DOLAR 5,7162
EURO 6,3181
ALTIN 276,4
BIST 103.196
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Rezalet, Teslimiyet ve İhanet

28.02.2013
46
A+
A-

İsmail ÖZDEMİR

Günlerdir Türkiye gündemine oturtulan İmralı’ya gidecek BDP ‘li heyetin ziyareti gerçekleşti. Başından sonuna, neresinden bakıp, hangi yanından tutarsanız tutun bu görüşme ve sonucunda yapılan açıklamalar Türkiye’nin ne hale getirildiğinin, nasıl aşağılandığının göstergesi olmuştur.

Bu gelişme ile birlikte artık açık ve şüpheye mahal vermeyecek bir şekilde görülmüştür ki AKP, Türkiye’yi terörist başına ve PKK’ya teslim etmeye hazır durumda olan bir anlayışla hareket etmektedir. Başbakan Erdoğan’ın terörist başı ile görüştüklerini ilan etmesinden bu yana ısrarla söylediğimiz gibi çözülenin PKK değil, Türkiye olacağı gerçeği kesinlik kazanmıştır.

İmralı’da bulunan cezaevine giderek müebbet hapse mahkum olan terörist başı ile görüşen üç BDP’li milletvekilinin, görüşme sonrası yapmış oldukları açıklama Türk tarihine geçmiş en büyük garabet ve ihanet olarak AKP’nin hanesine yazılmıştır Bin yıllık bir devlet geleneği olan ve yine bin yıllık bir mirası üstlenen Türkiye Cumhuriyeti, AKP’nin sözde terörün çözümü anlayışı gereğince ne yazık ki eli kanlı bir terör örgütü olan PKK’nın seviyesine indirilmiştir.

Türkiye PKK’ya Teslim mi Olmuştur?

Bu yöndeki görüşümüzün oluşturmasındaki en temel neden, İmralı’da terörist başı ile görüşen BDP’lilerin yaptığı açıklamasında bebek katilinin “Önce basına, emeklerine duyduğum saygıdan dolayı selamlarımı iletiyorum. Bu görüşme tarihi bir adımdır, tarihi bir süreç yaşıyoruz. Bütün taraflar bu süreçte çok dikkatli ve duyarlı olmalıdır. Devletin ve PKK’nın elinde tutsaklar var. PKK elindeki tutsaklara iyi davranmalı. Umarım en kısa zamanda ailelerine kavuşurlar.” ifadelerini kullanarak kamuoyuna sözüm ona verdiği mesajdır.

Neymiş efendim, devletin ve PKK’nın elinde tutsaklar varmış! Yahu el insaf, ortada var olan bir biri ile savaşan iki devlettir de bunlar arasında bir esir değişimi mi planlanmaktadır? Bu ne büyük bir densizliktir. Yoksa AKP, terör örgütü PKK ile müzakere yaptığı masada sözde bir devletin oluşmasına onay vermiştir de bundan bizlerin mi haberi olmamıştır?

Bir kere devletin elinde bulunanlar kanunları yok sayarak toplum huzurunu bozmaktan, insanımızın canına kast etmekten, bebek, çocuk, kadın yaşlı demeden kana susamış vampir misali elinde masum kanı bulunmaktan, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü parçalamaya kast etmiş eli kanlı teröristlerdir. PKK’nın elinde bulunanlarsa bu ülkenin birlik ve bütünlüğü uğruna mücadele eden, insanı öldürmeyi değil yaşatmayı ve kamu düzenini korumayı vazife edinen milletin emrinde olan isimlerdir. Şimdi hangi ahlak ve vicdan bu iki kesimi aynı seviyede görebilir?

Terörist Başı da Salıverilecek mi?

Ayrıca İmralı canisi “devletin elinde tutsaklar var” derken ve üstü kapalı “bunlarında salı verilmesi lazımdır” derken acaba kendisini de aynı kategoride mi değerlendirmiştir. Günlerdir AKP’nin gönderdiği isimlerle görüşen terörist başı acaba “kendisinin de salıverilmesine” yönelik Başbakan Erdoğan’dan bir garanti mi almıştır?

Ahlakı ve namusu olan, yüreğinde zerre kadar Allah korkusu olan her kim koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti ile PKK’nın aynı seviyeye indirildiği böylesi bir açıklama karşısında sus pus olup sesini çıkarmaz ve itiraz etmez.

Ne yazıktır ki tek başına iktidar olmak için, bu ülkeyi yönetmesi için milletten yetki alan AKP iktidarı hala sessizliğini korumakta ve herhangi bir itirazda bulunmamaktadır. Vaat edilen tek şey PKK’nın son bulacağı iken aynı PKK’nın kendisine umulmadık genişlikte bir propaganda alanı bulduğu ve etkinliğini artırdığından ise şimdilik kimse dem vurmamaktadır.

Geldiğimiz yerde İmralı’da bulunan terörist başı adeta bu ülkenin en tepe noktasındaki isimmiş gibi koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ne dayatmalarda bulunabilecek bir konuma ulaşmışsa bunun çözümle bir alakası yoktur. Bu durum açıkça PKK’nın AKP’yi teslim aldığının, AKP’nin de ülke yönetimini ve Türkiye’nin kaderini terörist başının fikirleri doğrultusunda tayin ettiğinin işaretidir.

İmralı’ya Gidenlerin Anayasa Hedefi

BDP’li üç vekilin İmralı’ya gitmesinin ardından orada bulunan terörist başının mesajını kamuoyu ile paylaşmasının yanı sıra dikkat edilmesi gerek diğer bir husus da yeni anayasa ile ilgili içerisinde bulunduğumuz dönemdir. Zira öyle anlaşılıyor ki PKK ve İmralı canisinin talepleri Türk Milleti’nin ayrışmasının yolunu açacak olan anayasanın değiştirilemez nitelikteki ilk üç maddesinin değiştirilmesi ve özerk bölge gibi yapılanmalarla Türkiye’nin bölünmesi fikrinin bu anayasa içerisinde AKP-BDP-PKK ortak çalışmasıyla var olmasının sağlanmasıdır.

Nitekim İmralı’ya giden BDP’lilerden iki vekilin Anayasa Komisyonu üyeleri olması, terörist başına AB ülkelerinin anayasalarını karşılaştırmalı olarak ele alan bir kitabın götürülmesi bunun en somut örneğidir.

Demek ki Başbakan Erdoğan ve AKP’nin aklında yatan çözüm denilen ne varsa hepsinin terörist başından gelecek tekliflerin yeni anayasaya koyulması ve bu taleplerin kabulü karşısında da başkanlık sisteminin de bu anayasaya yerleştirilerek AKP-PKK ortaklığı ile bölünme sürecinin tamamlanmasıdır. Mecliste diğer partiler uzlaşma komisyonunda var iken konuşulamayan konular herhalde İmralı’da BDP’lilere terörist başı tarafından aktarılmış olsa gerek!

AKP bu anlayışıyla adeta terörist başı ve PKK’ya “ver başkanlık sistemimi, geriye kalan ne varsa al senin olsun” tarzında bir yaklaşım sergilemektedir.

Türk Milleti Bu Gidişe Mutlaka “Dur” Diyecektir

AKP’nin PKK ile bu derece de sergilediği yakın duruşun bedeli mutlaka demokratik yollardan kendisine ödetilecek, altına sığındığı ve şimdilik elinde bulunan oy oranı, iş nihayete doğru yaklaştığında ummadığı bir şekilde yerlerde sürünecektir. Bir yandan AB, diğer yandan ABD AKP’yi PKK konusunda sıkıştırırken, neticede tercihini de bunlardan yana kullananları vakti geldiğinde de Türk Milleti tercih etmeyecektir.

AKP ile bir arpa boyu dahi yol alınamayacağını 7’den 70’e herkes görmüş ve anlamıştır. Artık AKP’nin varlığı Türk Milleti için zulümden başka bir anlam ifade etmemektedir. Yanlış hesabı Bürüksel ve Vaşington’dan dönenler asıl tokadı Ankara’da yiyeceklerdir.

Dün nasıl ki Türk Milleti Sevr’i kabul etmeyip bozkurt duruşunu ortaya koyan ve esaret zincirini parçaladıysa bugünde yeniden umulmadık bir anda bu tavrını ortaya koyacaktır. Çünkü AKP’nin maskesi her manasıyla düşmüş, dönülmez akşamın ufku artık netleşmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.