DOLAR 5,6913
EURO 6,3558
ALTIN 276,8
BIST 100.130
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

RUHİ AĞABEYİMDEN MEKTUP GELDİ ÜLKÜDAŞLAR

RUHİ AĞABEYİMDEN MEKTUP GELDİ ÜLKÜDAŞLAR
04.01.2018
3.146
A+
A-

RUHİ AĞABEYİMDEN MEKTUP GELDİ ÜLKÜDAŞLAR

Başbuğ’um niye böyle dedi?

3 Ocak 2017

Kitap okuma saati.

Okunan kitapları kontrol ederken öğrencilerimden Arhan’ın kitabı bir yerlerden tanıdık geldi. Şöyle bir baktım. Arhan, baktığımın farkında bile değildi. Heyecanla okuyordu:

Artık yağıyı beklemekten başka yapılacak iş kalmıyordu. Zaten nal sesleri yaklaşıyordu. Kürşad’ın

sert sesi “Atlan!” buyruğunu verdi. Dizginsiz atlara sıçradılar. Bir Gök Türk için atın dizginli olup

olmamasının değeri yoktu. Yazık ki sadaklarında ok kalmamıştı. Yoksa daha nicelerini canlarından

ayırır, belki de sular biraz durgunlaşıncaya kadar savaşabilirlerdi. Yağmur çok yavaşlamıştı. Şimdi

karşıdan gelen kalabalık yaklaşıyordu. Kür Şad kılıcını çekerek son buyruğunu verdi:

– Sonuna kadar!…”

Allah dedim, elindeki kitap Hüseyin Nihal Atsız’ın Bozkurtların Ölümü’ydü. Helal sana, dedim. Öğrenciler bir baktı kitaba: “Öğretmenim siyasi kitap okuyor, yasak değil mi?” dediler.

Ben de siyasi değil, tarihi bir kitap, Göktürklerin tarihini anlatıyor. Herkesin okumasını şiddetle tavsiye ederim, dedim.

4 Ocak 2017

Sabah okula geldim. Kapıda Arhan bekliyordu. Kara kalem çalışmasıyla bir resim hediye etmişti. Resme şöyle bir baktım: Atın üstünde bir Alp, cenk ediyordu.

Sordum: Neden böyle bir resim Arhan?

Öğrencim: Öğretmenim bilmem bilir misiniz, Ruhi Kılıçkıran, diye bir alp varmış, öğrenciyken onu vurmuşlar.

Bugün onun vurulduğu günmüş, babam söyledi. Hayatını anlattı çok etkilendim, dün okuduğum kitaptaki Kürşat’a benzettim.

O da bir Alp’ti…

 

Selamünaleyküm Ülküdaşlar,

İlk kan dediniz, ilk can dediniz.

Allah razı olsun hepinizden.

Özmen, Önkuzu, Pehlivanoğlu, Kılıçkıran, Karakaş, Orkan, Duracık, Esendağ ve nice gardaşlarım hepsi yanımda. Selamları var.

Fırat da yanımızda merak etmeyin.

Cengiz Akyıldız da burada.

Dün Dedem Korkut’un duasına amin dedik:

“Yerli Karadağların yıkılmasın!

Gölgelice kaba ağacın kesilmesin!

Kan gibi akan görklü suyun kurumasın!

Kanatlarının ucu kırılmasın!

Kaadir seni namerde muhtaç etmesin!

Koşarken ak-boz atın sürçmesin!

Çaldığında kara polat öz kılıcın kedimlesin!

Dürtüşürken ala gönderin ufanmasın!

Aksakallı baban yeri cennet olsun!

Ak pürçekli anan yeri uçmak olsun!

Allahın verdiği umudun kırılmasın!

En sonunda arı imandan ayırmasın!

Ak alnında beş kelime dua kıldık kabul olsun!

Derlesin, toplasın, günahınızı,

Kaadir Tanrı adı-görklü Muhammeddin yüzü suyunu bağışlasın!

Bu duaya amin diyenler Tanrıyı görsün!…”

Bugün Atatürk’le, Enver Paşa’yla, Kazım Karabekir’le beraber Sarıkamış’ı, Çanakkale’yi yad ettik.

Mehmet Akif, Arif Nihat, Orhan Şaik, Atsız gibi nice isimlerle aynı sofradaydık.

Birden yanımızdan bir ses geldi:

“ Evlatlarım,

…Ufukları karartan bütün güçlüklere karşı daima Allah’a sığınmak ve millete güvenmek lazımdır. Her şeye rağmen ahlak yolundan, iman yolundan, hukuk yolundan sapmaksızın millete, devlete, vatana hizmet çalışmaları sürdürülmelidir. Bütün milliyetçiler, Ülkücüler birbirlerini kucaklayarak, el ele verip birleşmelidirler. Türk milletinin beklediği hizmet ancak birlik ve bütünlük içinde sağlanabilir. Kırgınlıklar, dargınlıklar, yanlışlıklar, hatalar bir kenara bırakılarak, her şeye rağmen bütün milliyetçiler birleşmelidirler. Kalpler sevgiyle, aşkla yıkanıp doldurulmalı ve her şeye rağmen devlete ve millete hizmet ülküsüyle birbirleriyle sarmaş dolaş olmalıdırlar…”

Başbuğumuz Alparslan Türkeş, böyle diyordu.

Niye böyle dediğine bir anlam veremedik.

Biz hep beraberdik zaten. Birlikte oturup kalkıyoruz, beraber hareket ediyoruz. Ayrımız, gayrımız yok. Metehan’dan Çakıroğlu’na, Akyıldız’a kadar hep beraberdik.

Başbuğ’um neden böyle dedi?

Diriydik, dinçtik, birdik.

Başbuğ’um neden böyle dedi?

Herkes birbirine bu soruyu sorup duruyordu.

Derin düşüncelere daldık.

Sorumuza cevap bulamıyoruz Ülküdaşlar. Allah rızası için bize yardım edin.

Başbuğumuz bize niye böyle söyledi?

Rahmet ve minnetle…

FADİME BOZTOPRAK

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.