimdi seni yendim diye bir de konuşma yapmış…
Bina, Efes Artemis, Mısır, Yunanistan, Suriye, Marmara Adası, İstanbul ve Anadolu’dan getirilen sütun ve taşların üzerine inşa edilmiş…
Kilise birçok Bizans soylusunun evlenme ve çocuklarının vaftizlerinde kullanılmış…
Bu yapıt, 100 yıldan az bir süre Haçlı istilasıyla Latinlerin eline geçtiği dönemde çok tahrip edilmiş, Hz. İsa’ya ve Meryem Ana’ya ait olduğu söylenen kutsal emanetler ve içindeki altından yapılmış parçalar, kapı kolları dahi Avrupa’ya kaçırılmış. Halen müzelerinde bu kıymetli değerler sergilenir…
Sonra İstanbul tekrar Bizans’a geçmiş 1453’te Fatih Sultan Mehmet şehri alana kadar 1000 yıl kilise olarak bölge halkına ve Dünya Ortodoklarına hizmet etmiş…
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u aldığında bina harap, bakımsız bir haldeymiş. Hemen onarımı ve restorasyonuna başlanmış ve birde minare ilave edilerek cami olarak kullanıma açılmış…
Caminin resmi tapusunu alarak Fatih Sultan Mehmet Vakfı’nın malı yapmış…
Duvarlarında bulunan hiç bir eser tahrip edilmeden ince bir sıva ile korunarak bugüne kadar sağlam kalması sağlanmış…
Bizans döneminde 3 kez yıkılan kubbe daha sonra Sultan II. Selim tarafından Mimar Sinan’a emanet edilip güçlendirilmiş ve o günden bugüne kadar hiçbir İstanbul depreminde bina zarar görmeden kültür mirası olarak muhafaza edilmesi sağlanmış…
Fatih Sultan Mehmet Han’dan sonra her padişah ilaveler ve onarımlar yaparak bugünkü Külliye halini almış…
Osmanlı döneminde cami olarak kalan Ayasofya, 1934 yılında bakanlar kurulu kararı ile halıları sökülerek müze haline getirilmiş…
O dönem kilise olarak hizmete açılmasını isteyenler de olmuş, fakat o bölgede Hristiyan nüfusu olmayışı ve halkın tepkisinden korktukları için müzede karar kılınmış…
Ayasofya’nın bakımı ve restorasyonu da Amerika’da ki Bizans Enstitüsüne verilmiş…
Ara ara hala bu kurumdan gelenler restorasyonunu yaparlar…
İçinde II. Selim, III. Murad ve III. Mehmet’in de türbeleri bulunmaktadır…
Bugünlerde Ayasofya, Atatürk’ün imzası sahte mi değil mi, cami olarak açılmalı mı tartışmaları ile yine gündemdeydi…
Şimdi geldik zurnanın zart dediği konuya…
15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi ile Ayasofya’nın ne bağlantısı var?
Biliyorum ne alaka der gibisiniz…
Dün ne yediğimizi unutan toplum olduğumuz için bunu da çoğumuz hatırlamayız…
Darbeden yalnızca 13 gün öncesine gidelim…
Müzeye çevrilişinden 85 yıl sonra 2 Temmuz 2016’da Fatih Sultan Mehmet Han’ın satın aldığı Ayasofya’da ilk defa Kadir gecesi dualarla kutlandı…
Evet, 2 Temmuz 2016’da düzenlenen Kadir Gecesi programında, 85 yıl aradan sonra ilk kez sabah namazı ezanı Ayasofya Camisinin minarelerinden okundu. TRT Diyanet TV’nin Ramazan ayı (6 Haziran-5 Temmuz 2016) boyunca Ayasofya’dan “Bereket Vakti Ayasofya” adlı sahur programını ekranlara getirmesine Yunanistan’dan tepki gelmişti. Yunanlılar, Erdoğan kutsal kilisemizi camiye dönüştürüyor çığlıkları atıyordu…
Konstantinopolisi (!) kaybediyorlardı…
Birileri, onların deyimiyle Barbar Türklere (!) dur demeliydi…
Acil bir kararla, 15 Temmuz 2016 akşamı darbe yapmak için düğmeye bastılar. Türkiye’nin tamamı olmasa bile Ortadokslar’ın başkentimiz dediği Konstantinopolis, Müslüman işgalinden (!) kurtarılmalıydı…
O gece Boğaziçi Köprüsü (15 Temmuz Şehitleri Köprüsü) ve Atatürk havalimanına FETÖ’cü askerleri yığma sebepleri de bundandır…
İstanbul alınmalıydı…
Sonrası onlar için sükutu hayalden ibaretti…
15 Temmuz Darbe Girişimi gerçekleşmiş ama başarısız olunca birçok FETÖ’cü asker neden Yunanistan’a kaçmıştı?
Yunanistan helikopterimizi boş göndermiş, kara ve deniz yoluyla kaçanlar dahil kimseyi hala bugüne kadar iade etmemiştir…
Sonrasında Ekim 2016 itibarıyla Hünkar Kasrı bölümünde vakit namazlar kılınmaya ve minarelerinden Sultanahmet Camisi ile 5 vakit çifte ezan okunmaya başlandı.
Bugün 10 Temmuz 2020 ve yine bir 15 Temmuz öncesi Danıştay, Ayasofya’nın cami olarak kullanılması gerekir kararını onadı…
Müze statüsüne çevrilmesi hukuka aykırı bulundu…
15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi çoklu ülke darbe girişimidir. Hep Amerika suçlansa da Yunanistan ve Avrupa Birliği, kısmen Rusya’nın FETÖ’cülere sağladığı güçlü desteği unutmamalıyız.
Evet asıl bugün 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi’nin rövanşını Türkiye Cumhuriyeti bu kararla almıştır.
Dünya’nın Konstantinopolis rüyasına Türkler Darbe yapmıştır…
Çıban başı Yunanistan’ın Avrupa Birliği’nde ve Türkiye üzerinde oynadığı Sirtakilere malesef eşlik etme sevdalıları tükenmiyor…
Bu kararın ülkemize hayırlı uğurlu olmasını dilerim…
Ve Türkçe adıyla Bilge Fatih Sultan Mehmet Han Camisi olmasını dilerim…
Sürçülisan ettiysem affola…
Leyla Düzel

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.