DOLAR 5,7265
EURO 6,3386
ALTIN 276,6
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Rusya’ya açılmak

05.12.2012
142
A+
A-

1960’larda; Türkiye’de eğer bir hak isterseniz… Eğer demokrasiden söz ederseniz size karşı hemen bir bölük insan harekete geçirilirdi. Bunlar sokakta bağırırlardı:

-Gomonistler Moskova’ya!

Moskof kavramı; bizde azılı düşman kavramı ile eş hale getirilmişti. Bunda; tarihteki Türk-Rus savaşlarının ciddi etkisi oldu.

Ama bir gerçek hep gizlendi: Türk milletinin 1919-1922 arasında yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı hem parayla hem silahla kuvvetli biçimde destekleyen de o Moskoflardı.

Ankara hükümetini ilk tanıyan da onlardı. Millet, Moskof düşmanı olsa bile Mustafa Kemal Rusya merkezli Sovyetler Birliği ile çok sıcak ilişkiler yürüttü. Türkiye’nin sanayileşmesine giden adımlar da o Gomonistlerin desteği ile atıldı.

Rusya, bugün güç olarak ABD ile boy ölçüşemez ama ABD’de bulunmayan avantajlara sahiptir. Enerji kaynakları çok çok fazladır. Enerji yollarının üzerinde bulunmaktadır. Bu yüzden Türkiye’yi de çok ciddi biçimde etkilemektedir.

***

Türkiye’nin enerji konusunda en fazla bağlı olduğu ülke Rusya’dır.

Türkiye’nin Asya’ya açılmasında en güçlü ortağı veya rakibi olabilecek ülke de Rusya’dır.

Öyleyse; Türkiye; Rusya ile ilişkilerini daha fazla geliştirmeli; işbirliğini daha da artırmalıdır.

Bunun anlamı; Türkiye’nin ABD’yi devredışı bırakması değildir. Zaten hiçbir hükümet ABD’nin planları dışında davranamaz hele hele ABD’yi yok sayamaz.

Ama ABD’yi dengelemekte Rusya seçeneğini kullanabilir. Osmanlı Devleti; işte bu dengeleri iyi kurarak yüzyıllar boyu ayakta kalabilmiştir.

AKP iktidarı bu dengelemeyi yapabilirse; Türkiye’nin ekonomik olarak büyük avantaj yakalamasını sağlayabilir.

 

EŞKIYA MI DEVLET Mİ?

Bugün devlet PKK terörü ile mücadele ediyor diye suçlanmalı mı?

Başbakan Erdoğan’ın politik tutumuna bakarsanız; suçlanmalı. Çünkü; kendisi; başında bulunduğu devleti suçlu; eşkıyayı ise masum gösteriyor.

Bu tutumunu, Dersim ayaklanmasını örgütleyen eşkıya başı Seyit Rıza ile ilgili değerlendirmelerinde açıkça görüyoruz.

Dün yine CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken şöyle dedi: ‘Dersim’de katledilen Seyit Rıza’nın üstünü örtenler neden Gazze’de gözyaşı döktüğümüzü elbette anlayamazlar.’

Sayın Başbakan; Mustafa Kemal ve İsmet İnönü dönemlerini kötülemek için; bu devlete silah çeken… Kendisini Dersim generali ilan eden… Kürtler adına ayaklandığını İngiltere’ye yazıp oradan yardım isteyen bir eşkıya başını masum; dönemin CHP iktidarını katil ilan ediyor.

Sayın Başbakan bilsin ki Seyit Rıza sadece çevre köylere ve kasabalara saldırmakla kalmadı; Dersim’deki rakip aşiretleri de kurşunladı. Kırgan aşiretinin Sin Köyü’ndekileri katleden de Seyit Rıza idi. 22 Mayıs 1937 tarihli İngiliz belgesinde; sayılarının 1500’ün üstünde olduğu söylenen Kürt isyancıların Türklere ciddi kayıplar verdirdiğinden söz ediliyor. (Ayrıntıları merak ediyorsanız, bizim DERSİM İSYANLARI ve Seyit Rıza Gerçeği isimli kitabımıza bakabilirsiniz. Oradan 14 bin 500 son sistem tüfek ele geçirildiğini de unutmadan)

İşte bu işlerin başındaki terörist; sonunda yakalandı; yargılandı; mahkeme kararı ile asıldı. Bunun katliamla ne ilgisi var?

Eğer 1937’deki Seyit Rıza masum ise Abdullah Öcalan da masumdur. Eğer İsmet İnönü suçlu ise siz de PKK’ya karşı asker kullandığınız için suçlusunuz.

Bu devleti yöneten bir siyasetçinin; tarihi çarpıtarak oradan düşmanlık üretmesi, bir yerlerden oy getirse de devletin temelini sarsar.

Geçmişi eleştirirken gerçekçi olmak gerekir. İftiralar da özeleştiri sayılamaz.

Rıza  ZELYUT

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.