DOLAR 5,8133
EURO 6,4349
ALTIN 273,3
BIST 108.786
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu

PROBLEM, TERÖR DEĞİL BÖLÜCÜLÜKTÜR

09.11.2009
164
A+
A-

Problemi doğru anlamazsanız, çözümünüz problemi katmerleştirir.

 

Şu anda AKP’nin de yaptığı tam da budur.

Problem katmerleşmiştir. Bölücü olmak, bölücü örgüt üyesi olmak meşrulaştırılmıştır.

 

Bölücü olmak âdete teşvik edilmekte, yasalar hiçe sayılmaktadır.

 

Bölücü, cesareti AKP’den almaktadır.

Bir an AKP’nin iyi niyetli olduğunu, deniz aşırı gelen talepleri uygulamadığını, kısaca gerçekten de “doğru olduğunu” düşünerek bu yola girdiğini düşünelim.

Böyle “iyi niyetli ve saf” düşünsek bile, atılan ilk adımda, önerilen çözümün doğru olmadığı tüm çıplaklığıyla görülmüştür. Buna rağmen hala ısrarla aynı yanlışa devam etmeleri, haklarında “iyi niyetli” olduklarına dair kanaatimizi yok etmektedir.

 

Problem, bölücülüktür. Terör bölücülüğün bir sonucudur. Problemi ortadan kaldırmadan sonucunu ortadan kaldıramazsınız.

 

Problemi yanlış tarif ederek yanlış bir çözümde ısrar etmek, hele hele atılan ilk adımda bu gerçeğin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmasına rağmen hala “yanlış yolda” ısrarcı olmak, iyi niyetin bir göstergesi olmasa gerek.

Kusura bakmayın da, devlet işlerinde “pardon” demek gibi bir gelenek yoktur. O zaman herkes ektiğinin sonucunu görecektir.

 

“Pardon ya, ben iyi niyetliydim, bölücüleri meşrulaştırmak istememiştim” filan deme hakkı kimsede değildir.

Bakın size yakın tarihimizden örnek vereyim.

 

Osmanlıcılık, İslamcılık ve Milliyetçilik, Osmanlının son döneminde aydınlar tarafından önerilen üç görüş idi. Her üç görüş de temelde devleti kurtarmak ana fikrinde idi. İlk iki görüş, her ne kadar iyi niyetli olsa da, yanlıştı. Yanlışlarında ısrar etmeleri, Osmanlının çöküşünü hızlandırdı. Teba anlayışından Millet anlayışına geçiş çok zaman aldığından, milliyetçiler de topraklarımızın onda birini ancak kurtarabildiler.

 

Dolayısıyla, iyi niyetli olmak her zaman iyi sonuçlar doğurmaz.

 

AKP, bugün uygulamalarıyla ve yanlış sonuçlar doğurmasına rağmen yanlışta ısrar etmesiyle, adeta DTP ile, PKK’nın temsilcilik yarışına girmiş bir görüntüdedir.

 

Daha açık bir ifadeyle Türkiye Cumhuriyeti’ni lağvetmek, mili birlik ve beraberliğimizi yok etmek için şartlanmış bir örgüt görünümündedir.

 

Elbette her iyiliğin bir sevabı olduğu gibi her günahın da bir karşılığı vardır.

 

Umudumuz ve çabamız, AKP’nin günahlarının karşılığının öte yana kalmamasıdır.

 

MHP’nin 9. Olağan Kurultayında, milliyetçilerin en üst kademesinde en alt kademesine kadar herkeste “ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü bozdurmamak” kararlılığını gördüm.

 

Sonuç olarak AKP’nin icraatlarının hesabının sorulacağı günlerin çok yakın olduğunu söyleyebilirim.

MHP kurultayı bunu müjdelemiştir.

 

Basının, tüzük değişikliğini veya Genel başkan seçiminin öne çıkartma gayretleri ve ülkücülerin kararlılığını gizlemeye çalışması beyhudedir.

 

Ben ilk defa “Tek başına iktidara” odaklanmış ve “ülkenin karşı karşıya olduğu bölücülük belasına ve bu belayı katmerleştiren AKP’ye karşı “kararlı ve partisinin etrafında kenetlenmiş bir kitleyi” bu kurultayda gördüm.

Basın ve yandaş medya ne kadar gizlerse gizlesin, bu kararlılık ve kenetlenmişlik önünde hiç kimse duramayacaktır.

 

Yapılacak ilk genel seçim, Türk Milliyetçilerinin iktidarını, Türk düşmanlarının da mukadder akıbetini müjdeleyecektir.

 

Hayırlı olsun.

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.