DOLAR 5,7490
EURO 6,3877
ALTIN 272,9
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

PKK, Hain Plan Peşinde…

28.10.2014
75
A+
A-

SON olaylar PKK’nın gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koydu. Zaten “çözüm sürecini” kendi lehlerine çeviren ve güçlerine güç katan terör örgütü, siyasi uzantıları ile Türkiye’de huzur ortamını dinamitlemeye devam ediyor.

Artık, bizi yönetenler de bu gerçeği görmelidir.

Hakkâri’de 3 askerimizin şehit edilmesinden sonra HDP’den gelen “3 PKK’lının öldürülmesinden sonra 3 asker öldürüldü” açıklaması terör örgütü ve onun siyasi destekçilerinin gerçek amaçlarını ortaya koymaları açısından da önemsenmelidir.

6-7 Ekim olaylarından sonra Kandil’deki PKK’nın yöneticilerinden gelen şu açıklamada gelecekteki gelişmelerin hangi noktaya doğru gidebileceği konusunda ipuçları veriyor:

“Aranızdan bir kişi bile güvenlik güçlerinde gözaltına alınırsa, buna izin vermeyin. Yakın, yıkın ve sonuna kadar direnin.”

PKK, Doğu ve Güneydoğu’da “kendi düzenimizi kuracağız” diyor. Buna karşı çıkılması halinde de “Silahlar tekrar konuşur” diye tehdit ediyor. Özetle, PKK kendisini daha uzun soluklu bir silahlı çatışmaya hazırlamış durumda.

Böyle bir anlayış içinde “çözüm süreci” olur mu? Barış ve huzur ortamı sağlanır mı? İzlenmekte olan “Yol Haritası”nın bile ne olduğu bile bilinmiyor. Bu konuda bir çıkmazın içinde olduğumuz da görülüyor.

Sorun, terör örgütünün bitirilmesi ve terörün sona erdirilmesidir. Bugüne kadar gelinen noktada böyle bir şey olmadı. PKK, silah bırakacak, sınır ötesine çekilecekti. Ne silah bırakıldı, ne de sınır ötesine çekilme oldu. Üstelik PKK daha da güçlendi. Kendi güvenlik güçlerini oluşturdu. “Güneydoğu bizden sorulur” mantığı ile hareket etmeye başladı. Güvenlik güçlerine saldırdı, baraj ve karakol yapımlarını engelledi, yol kesti, kimlik kontrolü yaptı. Adam kaçırdı, kamu binalarını ve araçları yaktı. Okulları kullanılamaz hale getirdi. Korucu kaçırdı, kurşuna dizdi. Korku ve dehşet saçtı. Türk bayraklarını yaktı, Atatürk posterlerini, büstlerini ateşe verdi.

Ortada böylesine bir terör eylemi varken, barıştan, huzurdan, kardeşlikten söz etmek mümkün mü?

Barışı kimle yapacaksınız?

Terör örgütü ile masaya oturulması, barış yapılmaya yönelik çalışma içine girilmiş olması zaten baştan bu yana yanlış değil miydi? Aradan geçen süre içinde bunun yanlışlığı da zaten açıkça görülmeye başlandı.

“Süreç zarar görmesin” diye, terör örgütüne geniş alan açıldı. PKK ve yandaşlarının taşkınlıklarına adeta göz yumuldu. Daha da açıkçası Güneydoğu, örgüte teslim edildi. Sonuç ortada, fazla söze gerek var mı?

Dikkat edilecek olursa, sürecin başlamasından bu yana, Kandil sürekli devleti tehdit etmiştir. Yapılan açıklamalarda da her zaman silahlı mücadeleye hazır olduklarının mesajını vermiştir. Bu korku, sindirme ve tehdit altında, böyle bir sürecin başarı şansının olamayacağını görmek gerekiyor. Dün olduğu gibi, bugün de Kandil tehdit üzerine tehdit yağdırıyor.

PKK’nın siyasi uzantıları, neredeyse hergün yeni bir tehdit ve istekle karşımıza çıkıyor.

6-7 Ekim olaylarını ortaya koyanlar, bir yandan barıştan, demokrasiden, huzurdan söz ederken, öte taraftan bu olayları gölgede bırakacak yeni olayların olabileceğine dikkat çekiyorlar. Korku salmaya çalışıyorlar.

Bizi yönetenler ise hala “Barış sürecini ısrarla sürdürme kararlılığındayız” diyorlar. Peki de bu süreç kimle yapılıyor, nereye gidiyor? Bunca verilen tavizlere karşılık hala yeni tavizler mi verilecek? Hala vatan evlatlarımız kahpece arkadan vurulup, şehit mi edilecek?

İmralı’daki Öcalan muhatap alınarak yapılanların hiçbir sonuç vermediğini gördüğümüzde Kandil ve siyasi uzantılarının Öcalan’dan ayrı düştüklerini de burada özellikle vurgulamak istiyoruz. Terör örgütü, devleti istediği yöne çekebilmek için oyun içinde oyun ortaya koyuyor. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Bu oyunun sonunun da nereye gideceğini hiç kimse bilmiyor.

Zaten Öcalan’ın bir açıklamasında “15 Ekim’de açılım bitti, silahlı eylemler başlayacak” dediğini de anımsatalım.

Terör örgütünün iç yüzü, daha iyi göründü. Bu örgütü yönetenlerin ve siyasi uzantılarının hedeflerinin ne olduğu ortaya çıktı.

PKK’nın bir “halk ayaklanması” için düğmeye bastığı da söyleniyor. Çok ağır silahların Yüksekova ve Nusaybin’e gönderildiğini devlet de biliyor. Askeri birliklerin basılacağı, Nusaybin’de kanton ilan edileceği iddia ediliyor. Bu eylemin de tüm Türkiye’ye yayılması sağlanacak. Özetle 6-7 Ekim ayaklanma provası, daha şiddetli biçimde bu şekilde hayata geçirilmiş olacak.

Kandil’in “ayaklanın” talimatı ile PKK’nın Cizre’de özerklik ilan ettiği de söyleniyor. Özetleyecek olursak, terör örgütü boş durmuyor, hain ve sinsi planlarını uygulamaya sokmak için çalışıyor.

Necdet B. Sivaslı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.