DOLAR 5,7297
EURO 6,3043
ALTIN 276,5
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

SALON ATATÜRKÇÜLÜĞÜ

SALON ATATÜRKÇÜLÜĞÜ
02.07.2019
3.318
A+
A-

Atatürk’ü ve Atatürk’ün savunduğu Türk Devrimini, partilerin arkasına yedekleyerek çalışma yürütenlere dikkat ediniz: Girmedikleri kılık, pazarlık yapmadıkları şeytan yoktur. Kendi çıkarlarına hizmet ettiği sürece, herkesle ittifak yapar; kişisel çıkarları tehlikeye girince herkesi satarlar. Ancak değişmeyen bir özellikleri vardır: Fırıldak gibi dönmek.

– Emperyalizmi yenilgiye uğratmış olan Atatürk’ü “politikacı” gibi yansıtmaya çalışırlar.

– “Devrim” yerine “inkilap” demeyi tercih ederler. Çünkü devrim onların statükolarını sarsar.

– Atatürk’ü “Batıcı” gibi gösterirler. O’nun anti emperyalist yönünü böylece perdelediklerini düşünürler.

– Emperyalizme karşı olan temel ilkeleri öne çıkarmaktan ürkerler. Sistemin sınırları içerisinde kabul edilen bir çizgide yer alırlar. “Halkçılık” yerine “sosyal- demokrasi”, “milliyetçilik” yerine 2000’den sonra icat edilen “ulusalcılık” kavramı onlar için daha caziptir.

– Atatürk’ün adında geçen “TÜRK” kavramından rahatsızdırlar. Israrla etnik- mezhepsel farklılıkları öne çıkarırlar.

– Atatürk’ün savunduğu “Türk milliyetçiliği” , “devletçilik” gibi temel ilkelerin “dönemin koşulları gereği savunulduğunu” öne sürerek Atatürk’ü pragmatist,”tutarsız” bir politikacı gibi yansıtırlar. Çünkü kendileri de dönemin koşulları gereği politika belirlemektedirler.

– Kendi standartları dışında belirlenen bir yönelim ya da kıpırtı sezinledikleri zaman önce kendi döngüleri dışında kalan bu fertleri kendi içlerinde eritmeye çalışırlar. Bunu başaramadıkları zaman kendi merkezlerinden uzak tutarlar.

– Onlara göre “devrimcilik” , “devletçilik”, “halkçılık” miadını doldurmuştur. Milliyetçilik ise “ırkçılıktır”.

– Atatürk’ün parti programına ve daha sonra anayasaya koyduğu temel ilkeler “devrevi” dir onlara göre. Bu yüzden ithal kavramları parlatmayı severler.

– Batının çok sevdiği etnik azınlıkları öne çıkarmak, şirin görünmenin gereğidir. Batının dayattığı etnik merkezli politikayı reddetmek ise “faşizm” dir.

Toparlayacak olursak, Türkiye’de mürtecilere karşı verilen mücadele ile “gardırop Atatürkçülüğü” ne karşı verilecek mücadele arasında özü itibariyle bir fark yoktur.

Emperyalizm, ortadan kaldıramadığı fikirlerin içeriğini boşaltarak, o fikri zararsız bir akım haline getirmeye çalışır. Atatürk ilkelerini tutarlı bir şekilde savunmanın gereği olarak, salon Atatürkçülerine karşı ideolojik mücadele vermek günümüzde daha büyük bir önem kazanmıştır.

Mithat AKAR

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.