DOLAR 5,8817
EURO 6,4843
ALTIN 280,1
BIST 95.258
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

PARA(lel)NOYA

29.12.2014
76
A+
A-

Biliyor ve inanıyorum ki; eğer bu olay, bir başka dönemde meydana gelmiş olsaydı, bu tutuklanma işlemi gerçekleşmezdi. Belki bugün itibariyle ispatı mümkün olmaz ama Darbeci Kenan Evren’in Cumhurbaşkanlığı döneminde bile olmazdı. Hiçbir savcı böyle bir tutuklama talebinde bulunmaz, hiçbir hâkim böyle bir tutuklama kararı vermezdi.
Geçtiğimiz hafta Konya’da vuku bulan ve “Cumhurbaşkanına hakaret etmek” suçlamasıyla göz altına alınarak, tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisi M.E.A’ nın tutuklanması hadisesinden bahsediyorum. İddiamı daha da ileriye götürüyor ve diyorum ki; böyle bir hadise 17 Aralık 2013 tarihinden önceki herhangi bir zaman diliminde yaşanmış olsaydı da bu tutuklama gerçekleşmezdi. Neden mi? Nedeni; biraz da nükte maksatlı olarak “PARA(lel)NOYA” şeklinde yazımıza başlık yaptığımız, toplumun bütün kesimlerini saran “Paralel Yapı” paranoyasıdır.
İlk bakışta; AKP Hükümetinin kendini kaptırdığı bu paranoya, zaman içerisinde yine iktidar gücüyle oluşturulan bir takım algı operasyonlarıyla, toplumun bütün kesimlerini kaplayan, etkili bir silah haline dönüştü. İstisnasız, toplumun her kesiminde bir “Paralel yapı damgası” yeme korkusu oluştu. Okul müdüründen cami imamına, Emniyet Müdüründen cezaevi gardiyanına, Maliye denetçisinden zabıt kâtibine, hâkiminden savcısına kadar bütün devlet memurlarını kuşatmış durumdadır bu korku.
Bugün ülkemizde öyle bir ruh hali oluşmuştur ki; iktidar aleyhine olmayı bir yana bırakın, kazaen iktidar sahiplerinin hoşuna gitmeyecek fiilde veya fikir beyanında bulunmanın en hafif karşılığı, yetkili ağızlar tarafından “Paralel Yapı” mensubu olmakla damgalanmaktır.
Tam da bu noktada sözümün başına dönmek istiyorum. Yani, Konya’da okulundan alınarak, mahkemeye çıkartılan ve tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisine. Bence bu hadisede asıl vahim olan şey, bu gencin tutuklanmasından çok bu tutuklama talebinde bulunan savcının ve bu tutuklama kararını veren hâkimin, kendilerini buna mecbur hissetmeleridir. Bir düşünsenize; Cumhurbaşkanı’na hakaret etti diye huzuruna getirilen birini serbest bırakacak, hele bir de “Yaşı küçüktür” gibi anlamsız(!) bir gerekçeyle serbest bırakacak savcı veya hâkimin başına nelerin gelebileceğini. İktidar sözcüleri ve havuz medyası tarafından, bir anda paralel linçe tabi tutulmayı göze alabilecek kaç tane babayiğit çıkar ki bugünkü yargı yapılanmasından? Bu ruh hali içerisinde doğal olarak o çocuk tutuklandı ve cezaevine konuldu.
Ardından kopan büyük vaveyla ve özellikle hükümet sözcüleri tarafından yapılan bazı açıklamalar, bir anda 16 yaşındaki lise öğrencisinin tutuklanma gerekçelerini ortadan kaldırmış olacak ki; Salı günü Konya 1.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan Liseli çocuk, Cuma günü 2.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakılıyordu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ifade ettiği “Çocuk yaştakilerin tutuksuz yargılanması esastır” prensibinden elbette bu tutuklamayı gerçekleştiren hâkimin de haberi vardı. Ama ne yazık ki toplum olarak duçar kılındığımız “Paralel” paranoyası, birçok doğru gibi bu doğruyu da unutturuyordu insana.
Sonunda bir şekilde hatadan dönüldü, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla tutuklanan lise öğrencisi M.E.A serbest bırakıldı ve hürriyetine kavuştu. Bütün dileğimiz ve temennimiz; AKP iktidarının elinde adeta bir değer imha silahına dönüşen “Paralel Yapı” paranoyasından toplum olarak kurtulmamız ve yitirilen toplumsal öz güvenin geri kazanılmasıdır.
Karşılamaya hazırlandığımız 2015 yılının, böyle hayırlı bir gelişmeye vesile olmasını bütün kalbimle Yüce Yaradan’dan niyaz ediyor, herkes için güzellikler getirmesini diliyorum.

Zihni AÇBA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.