DOLAR 5,9252
EURO 6,5992
ALTIN 284,8
BIST 94.896
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

PKK Şarkıları Eşliğinde Halay Çeken Askerler Ne Oluyor?

19.06.2014
98
A+
A-

Fikri Atılbaz

Söyleyecek bir söz bulamıyorum, ne bir kelime edebiliyor, ne de ah çekebiliyorum. Şayet bu görüntüler iddia edildiği gibi, Askeriye’de çekilmişse yazıklar olsun! Bu PKK şarkıları eşliğinde oynayıp, söyleyen bu asker bozuntuları, sırtlarındaki şanlı üniformayı kirletmişlerdir.

Evet, bu kurumda o an ne yapılıyordu? Orası neresiyse, oradaki bütün komutanlar, hatta Ankara’da oturan Kuvvet Komutanı ve Genelkurmay Başkanı derhal istifa etmeli. Bu nasıl bir askeriyedir ki, bahçesinden bayrak indirilir ses çıkarmaz, askeriyede PKK marşları eşliğinde askerler halay çeker ruhunuz duymaz. Siz ne iş yaparsınız?

PKK’lılar böyle bir şeye askeriyenin içinde cüret edebiliyorlarsa, demek ki orada buna müsait bir ortam var demektir. Sizin için sürece zarar vermeyecek, süreci zenginleştirici bir faaliyet olabilir. Ancak memleket aşkıyla yanan biri için, bayrak aşkıyla yanan biri için asla ve asla taviz verilecek bir konu değildir.

İş bu boyuta geldiyse, askeriyede bölücü çetenin marşları çekinmeden söylenebiliyorsa, Allah korusun, yarın herhangi bir çatışmada halimiz nice olur? Bu gün PKK marşıyla gruplaşan, oynayan adamlar yarın PKK’ya kurşun sıkar mı? Tamam hükümetin her dediğini yapıyorsunuz, onu anladıkta, bu işin sırrını anlamak mümkün değil.

Sınırlarımız delil deşik, bayrak yerde, bölücü çetenin marşları eşliğinde halay çeken askerler… Memlekete bakın, ne çözümmüş be… Söyledikleri PKK’yı öven şarkıların sözlerine bakın; “Amed zindanlarında özgürlüğü haykırdık. En kuytu hücrelerde ölüme meydan kıldık. Mazlum Doğan yoldaşım, Kemal Pir arkadaşım. Hayri benim baş tacım yollarında direndik. Orhan benim baş tacım yollarında direndik. Ateşlerde yakıldık sürgünde katledildik. En son nefeste bile ser verip sır vermedik…”

“Dağlarda başkaldırı, zindanlarda direniş/Gençlerin ve kızların sesleri bana hoş geliyor. /Başkaldırı yaşamdır, direniş yaşamdır./Durmak işimiz değil/ilerlemek amacımız/ Umudumuz Kürdistan… Peşmergelerin sesleri meydanlardan, Şehitlerin sesleri kabirlerden gelir…”

Eğer çözüm denen meretin elinde oyuncak olunmasaydı, bunlar olabilir miydi? Bir Allah’ın kulu buna cesaret edebilir miydi? Türk insanı bu rezilliklere şahit olur muydu? Ee ne var canım bunda, her şey güllük gülistanlık. PKK, dağları meskeni yapabilir, şehirlere inebilir, yolları günlerce kesebilir, o bölgede yaşayan halktan vergi adı altında haraç alabilir, kendi mahkemelerini kurabilir, KCK asayiş olup kimlik kontrolü yapabilir…

Kendini devlet yerine koyarak kaymakam atamasında bulunabilir. Çocukları dağa kaçırabilir, askerleri yaralayabilir, kale kolları, karakolları basabilir… İş makinelerini yakıp, işçileri kaçırabilir… Özel araçları yakabilir, öğretmenleri kaçırabilir… Siz de bütün bu olan biten karşısında sessiz kalıp, sadece insanlar ölmüyor, hiçbir olay olmuyor dersiniz. Çünkü sürecin mimarları öyle diyor…

Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti, burada, tüm resmi kurumlarda Türkçe konuşulur, Başkenti Anakara’dır, Milli Marşı İstiklal Marşı’dır. Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Aynı zamanda bir Cumhuriyettir. Bunu herkese hatırlatmak isterim. Bu ülke kabul etseniz de etmeseniz de hala Üniter Yapıdan oluşan Milli Devlettir. Anayasanın ilk 3 maddesi hala bunları içeriyor. Şu an yapılanlar göz ardı edilse de, güvenlik kuvvetleri iktidarın emriyle bu 3 maddeye aykırı davranmakla anayasal bir suç işlemektedir.

Kimse bu devranın böyle sürüp gideceğini sanmasın. Elbet bir gün dönecek ve taşlar yerine oturacak. İşte o gün anayasa raftan indirilecek ve işlerliğe konacak. Hesap o gün anayasa nezdinde tüm sorumlulardan sorulacak. İktidar, Güvenlik Güçleri, yetkililer, uğrunda şehit olunan bayrağı koruyamıyorsa, bu millet bayrağını korumaya hazırdır.

Farkında değilsiniz belki; ama insanlar,

“Sahipsiz vatanın batması haktır,

Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır” mısralarının doğruluğuna inanmakta ve ülkenin yetkili kurumlar tarafından sahipsiz bırakıldığına inanmaya başlamıştır.

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.