DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmur

Sırada Bebek Katilinin Serbest Bırakılması Var

17.10.2014
71
A+
A-

Almanya, Nazi döneminin ağır baskısı altında inlerken, Hitler’e “halkı çok bunalttık, biraz demokrasiye geçsek” demişler. Hitler, “demokrasi zaten var” diyerek kısa ve net bir cevap vermiş. Karşısındakilerin tatmin olmadıklarını görünce, anlatmış: Demokrasi halkın, kendisini yönetenleri seçmesi değil midir? Bu meclisi halk seçmedi mi? Bakanlar kuruluna bu meclis güvenoyu vermedi mi? Bakanlar bana güven bildirmediler mi? Daha ne istiyorsunuz? Demokrasi benim.

Duruma göre vaziyet

AKP’nin yaptıklarını, anlattıklarını görünce aklıma hep bu hikaye gelir. Eğer, AKP’nin işine geliyorsa, ele geçirmeyi kolaylaştırıyorsa, iktidarı sağlama almaya yarıyorsa demokrasi önemli ve değerlidir. Aksi halde her yol mubahtır. AKP için demokrasi, duruma göre vaziyet almaktır. Özellikle AKP’ye itirazı olanlar mutlaka susturulmalı, sindirilmeli ve hatta mümkünse yok edilmelidir. 17-25 Aralık’da tarihin gördüğü en büyük yolsuzluk ve rüşvet olaylarını bile demokrasi nutukları ve darbe masalları ile ört-bas etmediler mi? En azından şimdilik gündemden düşürdüler. Bu olay ortalığa saçıldığı gün, o ana kadar bütün söylediklerini bir kenara bırakıp, apar-topar tedbirler aldılar. Soruşturmaları, takipleri, kovuşturmaları zorlaştırdılar, hatta imkansız hale getirdiler. Bu kadarla da kalmadılar, kendileri için tehdit ve tehlike gördükleri polisi, yargıyı darmadağın edip, kayıtsız şartsız kendi emirlerinde, kendi kontrollerinde olacak bir sistem kurdular. Tek endişeleri HSYK seçimlerinde kontrole alamayacakları isimlerin öne çıkmasıydı. Bir şekilde orayı da hallettiler. Polis ve yargı tamamen kontrole alındığına göre, artık demokrasiye de ayar verilmesi ve kurulan düzenin sağlama alınması gerekiyordu. Ülkenin varlığını ve birliğini çözmek için ortaklık kurudukları ihanet örgütünün IŞİD ve “Kobani” bahanesiyle yaptığı isyan provaları bahane oldu. Hiç vakit kaybetmeden, hemen harekete geçtiler. Cumhurbaşkanı emretti, iktidar milletvekilleri gereğini yaptı ve hazırladıkları teklifi meclise sundular.

Kendi ürünleri

Arkasına saklandıkları bahane, bizzat kendi ürünleri, kendi eserleridir. Dağdan indirdikleri teröristler, şimdi şehirlerde terör estiriyor. Taşları toplayıp itleri salarak, her istediklerini teslim ederek hain güruhunu azdırdı ve isyan noktasına getirdiler. Polisi karakoldan, askeri kışladan çıkamaz hale sokan, hainlerin isyan teşebbüslerini “demokrasi” diye bu millete yutturmaya kalkışan siz değil miydiniz? Şimdi bir taraftan bu durumdan şikayet ediyor ve güya bunun için tedbir alıyorlar, diğer taraftan birlikte şeref masaları kurdukları İmralı canisinin ellerine yol haritasının kalan kasımlarını tamamlıyorlar.

Belli ki talimat almışlar

Daha da ilginç olanı, havuz medyasının yanaşma ve beslemelerinin birden bire koro halinde bebek katilinin şartlarının değiştirilmesi ve serbest bırakılmasını seslendirmeye başlamış olmalarıdır. Belli ki talimat almışlar. Zamanlamadaki ustalığa bakar mısınız? Güya sokağa çıkan hainlerle mücadele için yeni tedbirler alıyorlar. Dikkatler bu yöne çevrilmişken, arkadan bebek katiline verdikleri sözleri yerine getirmeyi hızlandırıyorlar. Verilebilecek her şeyi verdiler. Ülkenin belli bir bölgesini bu güruha teslim ettiler. Sırada artık bebek katilinin serbest bırakılması vardır ve hazmettirme çalışmalarına başlanmıştır. Nasıl olsa, sayıları iki elin parmağını geçmeyen yanaşma ve besleme takımına, her gün ele geçirdikleri televizyon ve gazetelerden yaptırdıkları bombardımanlarla, bu milleti her şeye alıştırdılar. Bunun sonucunda ihanet, terör, bölünme, isyan sıradan hale geldi. Bebek katilinin serbest bırakılmasını da hazmettirirler.

Adını doğru koyun

Eğer zerre kadar samimiyetiniz varsa, adını doğru koyar, adresi doğru gösterirsiniz. Yüzünü kapatan göstericinin kim olduğunun ortaya çıkarılması ve cezalandırılmasına kimsenin itirazı olmaz. Taş atanı, Molotof atanı, silah kullananı da, vicdan sahibi kimse korumaya ve masum gösteremeye kalkışmaz. Polise mukavemetin, devlet malına zarar vermenin, isyan provası yapanların mutlaka bilinmesi, yakalanması ve cezalandırılması gerekir. Eğer yapacağınız düzenleme bunlarla ilgiliyse, bu şekilde getirin. PKK uzantıları dışında kimsenin bunlara itiraz edeceğini de zannetmiyorum. Ama hainleri gösterip, İmralı canisinin serbest bırakılmasına itiraz edecek olanları susturmak için tedbir almak, ne ahlaka, ne vicdana, ne de siyasete sığar. Nitekim, bizzat teklifi veren AKP milletvekili kantarın topuzunu fazla kaçırdıklarını itiraf etmiştir.

Demokrasi bu mu?

Somut delil yerine makul şüphenin sınırlarını kim ve nasıl koyacak? Dinleme yetkisinin keyfi uygulanmayacağını nereden bilelim? Bunların dönüp, Anayasal hak olarak, demokrasi içinde, hükümete muhalefet hakkını kullananlara karşı kullanılmayacağını, hatta bu hakkı kullananların terörist muamelesi görmeyeceğini nasıl garanti edebilirsiniz? Zaten sizin gibi düşünmeyen, sizi onaylamayan ve size destek vermeyenlere baskının, tehdidin, takibin her türlüsünü yapıyorsunuz. Anlaşılan bu da yetmiyor. Kimin neyi ne kadar yazacağına, ne kadar konuşacağına da siz karar vereceksiniz. Bunun adı da “demokrasi” olacak!

ORHAN KARATAŞ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.