DOLAR 5,7312
EURO 6,3146
ALTIN 276,3
BIST 101.953
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

Seçim ve geçim…

25.10.2015
78
A+
A-

Terör olayları, canlı bombalar…
Şehit haberleri…
Medya baskısı, yumruklanan yazarlar…
Aile cinayetleri…
Şehir magandaları, asitçi sapıklar…
Kumpaslar, adaletsizlikler derin yaramız…

***
Sanki korku tünelindeyiz…
Böyle bir iklim “korkuland” da bile yok.
Ne yöne baksak endişeli bir toplum haline geldik…
Sokaklarda İt, uğursuz, magandalıklar ve şiddet endişeli bir toplum psikolojisi yarattı.
İnsanların birbirine güven duyusu tahrip edilmiş durumda…
Üstelik duyarsız, Ne’me lazımcı bir toplum da olduk…

***
Ekonomik göstergeler alarm veriyor…
Petrol, dolar, altın, faiz denklemi piyasaları da allak bullak etti…
Esnaf perişan, siftah eden kendini şanslı sayıyor…
Üçkâğıtçılık, yalan, dolan toplumda güvensizlik iklimi yaratıyor…
Aidiyet duyguları zayıflıyor…
Umut denen duygumuz tahrip oluyor…
Para pul bulunur, ama erozyona uğrayan duyguları geri getirmek zor…
Bence en ciddi sorunumuz umutsuzluk ve güvensizliktir önceliğimiz bu olmalı…

***
Bunlar yetmez gibi birde Suriye, Suriyeli meselemiz var…
Suriye bataklığı terör virüsü yayıyor…
Bu virüs şehirlerimizde canlı bomba paniği yaşatıyor…
Batı şehirlerimiz bile Suriye sokaklarına döndü…
Garip tiplemeler dolaşıyor…
Kimin eli kimin cebinde köprü altında yatan insanlar var…

***
Toplum olarak korkunç bir travma yaşıyoruz!
***
Hal böyle olunca vatandaş her köşede “ne olacak halimiz” diye hayıflanıyor…
İşte bu noktada umut yaratmak lazım…
Ne olacağı belli…
Çare üretecek mekanizmalarda belli…
O halde durup düşünmekte fayda var…

***
Türkiye seçim iklimine girdi şimdi ne söylersen söyle…
Sandık orada, çare de içinde…
Çare sandık iradesindedir…
Türkiye elbette zor dönemler yaşadı ama bu kadar çeşitli sorunla ilk defa karşılaşıyor.
Dışarıdan ve içeriden kaynaklanan siyasal meselelerin yanında bozulan yapısal dengeler ciddiyet arz ediyor…
Böyle bir durumda kararlı bir iktidara, kararlı bir liderliğe ihtiyaç var…
Şimdiye kadar yapılan partizanlık, biz ve onlar gibi sığ yaklaşımlardan uzak durmak gerekiyor.
Meselelerimizi kavrayan, anlayan ve çözüm iradesi koyan bir siyasi kararlılığa ihtiyaç var…

***
Ne oldu da bu kadar meselemiz var?
2003’den önce de ekonomik kriz vardı ama umutsuzluk yoktu.
O zamanda faiz iflas vardı ama bugünkü kadar korkutucu değildi.
Terör olayları, şehir olayları, aile içi şiddet, toplumsal reaksiyon ve tahammülsüzlük bu boyutta değildi…
Sınırlarımızda güvenlik sorunu yoktu…
Şehit haberleri, anaların feryadı yok denecek kadar azdı…

***
Şimdi düşünme zamanıdır…
Sandık milletin önünde artık kimsenin ben diye düşünme lüksü de yok…
Ülke bizim, biz milletiz meselelerimiz var, nasıl çözeriz ona bakmak lazım…
Bu çözümü hangi siyasi tercih çözebilir ona bakmak lazım…
Türkiye seçimden seçime koşarak çok zaman kaybetti daha fazla zaman kaybı yaşamamak için kararlı bir irade ortaya koymak gerekir.
Şapkayı önümüze koyup son 10 yılda önümüzde dağ gibi büyüyen sorunlar neden var ona bakmamız lazım…
Zaman şimdi…
Sandık demokrasi, sandık özgürlük demektir…
Şimdi “Güç bende” narası atanlara gücün millet iradesinde olduğunu hatırlatma zamanıdır…

Mustafa Ertekin

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.