DOLAR 5,7264
EURO 6,3488
ALTIN 276,8
BIST 102.648
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

“Seçilmiş Sultan Olmak”

06.12.2012
81
A+
A-

Mustafa Ertekin

TBMM’de her Salı yapılan gurup toplantıları haftalık “siyasetin finali”olmaya devam etmektedir.

Meclis tüm hafta milletvekilleri arasında yaşanan “siyasi aksiyon”büyük çekişmelere sahne olsa da, gurup toplantıları bize finali çağrıştırıyor.

Hal böyle olunca gündemi de liderlerin tespitleri belirliyor.

Önceki Gün AKP gurubunda konuşan Başbakan, bir taraftan BDP’ye”dokunuruz!” mesajı verirken, diğer taraftan açılım politikalarını sürdürüpBDP ye “zeytin dalı” uzatmaya devam etmiştir.

Çünkü Başbakan mecliste olacaklar ise “BDP terörü desteklemesin” çıkışıyla Dokunulmazlık konusunda bir ön şart ortaya koymuştur.

Dokunulmazlık konusu adaletin sırtında hançer gibidururken bu meseleyi düelloda kullanılan silaha dönüştürmek ciddi bir yanlıştır…

Bu sözler ne anlama geliyor acaba?BDP’li Demirtaş ortaya çıkıp, “bundan sonra PKK ile aramıza mesafe koyacağız” dese mesele bitmiş mi olacaktır? Yıllardır sürdürülen rezalet görmezden mi gelinecektir?

Yıllardır PKK hamiliğini yapan BDP’li vekillerin dokunulmazlıklarını “müzakere pazarlığına” dönüştürmek ciddi bir zafiyet olacaktır!

BDP’li vekiller dokunulmayı çoktan hak etmişlerdir.

Meseleyi pazarlığa dönüştürmek adaletin kavramına şık durmayacaktır!

Türkiye bir hukuk devleti olsun isteniyor ise, milletvekili dahi olsa Yargının önünden suçlu kaçırmak büyük vebal olur.

Eğer yargı bağımsızlığına inanan bir demokrasi arzu ediliyor ise kürsü hariç tüm dokunulmazlıklar kaldırılmalıdır!

Başbakanın dokunulmaz konusunda muhalefetin taleplerini yok sayıp âdete “Ben nasıl diyorsam o” tavrı CHP lideri Kılıçtaroğlu’nun “dokunulmazlıkları tümden kaldıralım” resti ile karşılaşırken, en ciddi uyarı MHP lideri Bahçeli’den gelmiştir…

Dokunulmazlık konusunda MHP ve CHP’nin tavrı farklı olsa da istekleri dokunulmazlıkların kaldırılması yönündedir.

MHP lideri Sayın Bahçeli’nin gurup konuşmasında öne çıkan iki husus tüm meselelerin özeti ve ana fikri olmuştur. Bahçeli gurubuna yaptığı tarihi konuşmada aslında tüm meselleri çıkmaza sokan Başbakanın “tek adam” tavrının komplikasyonlarını özetlemiştir. Bu tespitleri de iki başlıkta toplamak mümkündür.

Birincisi; Bahçeli’nin, Hükümetin “iyi şeyler olacak” söylemiyle üç yılı aşkın süredir yapay adımlar attığını hatta “İmralı canisi ile hükümet arasındaki kanlı, barutlu, taşlı sopalı pazarlık” yapıldığı tespitidir.

MHP liderinin vurguladığı İmralı meselesi”bir tarafta İmralı ile müzakere diğer tarafta dokunulmazlık tezat’ı” ile AKP’nin vaziyeti nasıl idare ettiğini göstermesi açısından önemlidir.

İkincisi ise, AK Parti tarafından TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na getirilen başkanlık sistemi teklifinin “demokrasi vasıtasıyla tek adamlığın ön hazırlığı” olarak yorumlaması olmuştur.

Dr. Devlet Bahçeli’nin, AK Parti tarafından TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunulan başkanlık sistemi teklifinin “demokrasi vasıtasıyla tek adamlığın ön hazırlığı” olarak değerlendiren Bahçeli, önerilen sistemin başkanlık modelinin aslına ve ruhuna aykırılıklarla dolu olduğunu söyledi.

AK Parti’nin başkanlık sisteminden maksadının demokrasi veya yönetimde etkinlik ve verimlilik olmadığını ifade etti.

Devlet Bahçeli’nin”asıl gizli niyet ve amaç yönetim modeli adı altında rejim değişikliğidir, Başbakan Erdoğan, meşruti monarşinin tekrar kurulmasını ve kendisini de “seçilmiş sultan” olmasını beklemekte ve bunun için gayret göstermektedir”sözleri aslında yaşanan olayların perde arkasındaki siluetini ortaya koymaktadır.

Türkiye ileri demokrasi özlemi çekerken siyasetçilerin “Tek adam” rolüne soyunması elbette kabul edilemez. Demokrasi sorumlulukları paylaşma rejimidir.

MHP liderinin söyledikleri aslında kulağa küpe niteliğindedir.

Başkanlık sistemi ile hedeflenen “rejimi farklılaştırmak” ise bu 89 yıllık cumhuriyetin kazanımları hebası olması demektir!

Eğer gerçekten hedef tek adam olmak değil ise Parlamenter sisteminin suyu mu çıkmıştır.

Zaten tek başına iktidara gelen siyasetçiler “tek adam” rolüne çabuk alışmaktadır.

Dünyada anayasası bile olmayan ülkeler demokrasinin beşiği sayılırken bizim elli yıldır yaz-boz ettiğimiz anayasaya başkanlık eklesek ne fark edecek? Zihniyet değişmeden faaliyet değişebilir mi?

Dünyada tüm demokratik devletler parlamenter sistemi kullanırken bizim başkanlık hayalimiz acaba kimin ihtirasıdır?

MHP lideri Bahçeli’nin söylediği gibi Başkanlık sisteminden beklenen asıl amaç “tek adamlık” ya da “seçilmiş sultanlık” ise varsın olmasın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.