DOLAR 5,7344
EURO 6,3517
ALTIN 277,3
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

ŞAŞKIN BAKKAL!

27.08.2019
3.554
A+
A-

7 Haziran ve 1 Kasım 2015 süreci.
7 Haziran’da neden halk hiç bir partiye tek başına iktidar olma yolunu açmadı?
Serok Ahmet önce bunu bir düşünsün.
Peki, geçmişe gidersek 7 Haziran-1 Kasım 2015 arası ne olmuştu?
Liderimizin defalarca kez uyardığı hükümetteki FETÖ yapılanmasına, 7 Haziran’da millet AKP’ye dur diyerek yeterli oyu vermemişti…
Ana muhalefet partisinin ise başından beri güçlü destek ve katkı koyarak AKP’nin çözüm sürecine destek veren kürtçü politikasına da onay vermediği seçim sonrasındaki oy oranıyla belli olmuştu.
Bu “Kürtçü” politika seçim ertesi CHP genel başkan yardımcısının açıklamasıyla ayyuka çıkmıştı, “biz ailecek HDP’ye oy verdik”.
7 Haziran da hiç bir parti yeterli oy alamayınca Başbakan sıfatıyla Serok Ahmet “istikşafi” görüşmelerde önce CHP’yi sonra MHP’yi ziyaret etmişti.
Peki bu görüşmede ne konuşulmuştu da MHP Lideri Devlet Bahçeli erken seçim olsun demişti..
Davutoğlu’nun açıklamalarından MHP lideri Devlet Bahçeli’nin beklendiği gibi, olası bir koalisyon kurulması için belirlediği dört şartı görüşmenin başında gündeme getirdiği anlaşılıyor. MHP’nin şartları şöyleydi:
“Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmemesi
Çözüm sürecinin bittiğinin açıklanması
Yolsuzluk soruşturmalarının yeniden açılması (17/25 Aralık dosyası)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yetki sınırlarına çekilmesi.”
Davutoğlu’nun açıklaması ”Bu dört konuda, herhangi bir müzakere yapmak kastıyla değil parti olarak bizim ve şahsi kanaatlerimi açıkça paylaştım. Cumhurbaşkanlığı makamıyla ilgili herhangi bir konunun koalisyonun parçası yapmayacağımızı söyledim. Çözüm süreci bağlamında gündeme getirilen hususlar çerçevesinde, terörle mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdüreceğimi ifade ettim” olmuştu.
Yani konuşmanın başında bu konuların müzakere bile edilemeyeceğini belirtince Lider Bahçeli’nin kapıyı göstermesiyle koalisyon ve hükümet kurma çalışmaları sona ermişti. Devlet Bahçeli tek çözüm erken seçim demişti.
Sonrası FETÖ /PKK/Soros destekli Gladyo yapılanması faliyete geçmiş ülkeyi kana bulamıştı. Peki o kısacık 4 ay 23 gün içinde neler oldu..
“17 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Mutabakatı’nı kabul etmediğini söyledi.
20 Temmuz Suruç saldırısı: IŞİD’in üstlendiği saldırıda 33 genç hayatını kaybetti.
22 Temmuz Ceylanpınar saldırısı: İki polisin evlerinde öldürülmesi ve çözüm sürecinin fiilen bitişi
6 Eylül Dağlıca saldırısı: PKK’nın üstlendiği saldırıda 16 asker hayatını kaybetti.”
Bu vahşetin gölgesinde 1 Kasım 2015 seçimleri yapıldı..
Vekil sayısı Devlet Bahçelinin o zamanda umrunda değildi şimdi de…
Hatta sıfır çekse bile…
Sayın Bahçeli’nin bir sözü tamda bunu anlatır: “siyasi tefeci olmadık”.
Amaç Cumhurbaşkanı Erdoğanı çözüm sürecinden vazgeçirip, terörle mücadele çizgisine getirmekti. Bunun haricinde hiç birşeyi umursamadı. Hala da öyle, yeterki istediği güvenlik politikaları sürsün.
MHP ile HDPKK’yı bir araya getiremeyenler 1 Kasım sonrası Meral Akşener kartını masaya sürmüş MHP’yi cezalandırma yoluna gitmişler ve partide (bizce toptan temizlik/seferberlik ilan edilerek) kopmalar başlamış ve 48 yıllık bit partiyi bitirme hereketi bu maşa sayesinde parti üzerinde oyunlarla bugüne getirilmiştir.
Seçimler sonrası Erdoğan’la aralarındaki aksaklıklar sebebiyle (çözüm sürecinin sonlandırılması) Gladyo’nun hedefinde artık devleti ele geçirmek vardı. Erdoğan olan bitenin farkına varıp uyanana kadar iş işten geçmiş 15 Temmuz 2016 sözde darbe teşebbüsü sahaya sürülmüştü.
2008-2013 arası görev yapan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un kankası, PKK’lıların sevgilisi Serok Ahmet’in Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başbakanlık görevinden alınması darbeyi erkene almada tetikleyici neden olmuştu.
Şaşkın Bakkal Serok Ahmet sen “Terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz” derken MHP’yi mi tehdit ediyorsun?
Bugün PKK terörünü bitme noktasına getiren MHP destekli Cumhur İttifakı’dır.
Ben senin defterleri çoktan açtım ve hodri meydan diyorum. Cesaretin varsa konuş… Bütün MHP terör konusunda alnı tertemiz tek partidir, ayrıca sen insan yüzüne çıkabiliyorsan merak etme herkes çıkar…

LEYLA DÜZEL

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.