DOLAR 5,7865
EURO 6,3987
ALTIN 271,7
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu

Sıra Üniversitelerde

08.12.2012
108
A+
A-

Orhan Karataş

Hükümetin teslimiyetini ve yetersizliğini ganimet sayarak, hayal edemeyeceği mesafeler kat eden bölücü hainler, artık Üniversitelerde yerleşmeye başladı. Caninin posterlerini asıyorlar, Türk bayrağını indiriyorlar, ihanet nutukları atıyorlar ve terör estiriyorlar. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde ve Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde olan budur. Diğer Üniversitelerde de durum farklı değildir ve yakında oralarda da bu ihanet patlak verecektir.

GERÇEKLER SAKLANIYOR

Hain güruhunun bu cüreti nereden bulduğu Üniversite yönetimleri ve hükümet kanadından yapılan açıklamalardan ve medyanın olayları yansıtma biçiminden açıkça görülmektedir. “Karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası” şeklinde bir değerlendirme yapılıyor. Oysa işin aslı, terör örgütünün Üniversite uzantılarının, bu eğitim kurumlarını karargaha dönüştürmeye, korku ve yıldırma yoluyla diğer öğrencileri bu durumu kabullenmeye ve kendilerine tabi olmaya zorlamaktan başka bir şey değildir. Yani açık ve aleni şekilde suç işleniyor. İhanet ediliyor ve isyan provaları yapılıyor. Yıldıramayacakları, korkutamayacakları, vazgeçiremeyecekleri tek güç olarak da milliyetçi ve ülkücü öğrencileri gördükleri için de doğrudan onlara saldırıyorlar. Niyet belli, amaç belli. Daha önce defalarca yaptıkları gibi Türk milliyetçi ve ülkücülerin sabrını zorlayarak, her türlü kalleşlikle, şeytani provokasyonlarla bir kargaşa ortamı ve cepheleşme oluşturmaya çalışıyorlar.

HERKES GÖREVİNİ YAPMALI

Bütün okullardaki ülkücü ve milliyetçi öğrencilerin huzur ve güven içinde okumaktan, ülkesine ve milletine faydalı birer insan olarak yetişmekten başka hiçbir amacı ve beklentisi yoktur. Ülkücüler hiç kimsenin emellerine ulaşmasının aracı dün de olmadılar, bugün de olmayacaklardır. Bu ülkenin Anayasa ve kanunları var. Yargı kurumları var. Güvenlik güçleri var. Yönetenleri var. Namus, ahlak ve vicdan içinde herkes kendi görevini yapmak zorundadır. Üniversiteler’de ihanet çabalarının ve ortaya çıkan tablonun sorumlusu önce o Üniversitelerin yönetimleri, sonra YÖK ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti hükümetidir. “Karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası” gibi komiklikler yapmak, ipe sapa gelmez, yalan ve iftiradan ibaret bahaneler üretmek yerine, işin doğrusu ortaya konulmalı ve ona göre tedbir alınmalıdır. Aksi halde meydana gelecek olayların da, eğitimdeki aksamaların da ve buradan doğabilecek başka gelişmelerin de sorumlusu, hükümet, YÖK ve Üniversite yönetimleri olacaktır.

HALA HUZUR VARSA, MHP SAYESİNDEDİR

Bir defa daha ve altını çizerek belirtiyorum. Hiç kimse ülkücü ve milliyetçi camialar üzerinden hesap yapmasın. AKP’nin bütün yanlışlarına, teslimiyetlerine, terör örgütü ile paslaşmalarına ve tavizlerine; bölücülerin provokasyonlarına, şeytani planlarına ve saldırılarına rağmen, bugün hala Türkiye’de huzurdan bahsedilebiliyorsa, hala bir kardeş kavgası başlamamışsa, bu başta sayın Devlet Bahçeli olmak üzere ülkücü ve milliyetçilerin dikkati, özverisi, sabrı ve gayreti sayesindedir. Bugüne kadar bütün oyunlar boşa çıkarılmış, bütün tezgahlar bozulmuştur. Bundan sonra da böyle olacaktır. Bölücü eşkıyanın okulları ele geçirme gayretleri karşısında Üniversite ve Fakülte yönetimleri şu ana kadar üzerlerine düşeni yapmamışlardır. Olayları çarpıtarak, başka kılıflara sokarak geçiştirmeye ve genelleyeme uğraşmışlardır. Aynı şekilde güvenlik güçlerinin de bu bölücü güruh yerine huzur içinde okullarına gitmek isteyen öğrencilere yönelmesinin anlaşılır ve kabul edilir bir tarafı yoktur. Medyanın da artık işin aslını görme ve göstermesi bir mecburiyet haline gelmiştir.

UYARILAR DİKKATE ALINMALI

Sayın Bahçeli, teşkilatlara gönderdiği genelge ile oynan oyunlara, Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma bir defa daha dikkat çekmiş ve bütün sorumluları uyarmıştır. Şu ana kadar yaşadıklarımız bu tahrik ve kışkırtmaların daha da artarak devam edeceğini gösteriyor. Zincirlerinden boşalan terör uzantılarının hükümetin teslimiyetinden ve yanlışlarından faydalanarak daha da ileri gitmeye çalışacakları aşikardır. Dolayısı ile sayın Bahçeli’nin uyarılarının dikkate alınması ve gereğinin yapılması bir mecburiyettir. Yine sayın Bahçeli”nin belirttiği gibi asla unutulmaması lazım gelen husus, milliyetçi-ülkücü gençliğin kesinlikle sahipsiz olmadığıdır.

DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Yayınlanan genelge ile hükümete yapılan uyarıların yanında, teşkilat yöneticileri ve mensuplarının şu hususlara özellikle dikkat etmeleri istenmiştir: Şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da genelgede belirtildiği gibi kaynağı, menşei ve nedeni ne olursa olsun her türlü kavga, gerginlik ve kutuplaşma süreçlerinden uzak durulacak, tehdit, şantaj ve saldırılar karşısında güvenlik güçlerinin devreye girmesi gecikmeksizin talep edilecektir. Her türlü ajitasyona, provokasyona, taciz ve komplolara dikkat edilecek, ateşle oynayanlara karşı son derece uyanık durulacak, her zaman olduğu gibi sağduyu ve soğukkanlılık çizgisinden çıkılmayacaktır. Uydurulmuş haberlere, maksatlı yorumlara, iftira mahiyetli görüşlere ve kişileri yıpratma odaklı yaklaşımlara katiyen itibar edilmeyecektir. Genel Başkan konuşmaları, mesajları ve beyanlarıyla birlikte, Genel Merkez açıklamaları, duyuruları, Merkez Yönetim Kurulu ve Başkanlık Divanı kararları ve Meclis faaliyetleri titizlikle takip edilecek ve bunlara uygun hareket edilecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.