DOLAR 5,6976
EURO 6,3047
ALTIN 268,2
BIST 106.805
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Hafif Sağanak

Saray Entrikaları!

YILDIRAY CiCEK
Twitter: Yildiraycicek9 Instagram: yildiraycicek1944
31.12.2014
77
A+
A-

Cumhurbaşkanı görünümlü Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ayın 19’unda bakanlar kurulunu Beştepe’de toplayacağım ve orada Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık edeceğim.” kararından sonra, Başbakan görünümlü Ahmet Davutoğlu’nun varlığı tamamen tartışma konusu olmuştur. Hele ki, Cumhurbaşkanı görünümlü Recep Tayyip Erdoğan’ın, 5 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’na başkanlık edeceği yönündeki iddialarla ilgili olarak da milyonların huzurunda “5 Ocak’ta böyle bir toplantı yok” demesinden hemen sonra, Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ayın 19’u” kararını açıklaması kendisini tamamen hükümsüz hale getirmiştir.

Turgut Özal Çankaya köşküne çıktığında Başbakanlık koltuğunu Yıldırım Akbulut’a bırakmıştı. Yıldırım Akbulut’a o günlerde “Kukla” yakıştırmaları yapılıyordu. Ve gün geldi Yıldırım Akbulut bile Turgut Özal’a birçok konuda diklendi ve sonunda yolları ayrıldı. Son yaşanan olaya bakarak Ahmet Davutoğlu’nu “Yıldırım Akbulut gibi kukla” demek bile Yıldırım Akbulut’tan özür dilemeyi gerektirir.

Bülent Arınç’ın “İzmir milletvekilli olmasının dışında başka bir pozisyonu yoktur” dediği Binali Yıldırım’ın önce “Erdoğan 5 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’na başkanlık edecek” demesi ve sonrasında “Ahmet Davutoğlu’nu iş başına getirdik, görev verdik.” demesi Ahmet Davutoğlu için gerçekten rencide edici bir durumdur.

Önce Başbakanlık için yapılan Saray elinden alındı, sonra Başbakanlık makamı hükümsüz bırakıldı ve birde Recep Tayyip Erdoğan’ın arkadan sufle verdiği Binali Yıldırım’ın “İş başına getirdik, görev verdik” aşağılamalarına maruz kalmaktadır.

Ahmet Davutoğlu’nun bu saatten sonra kaybettiği hep kişiliğinden, karakterinden olacaktır.

Kim ne derse desin AKP’nin ölümü başlamıştır. Zirveden aşağıya doğru bir iniş vardır. Makam ve mevki hırsıyla belirlenmeye çalışılan konum, AKP içindeki “ahiretlik kardeşleri” bile birbirine düşürecektir.

AKP’nin ölümü deyince aklıma Yıldırım Akbulut’un bir röportajda söylediği şu sözleri aklıma geldi : “Rahmetli Özal, Çankaya’ya cumhurbaşkanı olarak çıktığı zaman bana özel olarak şunları söylemişti. Bunu ilk kez aktarıyorum. ‘Her devletin doğup, büyüyüp, öldüğü gibi siyasi partiler de doğarlar, büyürler ve ölürler. ANAP şimdi öldü’. Özal bana böyle dedi ama ‘öldü’ dediği partinin başına da beni geçirdi.”

***

Ortada 17/25 Aralık batağına saplanan AKP’nin kurtulmak için çırpınmasından başka bir manzara yoktur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gözünün doymak bilmediği makam ve güç hırsı belli bir noktada kopuşu daha çok hızlandıracaktır. Ve “AKP şimdi öldü” diyebileceğimiz günler başlamıştır.

Varlığı ve yokluğu arasında hiçbir fark olmayan, ses tonu ve konuşmalarıyla büyük özenti içinde olan, Recep Tayyip Erdoğan’ın güdümünden bir türlü çıkamayan Ahmet Davutoğlu Saray’ın esirleri arasında olduğunu bir kez daha göstermiştir. Gerçi Recep Tayyip Erdoğan gibi bir kişiliğin karşısında Ahmet Davutoğlu’nun yapabileceği ancak “Gönüllü Esirliği” kabul etmek olur. Şu AKP içinde bir tane özü-sözü tek bir adam bulmak mümkün değildir. O onu yalanlıyor, o ona laf çakıyor, o ona tezgah yapıyor ama yine de hiçbirşey olmamış gibi davranabiliyorlar. Gerçekten tuhaf bir parti, ilginç bir zihniyet…

Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım ikilisi havuzu güzel işletiyorlar. Ahmet Davutoğlu ve Bülent Arınç ikilisi de söylediklerini yutarak havuza su taşımaya devam edeceklerdir. Zaten her konuda böyle olmuyorlar mı? Bunların yaşadığını başkası yaşasa Başbakanlık binasından kendilerini atarak intihar ederler ama bunlar sürekli bozulmayı bile faziletli bir hal gibi algılıyorlar.

İmralı’daki Öcalan’ın bile “Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz” dediği bir ülkede Recep Tayyip Erdoğan’ın hangi hedefe doğru yürüdüğü belli olmuyor mu?

Kim Cumhurbaşkanı belli değil, kim Başbakan belli değil… Ama Öcalan’ın hepsini yönettiği artık her yönüyle çok belli olmuştur.

Tarihteki saray entrikalarına bakarsanız, günümüz saraylarında yaşananları çok iyi anlarsınız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.